12. Hukuk Dairesi 2023/3676 E. , 2023/3919 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1587 E., 2023/569 K.
HÜKÜM/KARAR : Kaldırma/Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/798 E., 2020/1490 K.
Taraflar arasındaki adi kira ve hasılat kiralarına ait takipte itirazın kaldırılması ve tahliye isteminden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince borçlunun itirazının 22.404,38 TL 2019 yılı Haziran ayı kira asıl alacağı ve 689,44 TL Mayıs kira bedeli faiz alacağı, 810,24 TL Haziran ayı faiz alacağı üzerinden kaldırılmasına, itirazın kaldırılmasına karar verilen miktarı üzerinden belirlenen 4.780,812 TL icra inkar tazminatının Davalı-Borçludan alınarak Davacı-Alacaklıya verilmesine, borçlunun mecurdan tahliyesine karar verilmiştir.
Kararın davalı borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun kabulüne davanın kısmen kabulü ile, borçlunun itirazının 689,44 TL Mayıs ayı, 810,24 TL Haziran ayı birikmiş faiz alacakları yönünden kaldırılmasına, takibin bu miktarlar üzerinden devamına, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, feri alacaklar yönünden itirazın kaldırılmasına karar verilmesi nedeniyle koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, tahliye davasının reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. TALEP
Alacaklı icra mahkemesine başvurusunda; 06.04.2016 tarihli kira sözleşmesi ile Eswash işletme adı ile kiraladığını, davalıya Mayıs-Haziran 2019 aylarına ilişkin olarak kira bedeli faturalarının gönderildiğini, ancak kiracı tarafından ilgili aylara ilişkin kira bedellerinin ödenmediğini, bunun üzerine İstanbul 27. İcra Müdürlüğünün 2019/26943 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının 30 günlük süre içinde dosya borcunu ödemediğini, borçlunun itiraz dilekçsinde; borçlu şirket adresinin Eskişehir olduğunu, bu nedenle İstanbul icra dairelerinin yetkisiz olduğunu, asıl alacağın takipten önce ödendiğini, takipte talep edilen asıl alacağa işletilen faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, borçlunun itirazının yersiz olduğunu öne sürerek davalının itirazının kaldırılmasına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine ve mecurun tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı borçlu cevap dilekçesinde; Eskişehir icra daireleri ve mahkemelerinin yetkili olduğunu, alacaklının Finansbank Merkez Şubesi nezdındeki banka hesabına 20.05.2019 tarihinde 12.411,13 TL, 28.05.2019 tarihinde 5.006,75 TL, 31.05.2019 tarihinde 5.009,25 TL olmak üzere Mayıs 2019 kirası için; 22.427,13 TL ve 11.06.2019 tarihinde 12.006,75 TL ve 02.07.2019 tarihinde 10.411,38 TL olmak üzere toplam 22.418,13 TL olarak Haziran 2019 ayına ait kira bedellerini süresi içinde ödediğini, bu nedenle temerrüt oluşmadığım öne sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyuşmazlığın çözümü ve şikayetin incelenmesinin hesaplama gerektirdiğinden dosyanın hesap bilirkişisine tevdi edildiği, takip dayanağı kira sözleşmesine karşı imza itirazı ileri sürülmediğinden kira ilişkisinin kesinleştiği kabul edilmiş ve Bilirkişi tarafından yapılan hesaplama ve incelemede Mayıs ayı kirasının takipten önce ödendiği, Haziran ayı kira ödemesi olarak ileri sürülen belgede ise bu yönde bir açıklama olmadığı ve ödemenin başka aylara sayıldığına dair davacı-alacaklı tarafça beyanda bulunulduğu ve bu ödemenin Haziran ayı kira ödemesi olarak kabulüne yasal olanak bulunmadığı, Haziran ayı kira ödemesinin yapılmadığının kabulü halinde de İİK 269. maddesinde aranan temerrütün gerçekleştiği ve tahliye kararı verilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı borçlu istinaf dilekçesinde; kira bedellerinin verilen süre içerisinde ödendiğini, kök raporda kira bedellerinin ödendiğinin belirtildiği, ek raporda ise 2019 Haziran ayı kira bedelinin ödenmediği kanaatine varıldığının, bu rapora itiraz ettiklerini, yapılan ödemenin başka borca mahsup edildiğine ilişkin alacaklının beyanını esas alarak rapor tanzim edilmesinin hatalı olduğunu, yapılan ödemelerin TBK'nın 102. maddesindeki yazılı şartları oluşturacak şekilde mahsup edilemeyeceğini, bu sebeple davalının yapmış olduğu ödemenin 2019 Haziran ayı kira borcuna karşılık yapılmış olduğunun kabulü gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlu kiracı itiraz dilekçesinde borca itiraz etmekle birlikte dayanak kira sözleşmesindeki imzaya açıkça ve ayrıca karşı çıkmadığının anlaşılmasına göre, İİK'nın 269/2 maddesi gereğince kira ilişkisi ve kira miktarının kesinleştiğinin kabulü gerektiği, buna göre davalı borçlu takibe dayanak iş bu kira sözleşmesine göre kiranın ödendiğini veya sair bir sebeple istenemeyeceğini İİK’nın 269/c maddesinde belirtilen belgelerle kanıtlamak durumunda olduğu, takip konusu yaptığı 2019 yılı Mayıs ayı kira bedeli ödemesini bu aya ait olduğuna açıklamada belirtilerek takipten önce ödendiğinin anlaşıldığı, takibe konu Haziran kira bedelinin ise davalı tarafından 11.06.2019'da herhangi bir açıklama olmadan 12.000 TL, 02.07.2019'da kira bedeli açıklamasıyla 10.404,38 TL ödendiği, her ne kadar yapılan bu ödemelerde Haziran ayı kira bedeli olduğu belirtilmemiş ise de, 02.07.2019 tarihli ödemede açıkça kira bedeli olduğunun belirtildiği, her iki ödemenin toplamının takibe konu Haziran ayı kira bedelinin tamamını karşıladığı, davacının yapılan bu ödemeleri daha önce muaccel olduğunu belirttiği yan giderler, reklam katkı payı ve noter masrafı olarak ödemiş saydıklarını ileri sürdüğü, ancak davacının belirttiği alacak kalemlerinin toplamının birebir davalı tarafından Haziran ayı için yapılan ödemelerle örtüşmediği, davacı tarafından dosyaya sunulan İstanbul 11. İcra Dairesinin 2019/29816 Esas sayılı takip dosyasındaki alacak kalemlerinin yan giderler ve elektrik bedeli olduğu, kira bedeli olmadığı, kira bedeli açıklamasıyla yapılan ödemenin yan giderler ve kira borcu dışındaki borçlara mahsubunun mümkün olmadığı, bu durumda 30 günlük ödeme süresi içerisinde takibe konu 2019 Mayıs ve Haziran aylarına ilişkin kira bedellerinin asılları ödendiğinden tahliyeye karar verilmeyeceği, itirazın kaldırılması yönünden de asıl alacaklar ödendiğinden bilirkişi raporu esas alındığında 689,44 TL Mayıs ayı, 810,24 TL Haziran ayı birikmiş faiz alacakları yönünden takibin devamına fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı alacaklı temyiz dilekçesinde; davalı kiracı 10.06.2019 tarihli 12.000 TL bedelli ödemesine ait dekonta hiçbir açıklama yapmadan ödeme yaptığını, 10.06.2019 tarihli ödemeyi hangi borcuna ilişkin olarak ödediğinin belli olmadığını, 02.07.2019 tarihli 10.404 TL lik davalı ödemesine ait dekontta da bu ödemenin hangi aya ilişkin kira bedeli olduğu belirtilmeden ödeme yapıldığını, Türk Borçlar Kanunun 102 maddesi gereğince borçlu tarafından yapılan 12.000 TL'lik ödemeyi geçmişte fatura kesilen ve davalı tarafından ödenmeyen borçlarına saydığını,ilk derece mahkemesi kararının usulüne uygun olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, adi kira ve hasılat kiralarına ait takipte itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 269. ve 269/c maddeleri, Türk Borçlar Kanunun 102 maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!