12. Hukuk Dairesi 2023/4763 E. , 2023/4392 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/251 E., 2023/368 K.
HÜKÜM/KARAR : Kaldırma/Usulden Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 5. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/371 E., 2022/594 K.
Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayeti üzerine yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulüne, ihalenin feshine karar verilmiştir.
Kararın alacaklı ve ihale alıcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, ihalenin feshi şikayetinin hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, koşulları oluşmadığından para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu mirasçılarından ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Borçlu ... İcra Mahkemesine başvurusunda;
1.Şirket hissesinin kıymet takdirinde hataya düşüldüğünü, kıymet takdirine itiraz üzerine hatalı karar verildiğini, kıymet takdiri değerlemesinde özellikle hesaplamada yer alması gereken şirkete ait stoklara yer verilmediğinden eksik ve hatalı hesaplama yapıldığını, şirketin ...., şubesi üzerinde varlık olup olmadığının dikkate alınmadığını, şirketin muhasebe kayıtlarına göre...İnşaat'a ait...Şubesi varlıkları üzerinden Türkmenistan kanunları gereğince her yıl %1 stok verigisi ödendiğini, bu ödemelerin şirket merkezinin 234 nolu şubeler hesabında kayıt altına alındığını, şube üzerinde görünen varlıkları muhasebe kayıtlarında göstermekten kaçınan şirketin aynı varlıklar üzerinden emlak vergisi ödemelerini gider olarak kayıtlarına aldığını, kanunlara göre üçer aylık döenmlerde %1 oranında emlak vergisi ödendiğini, yıllık 150.000 Manat vergi ödendiğinden şirketin Türkmenistan Şubesi varlığının 15.000.000 Manat olduğunu, bilirkişi raporunda bu ödemelerin gider olarak muhasebeleştirildiğinin yazılı olduğunu, şirket ortağı ve müdürünün şirket stoklarını kayıtlara aldırmayarak değerini düşük gösterdiğini, alacaklı tarafından cevap dilekçesinde stokları inkar etmediğini ancak başka bir projede ek imalatlarda kullanıldığının iddia edildiğini, bu iddiayı alacaklının ispatlaması gerektiğini, 15-20 Eylül 2014 yılında yapılan depo sayım tutanakları doğrultusunda depoların kiralanması, depo kira bedellerinin ödenmesi, her yıl depo kira sözleşmelerinin yenilenmesi, 2020 yılına kadar stok emlak beyanında bulunulması ve stok vergilerinin ödenmesi hususlarının stokların varlığını ispat ettiğini, ticari defter ve kayıtlara dayanmadıklarını, 2014 yılı iş bitim sonrası tarafların kavga etmesinden sonra depo sayım tutanakları, stoklara ilişkin 2020 yılına kadar devam eden stok vergi ödemeleri, stokların kaldırıldığı depolara ilişkin kira ödemeleri gibi delillerin değerlendirilmemesinin hatalı olduğunu, inşaatçı, hukukçu ve mali bilirkişiden bir bilirkişi heyeti oluşturularak şirketin mali değerinin hesaplanması gerekirken yapılmamasının hatalı olduğunu, mahkeme verilen karar kesin olduğundan ihalenin feshi aşamasında ileri sürüldüğünü, alacaklı tarafından aleyhine açılan tasarrufun iptali davaları sonucunda taşınmaz değerinin de şirket aktifinde yer alabileceğini, hesaplamada muhtemel alacaklara yer verilmemesinin hatalı olduğunu,
2. Satış ilanı ve şartnamesinde taşınmazın önemli özelliklerine yer verilmediğini,
3. İlgililere ve borçlu vekiline satış ilanının tebliğ edilmediğini, kıymet takdirine vekil ile itiraz edildiğini, borçlu asıla yapılan tebliğ işleminin de usulsüz olduğunu, ihaleden haberdar olunamadığını ileri sürerek 19.07.2022 tarihli ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
İhale alıcısı, kıymet takdirine itiraz üzerine bedelin kesinleştiğini, borçluya satış ilanının usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini ileri sürerek şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Alacaklı, iddiaların kıymet takdirine itirazda değerlendirildiğini, bilirkişi raporunda resmi bilançolar ve evraklar üzerinden hesaplama yapıldığını, bilançolarda tespit edilen dışında stok bulunmadığını, 2020 yılı 234 hesabında herhangi bir depo kira ödemesinin bulunmadığını, 2016 yılından sonra bir kira ödemesi yapıldığına ilişkin belge ibraz edilemediğini, 234 hesabından ödenen emlak stok vergi ödemelerinin fazla imalatlarda kullanılan, fiilen bulunmamasına rağmen düşümü yapılmayan malzemeler nedeni ile yapıldığını, kıymet takdirine itiraz dosyasına sunulan 2014 tarihli 3 adet tutanağa göre Türkmenistan uç projesine ait depolarda yapılan sayımlarda kaydi stokların fiilen bulunmadığının tespit edildiğini, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/730 Esas sayılı dosyasında borçlunun fazla imalat yaptığını açıkça kabul ettiğini, 2014 yılında stoğu bulunan ürünlerin raf ömrüne göre 2022 yılında stokta olmasının mümkün olmadığını, kesinleşmeyen alacakların değer tespitinde dikkate alınamayacağını taşınır satışlarında satış ilanı tebliğ zorunluluğunun bulunmadığını, satış kararının da bu şekilde olduğunu, icra dosyasında borçlunun vekili olmadığını, tebligatın da usulüne uygun olduğunu, taşınmaz satışı olmadığını ileri sürerek şikayetin reddi ile borçlunun ihale bedelinin %10'u oranında para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
A. Gerekçe ve Sonuç
Kıymet takdirine itiraz davasını yürüten Av. ...'a satış ilanının tebliğ edilmediği gerekçesi ile şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı ve ihale alıcısı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Alacaklı ve ihale alıcısı, İİK'nın 114. maddesi uyarınca taşınır satışlarında satış ilanı tebliğ zorunluluğunun bulunmadığını, satış kararında borçluya ödeme emrinin tebliğ olunamaması halinde satışın devamına karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
C.1.Gerekçe ve Sonuç
23.05.2022 tarihli satış kararında 4. maddesine göre satış ilanının asile yapılmasının ve usulüne uygun olup olmadığının önemli olmadığı, kıymet takdirine borçlu tarafından süresinde itiraz edildiği, menkul mal niteliğinde hisse senetlerinin 310.527,76 TL muhammen değerine göre, bu değerin üzerinde 320.000,00 TL bedelle ihale edildiği, borçlunun ihalenin feshini istemekte hukuki yararının bulunmadığı, haczin düştüğünün veya ihaleye fesat karıştırıldığının iddia edilmediği, yapılan ihalede kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, şikayetin hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, koşulları oluşmadığından para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu mirasçısı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Borçlu mirasçısı ..., istinaf incelemesinde istinaf sebepleri dışına çıkılarak ileri sürülmediği halde hukuki yarar yokluğundan ret kararı verildiğini, satış ilanının borçlu vekiline tebliğinin zorunlu olduğunu, ihalenin feshini istemekte hukuki yararının bulunduğunu, kıymet takdirine itiraz üzerine verilen kararlar kesin nitelikte ise de ihalenin feshi aşamasında incelenebileceğini, itiraz üzerine verilen kararın hatalı olduğunu ve denetimden geçmediğini, hisse değeri yaklaşık 4.2 milyon USD civarında olması gerekirken eksik hesaplandığını, ihale alıcısının diğer hissedarın yakını olduğunu ileri sürmüş, bundan başka şikayet dilekçesindeki (1) nolu fesih nedenini tekrarlayarak kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ihalenin feshi şikayetine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK'nın 127, 134. maddesi.
3. Değerlendirme
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK'nın 134/8. maddesinde; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesi yer almaktadır.
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre; satış bedelinin, muhammen bedelin üzerinde olması halinde ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir. Ancak somut olayda, borçlu tarafından satışı yapılan şirket hissesinin değerinin düşük tespit edildiği ileri sürülerek kıymet takdirine itiraz edildiği görülmüştür.
Her ne kadar kıymet takdiri raporuna itiraz üzerine verilen kararlar İİK'nın 128/a-son maddesi gereğince kesin ise de ihalenin feshi şikayetlerine ilişkin yargılamada denetlenmesi mümkün olup, satışa esas alınan kıymet takdirinin gerçeğe uygun olup olmadığının mahkemece araştırılması ve incelenmesi gerekmektedir.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, borçlunun, fesih nedeni olarak ileri sürdüğü kıymet takdirine ilişkin itirazı konusunda uzman bilirkişi ya da bilirkişi kurulu marifeti ile inceleme yapılarak satışı yapılan şirket hissesinin tespit edilecek rayiç değerinin, ihalede esas alınan muhammen bedelin üzerinde olması halinde ihalenin feshine, muhammen bedelin altında ya da aynı olması halinde ise zarar unsuru oluşmayacağından ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Borçlu mirasçısı ...'nün temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!