12. Hukuk Dairesi 2023/3010 E. , 2024/552 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan icra takibinde, borçlunun meskeniyet iddiası ile hacizlerin kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince; şikayetinin kabulü ile taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılmasına karar verildiği, alacaklı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK'nın 82. maddesinin 1. fıkrasının 12. bendi gereğince; borçlunun "haline münasip" evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki "aile" terimi, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. İcra mahkemesince, borçlunun sözü edilenlerle birlikte barınabileceği haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tespit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise, İİK'nun 82/3. maddesine göre satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya bırakılmalı, kalanı hak sahiplerine ödenmelidir.
Bu kıstasları aşan nitelik ve evsaftaki yerlerle, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan ve ikamet için zorunlu öğeleri içeren bir meskenin dışındaki yerler, İİK'nın 82/1-12. bendinde öngörülen amaca aykırıdır. Borçlunun görev ve sıfatı, kendisinin yukarıda belirlenenden daha görkemli bir meskende ikamet etmesini gerektirmez.
İcra ve İflas Hukukunda alacaklının alacağına ulaşması asıl olandır. Bunun için bir taraftan borçlunun asgari düzeyde yaşam koşullarını elinden almamak, diğer taraftan alacaklının alacağına kavuşmasını kolaylaştırmak gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır. Meskenin borçlunun hâline uygun olup olmadığı, borçlunun haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişilerin ihtiyaçlarına göre belirlenmelidir. (HGK 07.04.2022 tarih, 2019/8-162 E., 2022/499 K.)
Somut olayda; şikayetçi borçluya ilişkin sosyal ve ekonomik durum araştırması tutanağında, borçlunun bakmakla yükümlü bulunduğu kişinin eşi olduğu tespit edilmiş ancak ayrıca oturulan evde bulunan başkaca şahısların da tespitine yer verilmiş ve bu kişilerin borçlunun bakmakla yükümlü olduğu kişilerden olup olmadığına yönelik bir belirleme yapılmadan, alınan 22.11.2022 tarihli bilirkişi raporunda bu kişiler de değerlendirilmeye tabi tutulmak suretiyle ve borçlunun oturduğu şikayete konu taşınmazın bulunduğu semt ve mahalle esas alınarak haline münasip yaşayabileceği mesken değerinin tespit edildiği anlaşılmıştır. Rapor bu hali ile hüküm kurmaya elverişli değildir. Zira, borçlunun bakmakla yükümlü olduğu kişiler yöntemine uygun belirlenmediği gibi hem de asıl olan borcun ödenmesi olup, borçlunun meskeniyet şikayetine konu ettiği taşınmazının bulunduğu semtte veya o yere yakın semtlerde meskeninin bulunması zorunlu değildir. Bu nedenle, borçlunun ... ilinin daha mütevazi semtlerinde haline münasip edinebileceği meskenin değerinin belirlenmesi gerekir.
O halde İlk Derece Mahkemesince, yukarıda belirtilen ilkelere uygun olarak, borçlu ile aynı çatı altında birlikte yaşayan, borçlunun bakmakla yükümlü olduğu kişiler belirlenip, yeni bilirkişilerden rapor alınarak, ... ilinin daha mütevazi semtlerinde borçlunun haline münasip alabileceği ev değerinin tespit edilerek, şikayete konu taşınmazın da arsası ile ihtiyaçtan fazla olup olmadığı değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu ilkelere uygun olmayan rapora dayalı olarak hüküm tesisi ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ :
Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddesi uyarınca, ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 08.03.2023 tarih, 2023/320 E. - 2023/410 K. sayılı istinaf talebinin esastan reddine ilişkin kararının KALDIRILMASINA ve ... 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 08.12.2022 tarih ve 2022/302 E. - 2022/605 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.01.2024 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!