12. Hukuk Dairesi 2023/3897 E. , 2024/1211 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar/ipotekli taşınmaz malikleri tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz incelemesinin murafaalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nın 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi:
Alacaklı tarafından başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte, ipotekli taşınmaz maliklerinin, sair itiraz ve şikayetlerinin yanında hesap kat ihtarının kendilerine tebliğ edilmediğini ileri sürerek takibin iptalini talep ettikleri, İlk Derece Mahkemesince ipotekli taşınmaz maliklerine hesap kat ihtarı tebliğinin zorunlu olduğu ve bu hususun kamu düzenine ilişkin olup resen incelenmesi gerektiği, TMK md. 887 kapsamında takip şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle şikayetin kabulü ile takibin ve icra emrinin şikayetçiler yönünden iptaline karar verildiği, alacaklı banka tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince şikayetçilerin taşınmazı ipotekle yükümlü olarak satın alan üçüncü kişiler olmaları nedeniyle hesap kat ihtarının tebliğ edilmemesinin icra emrinin iptalini gerektirdiği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü ile davacılar yönünden icra emrinin iptaline karar verildiği görülmüştür.
İİK’nın 150/ı maddesinde; “Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdî veya gayrinakdi bir krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmese dahi, krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa, orta, uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya gayrinakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarın noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafa kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adrese gönderilmek suretiyle tebliğ edildiğini veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden tasdikli bir sureti icra müdürüne ibraz ederse icra müdürü 149 uncu madde uyarınca işlem yapar. Şu kadar ki, krediyi kullanan tarafın hesap özetine ve borcun ödenmesine ilişkin ihtara ya da gayrinakdi kredi nedeniyle tazmin talebine, kendisine tebliğ edildiği veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde noter aracılığıyla itiraz etmiş olduğunu ispat etmek suretiyle icra mahkemesine şikâyette bulunmak hakkı saklıdır...” hükmüne, İİK 68/b-2 maddesinde ise, "... sözleşmede gösterilen adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır" hükmüne yer verilmiştir. Anılan bu maddeler, uygun ihtar tebliğ edildiğinde veya tebliğ edilmiş sayıldığında takip dayanağı ipotek akit tablosu limit ipoteği içerse de, ipotekli takibin ilamlı takip olarak yapılabileceğini, bir başka anlatımla ihtarın maddelerde yazılan koşullarda yapılmış olmasının takibin ilamlı yolla yapılmasının şartı olduğunu göstermektedir. Tebligatların yasal düzenlemeye uygun olmaması nedeniyle İİK 150/ı koşullarını taşımaması halinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip yapılamayacağı sonucunu doğuran şikayette dayanak belgenin ilam niteliği kazanmadığı iddia edilmekte olup bu hali ile şikayet ilamlı icra takibinde ilama aykırılık şikayetidir. O halde, İcra Mahkemesince İİK'nın 16/2 maddesine göre süresiz olarak incelenmelidir. (HGK 21.06.2000 tarih 2000/12-1002 sayılı karar).
Somut olayda, alacaklı banka tarafından asıl kredi borçlusu ... İnş.Taah. Müh.Müş.Turz.Tic.Ltd.Şti. aleyhine başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibinde, şirket adına kayıtlı olan tapunun 1425 Ada 27 Parselde kayıtlı 5.416,00 m² yüz ölçümlü taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiği, bu taşınmazın ferdileştirilmesi üzerine toplam 27 bağımsız bölüm üzerinde anılan banka adına olan bahse konu ipoteğin devam ettiği, 3 No'lu bağımsız bölümün, şikayetçi ... ve ölen eşi ...'e 20.07.2018 tarihinde satıldığı, ...'in ölümü üzerine intikal yolu ile 20.08.2021 tarihinde şikayetçiler adına tapuda tescil edildiği, hesap kat ihtarnamesinin şikayetçilerin “... Cad. ... Pasajı B Blok K:2 No.123/144-145 ... Çankaya Ankara “ adresine tebliğe çıkarıldığı ve adreste tanınmadıklarından bahisle bila tebliğ iade edildiği görülmektedir.
Dairemizce, asıl borçlu ve/veya ipotekli taşınmaz malikine icra emri gönderilebilmesi için, alacaklı tarafından, kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adreslerine, noter aracılığı ile hesap kat ihtarının gönderilmesi gerekmekle birlikte İİK'nın 16/2. maddesi gereğince kat ihtarı tebliğ işlemi usulsüz ise süreli; hiç gönderilmemiş veya tebligat yapılmamış ise süresiz şikayete tabi olduğu yönünde karar verilmekte iken, İİK 150/ı maddesinde yapılması belirtilen tebligatın muacceliyet için gerekli olup, takip şartı olduğundan noterde İİK 150/ı maddesi gereğince yapılan tebligatın usulsüz olması halinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi yapılamayacağı için bu yöndeki şikayetin İİK 16/2 kapsamında süresiz olarak incelenmesi gerektiği ve bu hususun takip şartı olduğu benimsenmiştir.
O halde İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince, ipotekli taşınmaz maliklerine yöntemine uygun hesap kat ihtarı tebliğ edilmediği kabul edildiğinden, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı yerinde olduğundan, alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesince esas hakkında karar verilmesi için kararın bozulması gerektirmiştir.
SONUÇ: İpotekli taşınmaz maliklerinin temyiz itirazlarının kabulü ile Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 21.03.2023 tarih ve 2023/415 Esas-2023/474 Karar sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!