WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

12. Hukuk Dairesi         2023/3764 E.  ,  2024/1682 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar/borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Şikayetçi borçlu şirket ile ipotek borçlularının asıl dosya yönünden temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Şikayetçi borçluların birleşen dosya yönünden temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
Alacaklı banka tarafından borçlular hakkında genel kredi sözleşmesine dayalı olarak genel haciz yolu ile (7 örnek) ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçluların icra mahkemesine başvurularında, alacağın ipotekle temin edilmesi nedeniyle İİK'nın 45. maddesi gereğince öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılması gerektiğini, borçlu şirket hakkında verilen konkordato tedbir kararı gereğince şirket hakkında takip başlatılmasının usulsüz olduğunu ve sair iddialarını ileri sürerek ilamsız icra takibinin iptalini talep ettikleri, İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verildiği, borçlular tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi benimsenmek suretiyle başvurunun esastan reddine hükmedildiği, kararın borçlular tarafından temyiz edildiği görülmektedir.
İİK'nın 45. maddesi, asıl borçlular ile ilgili olarak düzenlenmiş olup, alacağı rehinle temin edilen bir kimsenin “rehni veren” hakkında doğrudan doğruya genel haciz yolu ile takibe geçmesini önlemekte ve rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tâbi şahıslardan olsa bile, alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceğine ilişkin bulunmaktadır. Bir diğer anlatımla İİK'nın 45. maddesi, asıl borçlu için getirilmiş bir kural olup, kefiller hakkında uygulanmaz. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun müteselsil kefalet başlıklı 586. maddesinde (eski Borçlar Kanunu'nun 487. maddesi) ise, “Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir” hükmü yer almaktadır. Bu konudaki başvurular, bir hakkın yerine getirilmemesine ilişkin bulunduğundan, İİK’nın 16/2. maddesi uyarınca süresiz şikayet yoluyla icra mahkemesinde ileri sürülebilir.
Öte yandan bir (üçüncü) kişi, hem asıl borç için ipotek vermiş, hem de asıl borca müteselsil kefil olmuşsa, alacaklı o kişiye karşı, hem (asıl borçlu ile birlikte) ipotek veren üçüncü kişi sıfatı ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilir, hem de ipotek limiti dışında kalan alacak bölümü için müteselsil kefil sıfatı ile genel haciz yolu ile takip yapabilir (Prof Dr. Baki Kuru İcra ve İflas Hukuku El Kitabı İkinci Basım 2013).
Bu durumda, kredi sözleşmesinin müteselsil kefilleri, kendi kefaletlerinin teminatı olarak ipotek vermişler ise, Dairemizin içtihatları gereğince, bu halde asıl borçlu gibi haklarında öncelikle İİK'nın 45. maddesinde öngörülen rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılması zorunluluğu vardır.
Somut uyuşmazlıkta; alacaklı banka tarafından borçlu ... ... Ltd. Şti.'ye kredi kullandırıldığı, diğer borçlular ... ile ...’ın bu sözleşmenin müşterek ve müteselsil kefilleri oldukları, adı geçenler hakkında öncelikle 01.11.2019 tarihinde toplam 4.674.595,20 TL alacak için şikayete konu işbu ilamsız icra takibinin, akabinde 07.11.2019’da da toplam 5.250.000,00 TL alacak için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibinin başlatıldığı, ipotekli takibin dayanağı olan ipotek belgelerinin incelenmesinde, ipoteklerin, “ipotek verene ait asalet ve kefalet borçlarının” da teminatı olarak tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, asıl borçlu ... ... Ltd. Şti. hakkında, alacağın rehinle temin edildiği açık olmakla birlikte, diğer borçlular ... ve ...’ın kefalet borçlarının, bu ipoteklerin teminatı kapsamında olduğu anlaşıldığından, İİK’nın 45. maddesinin amir hükmü gereği tüm borçlular hakkında öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılması zorunludur.
Bununla birlikte; İİK’nın 288/1. maddesine göre geçici mühlet kesin mühletin sonuçlarını doğurur. Aynı Kanun’un 294/1. maddesi gereğince de, mühlet içinde borçlu aleyhine 21.07.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez.
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin konkordato konulu 2019/661 E. sayılı dosyasında verilen 16.10.2019 tarihli geçici mühlet kararı ile ... ... Ltd. Şti. aleyhine icra takibi başlatılmaması, yapılmış olan takiplerin de durdurulması ve ihtiyati haciz işlemlerinin uygulanmamasına, 16.10.2019 tarihinden başlamak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesine karar verildiği, işbu ilamsız icra takibinin ise 01.11.2019’da geçici mühlet kararının devamı sırasında başlatıldığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, borçlu şirket yönünden konkordato geçici mühlet kararını ihlal edecek şekilde takip başlatılması ve takibin aynı zamanda İİK’nın 45. maddesine aykırı olması, diğer borçlular yönünden ise, tesis ettikleri ipoteklerin kefalet borçlarını da kapsadığı nazara alınarak, İİK’nın 45. maddesine aykırı olarak takip başlatıldığı gerekçesiyle şikayete konu genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinin iptaline hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile sonuca gidilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.

SONUÇ :Borçluların, birleşen şikayet dosyasına ilişkin temyiz istemlerinin kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 26.01.2023 tarih ve 2022/3355 E. - 2023/260 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, Samsun 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 06.9.2022 tarih ve 2021/173 E. - 2022/416 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.02.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.