WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

12. Hukuk Dairesi         2023/4114 E.  ,  2023/5334 K.
"İçtihat Metni"

İTİRAZ EDİLEN KARAR : Dairemizin 28.02.2023 tarihli ve 2023/1672 Esas, 2023/1209 Karar sayılı kararı.

İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

HUKUKİ SÜREÇ : Ticareti usulüne aykırı terk etmek suçundan sanık ...'in, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 337/a, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair ... 2. İcra Ceza Mahkemesinin 18.03.2019 tarihli ve 2018/29 Esas, 2019/351 sayılı kararı aleyhine, Yüksek ... Bakanlığınca verilen 23.11.2022 gün ve 94660652-105-35-12139-2022 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.01.2023 gün ve 2022/150476 sayılı tebliğnamesiyle Yargıtay 12. Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderilmiştir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 28.02.2023 gün ve 2023/1672 Esas, 2023/1209 sayılı kararı ile, “İİK’nın 44 ncü maddesindeki mal beyanında bulunma yükümlülüğünün gerçek kişi tacirlere yönelik bir yükümlülük olduğu ve ticaret şirketlerini kapsamadığı anlaşılmakla, atılı suçtan sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyetine dair karar verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE;

2.... 2. İcra Ceza Mahkemesinin 18.03.2019 tarihli ve 2018/29 Esas, 2019/351 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE," karar verildiği görülmüştür.

5271 sayılı CMK'nin 308. maddesi çerçevesinde yapılan incelemede, 12. Hukuk Dairesinin anılan kararına karşı aşağıda açıklanacak nedenlerden dolayı itiraz edilmesi zorunluluğu doğmuştur.

İTİRAZ NEDENLERİ : İtirazın konusunu oluşturan uyuşmazlık; ... 2. İcra Ceza Mahkemesi tarafından ticareti usulüne aykırı terk etmek suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün kaldırılması ve sanığın beraatine karar verilmesi gerekliliğinden bahisle düzenlenen ihbarname içeriğini yerinde gören Yüksek Dairece kanun yararına bozma kararı verilmesi halinde, bozma nedenine göre sanık hakkındaki cezanın kaldırılması sonucunu doğuracak beraat hükmünün CMK'nın "309/4-d" maddesi uyarınca Özel Dairece mi yoksa Yerel Mahkemece mi karar verileceğinin belirlenmesine ilişkindir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 ve 310. maddelerinde düzenlenen kanun yararına bozma kurumu; hâkim veya mahkemelerce verilip istinaf ya da temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların giderilmesini sağlayan olağanüstü bir kanun yoludur. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasında, kanun yararına bozma sonrası yapılacak işlemler, bu işlemleri gerçekleştirecek merciler ve bozma kararının etkileri, bozulan hüküm veya kararın türü ve bozma nedenlerine göre ayrım yapılarak ayrıntılı olarak gösterilmiştir. Düzenlemede; kanun yararına bozmanın sonuçları ve bozma sonrasındaki uygulama saptanırken, öncelikle "karar" ve "hüküm" ayrımı gözetilmiş ayrıca mahkûmiyet hükmü ile davanın esasını çözen veya çözmeyen diğer hükümler bakımından farklı uygulama ve sonuçlar öngörülmüştür.

Bozma nedenleri; 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinde tanımlanan ve davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin ise, aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca; kararı veren hâkim veya mahkemece gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verilecektir. Bu halde yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi, davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı için, verilecek hüküm veya kararda, lehe ve aleyhe sonuçtan da söz edilemeyecektir. Mahkûmiyete ilişkin hükmün, davanın esasını çözmeyen yönüne veya savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine ilişkin olması halinde ise, anılan fıkranın (b) bendi uyarınca kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hüküm verilecek, ancak bu halde verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamayacaktır. Davanın esasını çözen mahkumiyet dışındaki diğer hükümlerin bozulmasında ise anılan fıkranın (c) bendi uyarınca aleyhte sonuç doğurucu herhangi bir işlem yapılamayacağı gibi, "tekriri muhakeme" yasağı nedeniyle kanun yararına bozma kapsamında yeniden yargılama da gerekmeyecektir.

5271 sayılı CMK'nın 4. fıkrasının (d) bendi gereğince bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirmesi halinde cezanın kaldırılmasına karar verilecek, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektirmesi durumunda ise bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesince doğrudan hükmedilecektir. Bu halde yargılamanın tekrarlanması yasağı bulunduğundan, Yargıtay ceza dairesince hükmün bozulması ile yetinilmeyip, bozma konusu yapılan kararın yerine verilmesi gereken karar, doğrudan ilgili daire tarafından verilecektir. Özel Dairece, yeniden yargılama yasağı olduğu halde, daha az cezaya hükmedilmeyip ya da ceza kaldırılmayıp, hukuka aykırılığın giderilmesinin yerel mahkemeye bırakılması halinde, bu aşamada yerel mahkemenin vereceği karar yok hükmünde olacağından, hükümlü lehine sonuç doğuracak olan hukuka aykırılık da yasal olarak giderilmemiş olacaktır.

Nitekim, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.06.2006 gün ve 151-157 , 13.02.2007 gün ve 349-35, 18.09.2007 gün ve 186-178, 13.05.2008 gün ve 84-111 ile 14.04.2009 gün ve 75-101, 21.05.2013 gün ve 14-255, 13.09.2022 gün ve 7-85-545, 18.06.2018 gün ve 2-361-448, 06.12.2018 gün ve 3-1184-614, 24.09.2019 gün ve 12-1100-561, 17.11.2020 gün ve 3-19-464, 13.09.2022 gün ve 7-85-545 sayılı kararlarında da, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi kapsamında kaldığı kabul edilerek, hukuka aykırılıkların bizzat Özel Dairelerce giderilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; ... 2. İcra Ceza Mahkemesince ticareti usulüne aykırı terk etmek suçundan kurulan mahkûmiyet

hükmünü inceleyen Yüksek Daire tarafından, sanığın beraatine karar verilmesi gerekliliğini vurgulayan ihbarname içeriği kabul edilerek CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca kanun yararına bozma kararı verilmesine karşın, sanığın beraatine Yargıtay ceza dairesince doğrudan hükmedilmesi gerekirken, aynı maddedeki yasal zorunluluk gözetilmeden, yeniden yargılama yasağı olduğu halde, ceza kaldırılmayıp, hukuka aykırılığın giderilmesinin yerel mahkemeye bırakılması Kanuna aykırı görüldüğünden, 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesi uyarınca olağanüstü itiraz kanun yoluna başvurulmuştur.

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; itirazın kabulü ile, Dairemizin 28.02.2023 gün ve 2023/1672 Esas, 2023/1209 Karar sayılı ilamının kaldırılması, ... 2. İcra Ceza Mahkemesinin 18.03.2019 tarihli ve 2018/29 Esas, 2019/351 karar sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca kanun yararına bozulmasına karar verildikten sonra Yüksek Dairece, sanığın beraatine ilişkin doğrudan hüküm kurulması, itiraz yerinde görülmediği takdirde, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesinin itirazen arz ve talep olunması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR:

1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11.05.2023 tarih ve KD-2022/150476 sayılı itiraz istemi yerinde görülmüş olduğundan 6352 sayılı Kanun ile değişik CMK'nın 308/3. maddesi gözetilerek itirazın KABULÜNE;

2-Dairemizin 28.02.2023 tarihli ve 2023/1672 Esas, 2023/1209 Karar sayılı kararının kaldırılarak yeniden yapılan incelemede;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, ... 2. İcra Ceza Mahkemesinin 18.03.2019 tarihli ve 2018/29 Esas, 2019/351 sayılı kararının CMK’nın 309/4-d. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden,

"Sanık ...'in, üzerine atılı ticareti usulüne aykırı terk etmek suçunun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine,"

"Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 825,00 TL vekalet ücretinin kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine şikayetçiden tahsiliyle sanığa verilmesine”

"Yargılama giderinin müşteki üzerinde bırakılmasına"

Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.