WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Temmuz 2026

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

12. Hukuk Dairesi         2022/9103 E.  ,  2023/3165 K.
"İçtihat Metni"
SUÇ : Alacaklısını zarara sokmak maksadıyla mevcudunu eksiltmek
HÜKÜM : Beraat

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Müştekinin 27.11.2014 havale tarihli dilekçesi ile; alacaklının alacağının sağlanması için borçlu hakkında Kayseri 8.İcra Müdürlüğü'nün 2014/5619 Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, gönderilen ödeme emrinin 24.04.2014 tarihinde borçluya tebliğ edildiğini, icra takibi sırasında borçlunun alacaklının alacağının tahsilini engellemek ve güçleştirmek amacıyla hareket ettiğini, icra takibine konu ... plaka sayılı aracın kıymet takdirinin yapıldığını, rapora göre aracın piyasa fiyatının 215.000,00 TL iken parçalarının sökülmüş olması nedeni ile araç bedelinin 160.000,00 TL olabileceğini, iş bu aracın bu hali ile trafiğe çıkamayacağını, yine haricen yapılan araştırmada borçlunun iş bu araçla ilgili herhangi bir hukuk yoluna başvuru yapmadığının anlaşıldığını, bu nedenle alacaklının icra takip konusu alacağının

sağlanmasının mümkün olamadığını, bu nedenlerle alacaklının uğradığı zararın en azından icra takip dosyasına konu asıl alacak ve masraflar nispetinde ödeme yapılarak ödenmesini ya da aracın eski haline getirilmesi suretiyle giderilmesini ve sanığın alacaklısını zarara sokmak maksadıyla mevcudunu eksiltmek suçundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun ( 2004 sayılı Kanun) 331 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılması için dava açılmıştır.
2.Kayseri 4. İcra Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli kararı ile, sanık hakkında unsurları oluşmayan suçtan beraatine, karar verilmiştir.
3.Kayseri 4. İcra Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli kararının müşteki vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 17.04.2018 tarihli ve 2016/12538 Esas 2018/4635 Karar sayılı kararı ile "... somut olayımızda; şikayetçi tarafça, sanığın kendi adına kayıtlı ... plaka sayılı aracın bazı parçalarının söküldüğünün ve bu eylemin alacaklılarını zarara uğratmak amacıyla sanık tarafından yapıldığının iddia edilmesi karşısında,öncelikle icra takip dosyasından haczedildiği anlaşılan araçlar üzerinde başka hacizler bulunup bulunmadığı araştırılıp yine haczedilen taşınmazlar üzerinde başka dosyalardan dolayı haciz ve rehin kaydı bulunduğunun anlaşılması karşısında ise mahcuzların değeri ile hacizli dosya alacakları ve rehin alacağı belirlenerek mahcuzların değerinin hacizli dosya alacakları ile rehin borcunu karşılamasından sonra bu dosya alacağı yönünden alacaklıya yeterli miktarda bir paranın kalıp kalmayacağı hususunda araştırma yapılıp, kalmadığının anlaşılması halinde sanığın savunmasında şikayete konu olan aracın üçüncü kişiye devredildiği belirtildiğinden bu şahsın tanık sıfatıyla dinlenip söz konusu eylemin kim tarafından ve ne zaman gerçekleştirildiği tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, kabule göre de;1-Suç tarihinin eylemin gerçekleştirildiği tarih olması gerekirken gerekçeli karar başlığında suç tarihinin icra takip dosyasında ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği tarih olarak gösterilmesi, 2-Gerekçeli kararda icra dosya numarasının yanlış olarak gösterilmesi,..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Kayseri 4. İcra Ceza Mahkemesinin, 19.04.2022 tarihli kararı ile, sanık hakkında suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından sanığın beraatine, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Müşteki vekilinin temyiz isteği, temlik eden banka nezdinde alacağın tahsili amacıyla borçlu hakkında Kayseri 8. İcra Müdürlüğünün 2014/5619 Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığı, yapılan bu takip sırasında borçlunun temlik alınan bankanın alacağının tahsilini engellemek maksadıyla hareket ettiği, icra takibine konu ... plaka sayılı aracın , araç sahibi borçlu tarafından parçalarının söküldüğü ve aracın piyasa fiyatının düşürüldüğü, bilirkişi raporunda ise aracın bu haliyle trafiğe çıkamayacağının belirtildiği, failin bu fiiliyle icra takibini zorlaştırdığı, sekteye uğrattığı, bu sebeple borçlunun suç teşkil eden fiillerinden dolayı temlik eden bankanın zarar gördüğü, bilirkişi raporlarında da açıkça belirtildiği üzere borçlunun aracın mevcudunu kötü niyetli olarak suni surette eksilttiği, dava dilekçesinde de bu durum belirtildiğinde davalı tarafça eksikliklerin borçlu ... tarafından yapılmadığı, aracın ... adlı şahsa satıldığı söz konusu olayların üçüncü şahıs tarafından yapıldığının ifade edildiği ancak bu durumun ispat edilemediği, borçlunun tutanak sunamadığı, daha sonra 21.04.2015 tarihli duruşmada satışın sözlü devirle yapıldığının ifade edildiği, söz konusu aracın hala ...

üzerine kayıtlı olduğu, borçlunun ispatlayamadığı çelişkili ifadeleriyle zımmen de olsa aracın mevcudunda meydana gelen eksiklikleri kendinin yaptığını ikrar etmiş sayılacağı, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında, haciz kaydı konulan araçlar ve taşınmazlarda kıymet takdiri yapılmadığından alacaklının alacağını alamadığının tespiti yapılamadığına dair karar vermesinin kanuna ve hukuka aykırı olduğu, Kayseri 8. İcra müdürlüğünün 2015/5618 Esas numaralı dosyasında araç için rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığı, ancak aracın fiyatının alacağı karşılayamaması nedeniyle daha sonra İİK'nun 45 inci maddesi uyarınca Kayseri 8. İcra Müdürlüğünün 2015/5619 Esas numaralı dosyasından genel haciz yoluyla takip yapıldığı, her iki dosyada da kıymet takdiri yapıldığı ve belirlenen değerlerin alacağı karşılamadığı, Yargıtay kararlarında kesin aciz vesikası veya alacaklının borcunu karşılamaya yetecek başka malvarlığı olmadığının belli olması gerektiğinin belirtildiği, kıymet takdiri raporlarından bu durumun açıkça anlaşıldığı, gerek rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipte gerekse genel haciz yoluyla yapılan takipte alacağın karşılanamadığının aşikar olduğu, buna rağmen mahkemece alacağın alınmadığının tespitinin yapılamadığı ve kararın yeterli araştırma yapılmadan verildiği, borçlunun bahsi geçen menkul malları üzerinde rehin, haciz ve sair kayıtlar bulunduğu ve alacağın karşılanamayacağının açıkça ortada olduğu, bilirkişi raporlarında aracın motoru da dahil olmak üzere eksik olan birçok parçasının kalem kalem yazıldığı, borçlunun eksikliklerin kendinden kaynaklanmadığını söylese dahi bunu ispat edemediği ve aracın hala üzerine kayıtlı bulunduğu, bu durumda eksiltilen parçaların sorumlusunun borçlu ... olduğunun kabulü gerektiği, borçlunun kötü niyetli olarak aracın mevcudiyetini zarar verme kastıyla eksilttiği ve mahkemece sanığın alacaklıyı zarara uğratma kastıyla hareket ettiğinin ispatlanamadığına karar vermesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğundan bahisle kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun ( 2004 sayılı Kanun) 331 inci maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.Suç tarihinin 05.11.2014 tarihi olduğu, sanığın savunmasının alındığı 24.02.2015 tarihi ile inceleme tarihi arasında, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen ve durduran başkaca bir hüküm ve işlem bulunmaması nedeniyle, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin 24.02.2023 tarihinde inceleme sırasında gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kayseri 4. İcra Ceza Mahkemesinin, 19.04.2022 tarihli ve 2018/711 Esas, 2022/201 Karar sayılı kararına yönelik müşteki vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki davanın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.05.2023 tarihinde karar verildi.