WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

12. Hukuk Dairesi         2022/9287 E.  ,  2023/3488 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/821 E., 2022/944 K.
HÜKÜM/KARAR : Kaldırma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/403 E., 2022/67 K.

Taraflar arasındaki kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte borca ve zaman aşımına itiraz ile kambiyo vasfına yönelik İİK madde 170/a kapsamında şikayet üzerine yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile ödeme emrindeki faiz oranın %2,25 olarak düzeltilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, yasal şartları oluşmadığından davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararın borçlu ve alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; her iki tarafın istinaf başvurularının kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, borçlunun itirazının kısmen kabulüne, takipten sonra talep edilen faiz bakımından asıl alacağa 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca Euro cinsinden bir yıllık mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanacak şekilde ödeme emrinin düzeltilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu ve alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Borçlu; açığa atılan imzanın takip alacaklısı tarafından kötüye kullanıldığını, tanzim tarihi 28/06/2012 olarak görünmesine rağmen, tanzimi sırasında vade tarihi bulunmayan senede vade tarihinin 28/06/2018 olarak sonradan eklendiğini, vade içermeyen senedin görüldüğünde ödenecek senet olduğunu, bu nedenle tanzim tarihinden itibaren 3 yıllık zamanaşımı dolduktan sonra takibe konu edildiğini ve takibin iptali gerektiğini, senedin her bir unsurunun farklı kalemlerle yazıldığını, senet üzerinde hem yazı hem de rakam bölümünde senet bedelinin "Türk Lirası" olarak yazılı olduğunu, kuruş kısmında da "Euro" ibaresinin yer aldığını, "TL" ibaresinin üzeri çizilmediğinden takibin "Euro" para biriminden başlatılmasının hukuka aykırı olduğunu, yine "Euro" cinsinden komisyon ve takip sonrası faize de itiraz ettiklerini ileri sürerek takibin iptali ile alacaklı aleyhine toplam alacak miktarı üzerinden % 20 oranından az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı; istemin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlu tarafından açıkça senetteki imzanın kendisine ait olduğunun belirtildiği, senedin vade ve pek çok kısmının sonradan doldurulduğuna ilişkin iddialarını yazılı belge ile ispatlamasının gerektiği, zira kambiyo senedinin illetten mücerret olduğu, takibin 3 yıllık zaman aşımı süresi içerisinde yapıldığı, senedin zamanaşımına uğramadığı, senet üzerindeki yazı ve rakamların farklı kalemlerle yazılmasının senedin kambiyo vasfına herhangi bir etkisinin bulunmadığı, senet üzerindeki para birimleri arasında herhangi bir çelişkinin bulunmadığı, matbu olarak yazılan "TL" ibaresinin senedin kambiyo senedi niteliğini etkilemeyeceği, bedel bölümünde rakamla "110.000" yazıldıktan sonra yanına Euro ibaresinin yazıldığı, senet metninde bedelin yazı ile belirtilen kısmına "yüzonbin Euro" yazıldığı, yazı ve rakam ile belirlenen bedelin aynı olduğu, yine bonodaki para ve bedel konusunda tahrifat iddiasında bulunulmadığı, bonoda komisyon talep edilebileceği bu nedenle komisyona itirazın da yerinde olmadığı, ayrıca 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince takip dayanağı bononun vadesinden takip tarihine kadar Devlet bankalarından o yabancı para için açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödedikleri en yüksek faiz oranı nispetinde alacaklının faiz isteyebileceği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası sitesinde bulunan ve kamu bankalarında 1 yıla kadar döviz cinsinden mevduata uygulanan en yüksek faizin %2,25 olduğunun tespit edildiği, bu haliyle alacaklı tarafça ödeme emrindeki faiz oranının %19,50 olarak gösterilmesinin yerinde olmadığı, ayrıca takip öncesi talep edilen herhangi bir faiz miktarın da bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ödeme emrinde ki faiz oranın % 2,25 olarak düzeltilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, yasal şartları oluşmadığından davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu ve alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Borçlu; zaman aşımı itirazlarının hiç değerlendirilmediğini, senedin vadesinin yazılmadan teslim edildiğini, zaman aşımına uğradığını, senette yazılı vade ve tanzim tarihlerinin yazı yaşlarının tespitinin önemli olduğunu Adli Tıp Kurumundan rapor alınmadan karar verilemeyeceğini, senedin bedel bölümünde "TL" ibaresinin üzeri silinmediğine ve çizilip paraf da edilmediğine göre "Euro" üzerinden takip yapılamayacağını, alacaklının işlemiş faiz talebinin bulunmadığını, toplam alacağın takip tarihindeki TL karşılığını talep ettiğini, bu nedenle de takip tarihinden sonra işleyecek faizin de "Euro" cinsinden istenemeyeceğini, kaldı ki döviz kurundaki aşırı artış nedeniyle bankaların yabancı mevduatına faiz uygulamadıklarını, mahkemenin faiz oranıyla ilgili kararının yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Alacaklı; Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesince, ibraz edilen senedin kambiyo vasfının taşıdığı kabul edilerek ihtiyati haciz kararı verildiğini, bilirkişi raporuna itiraz etmelerine rağmen hatalı olarak faiz oranının % 2,25 olduğunun tespitine karar verildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bonoda unsur eksikliği bulunmadığı, açık bono düzenlenmesinin mümkün olduğu anlaşmaya aykırı doldurulduğunun ispatı bakımından borçlu tarafından yazılı bir belge sunulmadığı, alacaklının istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; takip talebi ve ödeme emrinde fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden alacağın tahsilini talep ettiği, bu nedenle avans faizi isteyemeyeceği fakat mahkemenin de takip sonrası için oran belirlemek suretiyle faizi sınırlamasının doğru olmadığı, borçlunun istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; "...bedel bölümüne rakamla "110.000" yazıldıktan sonra yanına "Euro" ibaresinin yazıldığı, senet metninde bedelin yazı ile belirtilen kısmına da "yüzonbin Euro" yazıldığı, yazı ve rakam ile belirlenen bedelin aynı olduğu, para biriminin de senet metninde ve üst kısımda açıkça "EURO" olarak belirtildiği, para birimleri arasında herhangi bir çelişkinin bulunmadığı, yine, bonodaki bedel ve para birimi konusunda tahrifat iddiası da olmadığı görülmekle anılan bononun "110.000 Euro" olarak düzenlendiğinin kabulü gerektiği, matbu senetteki TL ve Türk Lirası ibarelerinin hukuki sonuç doğurmayacağının kabulü gerektiği, aksinin kabulünün aşırı şekilcilik olup hak kaybına neden olacağı, bonodaki vadede de tahrifat olmadığı, bononun açık senet olarak düzenlendiğinin borçlunun da kabulünde olduğu, borçlu senedi düzenleyen olduğundan zaman aşımı süresinin üç yıl olduğu zaman aşımı dolmadan takip başlatıldığı, yazı yaşının önemli olmadığı, bono bedelinin "Euro" olarak düzenlendiği, alacaklı tarafından fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden tahsil talep edildiğinden "Euro" üzerinden de faiz istenebileceği, takip sonrası işleyecek faizin 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca talep edilebileceği gerekçesiyle her iki tarafın istinaf başvurularının kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, borçlunun itirazının kısmen kabulüne, takipten sonra talep edilen faiz bakımından asıl alacağa 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca Euro cinsinden bir yıllık mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanacak şekilde ödeme emrinin düzeltilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu ve alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Borçlu; istinaf dilekçesindeki hususları tekrarla birlikte; fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığını talep eden alacaklının dosyada alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, yabancı mevduata uygulanacak veya herhangi bir ad altında faiz talep edemeyeceğini ayrıca döviz kurlarındaki artışla birlikte bankaların yabancı para mevduatına faiz uygulamadıklarının da sabit olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Alacaklı; faiz oranının Euro cinsinden bir yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanacak şeklinde hüküm kurulmasının eksik inceleme sonucu verildiğini, kararın esas ve usul yönünden yasaya ve yerleşmiş Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesince, ibraz edilen senedin kambiyo vasfının taşıdığı kabul edilerek ihtiyati haciz kararı verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte borca ve zaman aşımına itiraz ile kambiyo vasfına yönelik İİK madde 170/a kapsamında şikayete ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK’nın 169/a, 170/a. maddeleri, 3095 sayılı Yasa, TTK'nın 680, 776, 779, 778/2-f., 778/1-h, 749. maddeleri ve sair tüm yasal mevzuat.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu ve alacaklı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90'ar TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.