WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

12. Hukuk Dairesi         2023/3724 E.  ,  2023/3865 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1200 E., 2023/602 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Pınarbaşı(Kayseri) İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/11 E., 2020/13 K.

Taraflar arasındaki adi kiraya ve hasılat kiralarına ait 13 örnek takibe vaki itirazın kaldırılması ve tahliye istemi üzerine yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince istemin kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Alacaklı icra mahkemesine başvurusunda; taraflar arasında mermer maden sahasının işletilmesi amacıyla 01.09.2006 tarihli rödövans/kira sözleşmesi imzalandığını, takipte 2012 yılında tahakkuk eden ve 2013 yılında ödenmesi gereken kira bedelinin istendiğini, borçlu tarafından yetkiye ve borca itiraz edildiğini, sözleşmenin ifa olunacağı veya yapıldığı yer mahkemesinin yetkili olduğunu, ayrıca tahliye istemli takip başlatıldığından genel yetkili mahkemenin taşınmazın bulunuğu yer mahkemesi olduğundan yetki itirazının yerinde olmadığını, aynı sözleşmeyle ilgili genel mahkemede açılan davaya ilişkin Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2013/4120 Esas sayılı ilamına göre Pınarbaşı Mahkemelerinin yetkili olduğunun sabit olduğunu, kira sözleşmesine karşı çıkılmadığından İİK'nın 68/1 maddesi anlamında belge sayılacağını, 60 günlük sürede ödeme yapılmadığını, 01.09.2012-01.09.2013 kira dönemi için kira borcunun 31.12.2013 tarihinde ödeneceğini, zamanaşımı süresinin 31.12.2018 olduğunu, takibin ise 16.08.2017 tarihinde başlatıldığını, ödeme emrinde ödenecek miktarın borçlunun 06.06.2008 tarihli proforma satış faturası ile Pınarbaşı(Kayseri) Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/110 Esas ve 2017/204 Karar sayılı ilamı ile belirlendiğini ileri sürerek itirazın kesin olarak kaldırılmasına, takibin devamına, borçlunun kiralanandan tahliyesine, mecurun boş olarak teslimine ve borçlu aleyhine % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Borçlu, şirket merkezinin Ataşehir'de olması, takibin ve alacağın dayanağın rödövans bedeli olması nedeniyle İstanbul ... İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, takibin dayanağı olan belgenin İİK'nın 68/1 maddesinde düzenlenen kesin borç ikrarına havi belgelerden olmadığını, 2012 yılında satış yapılmadığından 09.11.2006 tarihli sözleşmenin 5/a maddesi gereğince ödenecek bir rödövans borcu olmadığını, alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiğini, genel mahkemede görülmekte olan davadaki delil ve belgelere dayanılamayacağını, bu kararın kesinleşmediğini ileri sürerek istemin reddine, takip tutarının % 40'ı oranında tazminat ödenmesine, HMK'nın 329 maddesi gereğince taraflar arasında kararlaştırılan vekalet ücretine ve para cezasına, üç katı tutarında vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
A. Gerekçe ve Sonuç
Borçlunun itiraz dilekçesinde kira sözleşmesini ve imzasını inkar etmediği, takip konusu borcu ödediğini İİK'nın 269/c maddesinde yazılı belgelerle kanıtlaması gerektiği, bu nitelikte bir belge sunmadığı gerekçesi ile istemin kabulü ile itirazın kaldırılmasına, borçlunun Kayseri İli, Pınarbaşı İlçesi, ....., Mah. bulunan ...Erişim numaralı 59257 sicil numaralı maden sahasından tahliyesine, asıl alacak miktarı olan 399.129,60 TL'nin % 20'si oranında 79.825,92 TL'nin borçludan alınarak alacaklıya verilmesine, borçlu borçtan kurtulma, menfi tespit veya istirdat davası açarsa hükmolunan tazminatın tahsilinin dava sonuna kadar tehir olunmasına ve dava lehine sonuçlanırsa daha önce hükmedilmiş olan tazminatın kalkmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı ve borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
B.1.Alacaklı İstinaf Sebepleri
Alacaklı, sadece tahliye kararı verilmesinin infaz için yeterli olmadığını, tahliye ile birlikte sözleşmenin feshine yönelik de hüküm kurulması gerektiğini, ayrıca işletme ruhsatının alacaklıya iadesine hükmedilmesi gerektiğini, buna göre kararın itirazın kesin olarak kaldırılmasına, takibin devamına, sözleşmenin feshine, borçlunun maden sahasından tahliyesi ile işletme ruhsatı ile birlikte boş olarak saha sahibi alacaklıya iadesi ile teslimine şeklinde düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

B.2.Borçlu İstinaf Sebepleri
Borçlu, sözleşme hükümlerine göre alacaklının alacağının bulunup bulunmadığının incelenmesi gerektiğini, rödövans alacağı için genel mahkemede açılmış olan davanın kabulüne ilişkin kararın Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 05.02.2019 tarihli ve 2018/7934 Esas ve 2019/738 Karar sayılı ilamı ile bozulduğunu, bozma ilamına göre davalının ticari defterleri, Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün kayıtları ve çıkarılan mermerin piyasa fiyatları dikkate alınarak ortalama fiyatın sonucuna göre karar verilmesi gerekleri ile kararın bozulduğunu, mahkemece hiç bir araştırma yapılmadan karar verildiğini, 2012 yılında satışı yapılan traverten satışı olmadığını, bu nedenle sözleşmenin 5/a bendine göre rödövans alacağı olmadığını, gerekli hesaplamalar ve araştırma yapılmadan karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
C.1.Gerekçe ve Sonuç
Borçlunun takibe itirazında itiraz ettiği miktarı açıkça göstermediği, bu durumda alacağın miktarına itiraz edilmediğinin kabulü gerektiği, takibe konu bedelin ödendiğinin de yazılı belge ile kanıtlanamadığı gerekçesi ile tarafların istinaf kanun yolu başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Borçlu, istinaf dilekçesi içeriğini aynen tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, adi kiraya ve hasılat kiralarına ait 13 örnek takibe vaki itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK'nın 269 maddesi.

3. Değerlendirme
Taraflar arasında varlığı çekişmesiz olan 01.09.2006 tarihli sözleşme, hasılat kira sözleşmelerinin bir türü olan rödövans sözleşmesidir. Bu sözleşmenin incelenmesinden; 5.a maddesinde "Ber-Oner çalışmalar neticesinde üretimini yapacağı traverten bloklar için saha sahibine satışı gerçekleşen taraverten blokları için ocak başı satış bedeli üzerinden % 8 rödevans ödeyecektir. ... Ödemeler satışın gerçekleştiği takvim yılı sonunda yapılır." hükmüne, 5.c maddesinde ise; "mücbir sebepler dışında Ber-Oner her çalışılabilir yılda 3000 m3 üretim yapmayı kabul eder. Bu üretim miktarının iki yıl arka arkaya mücbir sebepler hariç 3000 m3 ün altında kalması halinde 3000 m3 üretilmiş gibi %8 rödavans bedelini öder" hükmüne yer verildiği görülmüştür.
Alacaklı tarafından takipte 2012 yılında üretimi yapıldığı iddia edilen traverten bloklar için 2013 yılında ödenmesi gereken rödövans bedeli talep edilmiş, borçlu tarafından anılan yılda üretim yapılmadığı iddia edilmiştir. Sözleşmeye göre takip konusu edilen dönemde üretim ve satış yapılıp yapılmadığı, üretim ve satış yapılmış ise traverten blokların birim satış fiyatı gibi hususların araştırılması yargılamayı gerektirdiğinden, ayrıca borçlunun takibe yönelik itirazı takip konusu borcun tamamını ve ferileri içermekte olup, kısmi itiraz niteliğinde olduğu söylenemeyeceğinden bu gerekçe ile itirazın kaldırılması ve tahliyeye hükmedilmiş olması ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
O halde, İlk Derece Mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle itirazın kaldırılması ve tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

1. Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf talebinin esastan reddine ilişkin kararının (KALDIRILMASINA),

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.