12. Hukuk Dairesi 2023/3650 E. , 2024/1938 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından borçlu Hakan Bayraktar hakkında başlatılan ilamsız icra takibinin kesinleşmesini müteakip alacaklının talebi üzerine, borçlunun murisi olduğu belirtilen ... adına kayıtlı bir kısım taşınmazdan borçluya intikal edecek hisselere 22.9.2021 tarihinde haciz konulduğu ve haciz uygulanan taşınmazların satışı için ortaklığın giderilmesi davası açılmak üzere icra müdürlüğünce alacaklıya yetki verilmesine karar verildiği, şikayetçi 3. kişi ...’un icra mahkemesine başvurusunda, muris ...’ın kızı olduğunu belirttikten sonra, vasiyetname ile borçlunun mirasçılıktan çıkartılarak şikayetçinin tek mirasçı olarak atandığını, bu suretle muristen intikal edecek taşınmazlarda borçlunun bir hakkı bulunmadığından icra müdürlüğünce uygulanan hacizlerin hatalı olduğunu ve sair şikayetlerini ileri sürerek hacizlerin kaldırılması ile alacaklıya ortaklığın giderilmesi davası açılmak üzere verilen yetkinin iptalini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile muristen intikal edecek miras hisselerine 22.9.2021 ve 30.9.2021 tarihlerinde uygulanan hacizlerin kaldırılmasına, hacizlerin kaldırılması nedeniyle satışın ne şekilde yapılacağına dair müzekkerenin iptali talebi hakkında ise karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiği, alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği görülmüştür.
HMK'nın dava şartlarını düzenleyen 114. maddesinin (h) bendinde; davacının dava açmakta hukuki yararının olması gerektiği belirtilmiştir. TMK'nın 511. maddesinin birinci fıkrasında; ''Mirasçılıktan çıkarılan kimse, mirastan pay alamayacağı gibi; tenkis davası da açamaz.” hükmüne, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, “Mirasbırakan başka türlü tasarrufta bulunmuş olmadıkça, mirasçılıktan çıkarılan kimsenin miras payı, o kimse mirasbırakandan önce ölmüş gibi, mirasçılıktan çıkarılanın varsa altsoyuna, yoksa mirasbırakanın yasal mirasçılarına kalır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Bir mirasa ortak olan tüm mirasçılar o miras üzerinde birlikte hak sahibidir. Miras paylaşımı yapılıp her mirasçının miras payı belirlenene kadar mirasçılar arasında elbirliği halinde mülkiyet ilişkisi bulunur. Elbirliği mülkiyetinde mirasçıların belirlenmiş payları yoktur. TMK’nın 701. maddesinin ikinci fıkrasında; “Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı ortaklığa giren malların tamamına yaygındır.”hükmüne yer verilmiştir.
Bu durumda borçlunun miras ortaklığında bulunan miras payının haczi mümkün ise de; borçlunun kesinleşmiş bir ilamla mirasçı sıfatının bulunmadığının belirlenmesi halinde, diğer mirasçılar, mirasçı sıfatı bulunmayan borçlunun borcundan dolayı murise ait mallar üzerine konulan haczin kaldırılmasını isteyebilirler.
Somut uyuşmazlıkta; icra takibinin 29.7.2021 tarihinde başlatıldığı ve takibin kesinleşmesini müteakiben 22.9.2021 tarihinde şikayete konu hacizlerin uygulandığı, noterde düzenleme şeklinde yapılan 23.3.2012 tarihli vasiyetname ile vasiyetnamede yazılı taşınmazların muris tarafından şikayetçiye bırakıldığı, yine noterde düzenleme şeklinde yapılan 14.02.2014 tarihli mirasçılıktan çıkarmayı içeren vasiyetname ile de, murisin borçluyu vasiyetnamede yazılı sebeplerle TMK’nın 510. maddesi gereğince mirasından ıskat ettiği ve yine vasiyetnamede yazılı taşınmazlarını şikayetçiye bıraktığı, Bursa 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 27.02.2019 tarih ve 2019/145 E. - 2019/336 K. sayılı kararı ile bahse konu 23.3.2012 ve 14.02.2014 tarihli vasiyetnamelerin açılıp okunduğunun tespitine, duruşmada hazır bulunmayan Hakan Bayraktar’a gerekçeli kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren bir ay içinde Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde vasiyetnameye itiraz etme hakkı bulunduğunun ihtarına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 08.4.2019 tarihinde kesinleştiği, bu karar gereğince borçlu Hakan Bayraktar tarafından vasiyetnameye itiraz edildiğine dair dosyada bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığı, Bursa 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.6.2019 tarih ve 2019/905 E. - 2019/982 K. sayılı kararı ile şikayetçinin, 14.02.2014 tarihli vasiyetname gereğince söz konusu vasiyetnamede yazılı taşınmazlara ilişkin hisselerin tamamı yönünden muris ...'ın tek atanmış mirasçısı olduğuna karar verildiği ve bu kararın 06.7.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Tüm bu bilgiler ışığında, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerinin şikayetçinin, muris adına kayıtlı taşınmazlar üzerindeki haciz şerhlerinin kaldırılmasını talep etmekte hukuki yararı bulunduğu ve borçlunun mirasçılıktan çıkarılması nedeniyle muris adına kayıtlı taşınmazlarda hak sahibi olmadığından bahisle, borçlunun borcundan dolayı uygulanan hacizlerin haksız olduğuna dair gerekçeleri yerinde ise de; haciz uygulanan ve şikayet konusu yapılan taşınmazlardan bir kısmının, Bursa 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.6.2019 tarih ve 2019/905 E. - 2019/982 K. sayılı kararına konu olan vasiyetnamede yer almadığı görülmüştür.
Buna göre mahkemece; şikayete konu haciz uygulanan taşınmazlarla Bursa 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.6.2019 tarih ve 2019/905 E. - 2019/982 K. sayılı kararında şikayetçinin tek atanmış mirasçı olduğuna karar verilen taşınmazlar mukayese edilerek, şikayetçiye vasiyet edildiği tespit edilenler yönünden şikayetin kabulüne, şikayetçiye vasiyet edilmediği tespit edilenler yönünden ise şikayetçi 3. kişinin şikayet hakkı bulunmadığı nazara alınarak şikayetin, şikayet hakkı yokluğundan reddine hükmedilmesi gerekirken, istemin tümden kabulü isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ :
Alacaklının temyiz isteminin kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 15.3.2023 tarih ve 2022/1863 E. - 2023/712 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, Bursa 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 15.3.2022 tarih ve 2022/97 E. - 2022/306 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.02.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!