WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

12. Hukuk Dairesi         2023/4870 E.  ,  2023/5573 K.
"İçtihat Metni"

Borçlunun ödeme şartını ihlal suçundan sanıklar ..., ... ve ...'nın beraatlerine, sanık kendisini vekille temsil ettirdiğinden 1.550,00 Türk lirası vekâlet ücretinin müştekiden alınarak sanığa verilmesine dair ... 1. İcra Ceza Mahkemesinin 20.01.2022 tarihli ve 2021/218 Esas, 2022/7 Sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii ... 2. İcra Ceza Mahkemesinin 23.03.2022 tarihli ve 2022/11 değişik iş sayılı kararı aleyhine ... Bakanlığı'nın 11.04.2023 gün ve 94660652-105-41-13566-2022-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.05.2023 gün ve KYB- 2023/46378 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
1-Her ne kadar Mahkemece suça konu ödeme taahhüdünün sanıklar tarafından şirket yetkilileri olarak belirtilmek suretiyle icra kefilliği bulunmaksızın imzalandığı gerekçesiyle atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından bahisle sanıklar haklarında beraat kararı verilmiş ise de,
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 01.06.2020 tarihli ve 2020/3344 Esas, 2020/3307 Karar sayılı ilamında yer alan, "...Sanık ...’in şikayete konu icra dosyası borçlusu ... Nakliyat Yakıt Gıda Temizlik San. Tic. Ltd. Şti. Yetkilisi olarak taahhütte bulunduğu ve İİK’nın 345. maddesi uyarınca cezai sorumluluğu bulunduğu anlaşılmakla,.." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, somut olayda sanıkların icra dosyası borçlusu olan ... Grup Organizasyon A.Ş. ünvanlı şirketin yetkilileri olarak ödeme taahhüdünde bulunmuş olmaları ve şirket yetkilisi olmaları nedeniyle vermiş oldukları taahhütten dolayı cezai sorumluluklarının bulunduğunun anlaşılması karşısında, şirket yetkilisi olan sanıkların verdikleri taahhüdün geçerli olabilmesi için ayrıca icra kefaleti bulunmasının zorunlu olmadığı da dikkate alınarak, atılı suçtan sanıkların mahkumiyetlerine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın anılan nedenle kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde,
2-Dosya kapsamına göre, 1136 Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde yer alan, “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, dosya kapsamına göre, ... 1. İcra Ceza Mahkemesince beraat kararının verildiği 20.01.2022 tarihine kadar sanıkların vekille temsil edilmemiş olmaları karşısında, sanık ... müdafii tarafından anılan karar tarihinden sonra vekaletname sunulduğu da dikkate alınarak, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince sanıklar yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceği anlaşılmakla, hüküm fıkrasında ismi de belirtilmeyen sanık yararına müşteki aleyhine vekalet ücreti tayin olunamayacağı gözetilmeden, itirazın bu nedenle kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Kanun yararına bozma isteminin (1) no’lu nedeni yönünden yapılan incelemede;
Somut olayda sanıkların icra dosyası borçlusu olan ... Grup Organizasyon A.Ş. ünvanlı şirketin yetkilileri olarak ödeme taahhüdünde bulundukları ve şirket yetkilisi olduklarının anlaşıldığı, benzer bir olaya ilişkin Dairemizin 06.10.2020 tarihli ve 2020/5816 Esas, 2020/8142 Karar sayılı ilâmında yer alan,"...ödeme taahhüdünü ihlâl suçunda taahhütte bulunan kişinin

bizatihi borçlu sıfatını haiz olması gerektiği, üçüncü bir şahsın taahhütte bulunması için borcu icra kefaleti ile yüklenmesi gerektiği cihetle, somut olayda sadece şirketi borçlandırıcı işlem yapma ve temsil yetkisi bulunan sanığın taahhüde konu şirket borcundan dolayı kişisel sorumluluğu bulunmadığı cihetle, atılı suçun yasal unsurları bulunmadığı..." şeklindeki açıklamalara nazaran, sanıkların ... Grup Organizasyon A.Ş. isimli şirketin yetkilisi oldukları, borcun üstlenildiğine dair icra kefaleti olmadığı anlaşılmakla, sanıkların beraatine dair karar verilmesi isabetli görüldüğünden, yerinde görülmeyen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin (1) no’lu bendi açısından REDDİNE,
Kanun yararına bozma isteminin (2) no’lu nedeni yönünden yapılan incelemede;
Dosya incelendiğinde, şikayetçi vekilinin dilekçesinde; "sanıklar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi" gerekçesine dayandığı, bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin bu talebe yönelik olduğu değerlendirilerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Olağanüstü kanun yolu olan ve öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozmanın amacı hakim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararların Yargıtay’ca incelenmesini, buna bağlı olarak da kanunların uygulanmasında ülke sathında birliğe ulaşmak, hakim veya mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkları toplum ve birey açısından hukuk yararına gidermektir.
Olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma müessesesinin konusunu oluşturabilecek kanuna aykırılık halleri, olağan kanun yolu olan temyiz nedenlerine göre dar ve kısıtlı tutulduğunda kesin hükmün otoritesi korunmuş olur.
26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve bu karar esas alınmak suretiyle verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairelerin süreklilik arz eden kararlarında belirtildiği üzere, kabul edip etmemenin hakim veya mahkemenin takdirine bağlı olduğu istekler hakkında verilen kararlar ile kanıtların değerlendirilmesine ve şahsi hakka ilişkin kararlar kanun yararına bozma konusu olamaz.
Bu açıklamalara ve yerleşik yargısal kararlara göre (Yargıtay 1. CD’nin 05/11/2008 tarih ve 2008/9091-7078 E.K; 3. CD’nin 14.11.2007 tarih ve 2007/12330-8319 E.K; 11. CD’nin 27.02.2013 tarih ve 2012/28035 E., 2013/3196 K. ve 12. CD’nin 27.12.2012 tarih ve 2012/21561-28771 E.K sayılı kararları) vekalet ücretinin şahsi hakka ilişkin olması nedeniyle bu hususta kanun yararına bozma talebinde bulunulamayacağından, yerinde görülmeyen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin (2) no’lu bendi açısından REDDİNE, 03.10.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

...