12. Hukuk Dairesi 2022/13778 E. , 2023/5595 K.
"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/593 E., 2022/2140 K.
...
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 26. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/442 E., 2020/671 K.
Taraflar arasındaki üçüncü kişinin haczin İİK’nın 99. maddesine göre yapılması yerine İİK’nın 97. maddesine göre yapılarak takibin devamına ve talikine ilişkin karar verilmek üzere dosyanın icra hukuk mahkemesine gönderilmesine dair icra müdürlüğü kararının kaldırılması talebine ilişkin şikayet nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulüne, 30.09.2020 tarihli istihkak iddiasının İİK'nın 96-97. maddesine göre tesis edilmesine ilişkin memur işleminin iptaline karar verilmiştir.
Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ŞİKAYET
Şikayetçi üçüncü kişi şikayet dilekçesinde; haciz sırasında vergi levhası ve kira sözleşmesinin sunulduğunu, elektrik, telefon, su ve benzeri aboneliklerin müvekkili adına kayıtlı olduğunu, adresin ticaret sicil kayıtlarına göre 3. kişi şirketin adresi olduğunu, borçluların 3. kişi şirkette ortaklığının ve ticari ilişkisinin bulunmadığını, haczedilen menkullerin borcun doğumundan önce alındığını, faturalarının bulunduğunu, söz konusu malların otel işletmesine özgülenmiş mallar olduğunu, borçluların haciz mahallinde faaliyet gösterdiklerine dair emare bulunmadığını, haciz adresinin borçluların adresi olmadığını, ödeme emrinin borçlulara haciz adresinde tebliğ edilmediğini, haciz mahallinde borçlulara ait evrak bulunmadığını, bu durumda İİK'nın 97/a maddesi uyarınca mülkiyet karinesi 3. kişi şirket lehine olmasına karşılık icra müdürlüğünce İİK'nın 99. maddesi uygulanarak istihkak davası açmak üzere alacaklıya süre verilmesi gerekirken, İİK'nın 97/a maddesine göre karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek takibin devamına ve talikine ilişkin karar verilmek üzere dosyanın icra hukuk mahkemesine gönderilmesine dair icra müdürlüğü kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; icra müdürlüğünün, istihkak iddiası konusunda karar verilmek üzere İİK'nın 97. maddesi gereğince dosyanın icra mahkemesine sevki kararının usul ve yasaya ve somut olayın özelliklerine uygun olduğunu, benzer bir istihkak iddiası üzerine aynı takip dosyasında başka bir mahalde gerçekleştirilen hacizle ilgili olarak icra mahkemesinde takibin devamına karar verildiğini, davacı 3. şirket yetkilisinin takip borçlusu ve şirketin eski yetkilisi olan ...'ın maddi açıdan zor durumda olduğundan taşınmazlarını devraldığını beyan ettiğini, davacı üçüncü kişi şirket yetkilisi ile borçlunun kardeş olduklarını, alacaklıdan muvazaalı olarak mal kaçırdıklarını, haciz yapılan adresin muvazaalı hareket eden 3. kişi şirketin şubesi olduğunu, taşınmazın kira sözleşmesine göre kiracı ve kiralayan arasında da organik bağ bulunduğunu belirterek şikayetin reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 25.09.2020 tarihli haciz tutanağının tetkikinde, haciz adresinin takip borçlularının adresi olmadığı, haciz mahallinde borçluların hazır bulunmadığı, haciz mahallinde borçlulara ait evrak bulunduğuna dair haciz tutanağına yansıyan herhangi bir bilgi bulunmadığı gibi talimat icra müdürlüğüne sunulan takibin devamı kararının aynı takip dosyasından 20.12.2019 tarihinde şikayet konusu haciz adresinden farklı bir adreste yapılan hacze ilişkin olarak İstanbul 16. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/1601 Esas, 2019/1341 Karar sayılı kararı sunulduğu, ilgili hacizde haczedilen menkuller ile ilgili takibin devamı kararı verildiği gibi bu karar 20.12.2019 tarihli hacizde, haciz mahallinde yapılan menkullere ilişkin karar olduğu, şikayet konusu dosyanın, takibin devamı kararı verilen mahcuzların haczedildiği haciz adresinden tamamen farklı bir adrese yapılan hacizlere ilişkin olduğu değerlendirilerek şikayetin kabulüne, 30.09.2020 tarihli istihkak iddiasının İİK'nın 96-97. maddesine göre tesis edilmesine ilişkin memur işleminin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Alacaklı istinaf dilekçesinde; başka bir hacizde davacı 3. şirket yetkilisinin takip borçlusu ve şirketin eski yetkilisi olan ...'ın maddi açıdan zor durumda olduğundan taşınmazlarını devraldığını beyan ettiğini, davacı üçüncü kişi şirket yetkilisi ile borçlunun kardeş olduklarını, alacaklıdan muvazaalı olarak mal kaçırdıklarını, haciz yapılan adresin muvazaalı hareket eden 3. kişi şirketin şubesi olduğunu, taşınmazın kira sözleşmesine göre kiracı ve kiralayan arasında da organik bağ bulunduğunu, borçlu ile birlikte muvazaalı hareket etmek suretiyle taşınmazları devralan davacı 3. kişi şirket yetkilisi aleyhine İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/386 Esas sayılı dosyasıyla tasarrufun iptali davası açıldığını, mahkemece ihtiyati haciz kararı verildiğini, borçlu ile istihkak iddia eden şirket arasında fiili ve organik bağ bulunduğunu, daha önce başka bir adreste yapılan haciz sırasında borçlulara ait birçok evrak bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; icra müdürlüğünce varılan sonuca göre, icra mahkemesine getirilen bu tür şikayetlerde icra mahkemesince istihkak iddiasını çözümler şekilde muvazaa iddiası, organik bağ yahut borçlunun alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik taşınmaz devri yaptığı iddiaları incelenerek sonuca gidilemeyeceği, bu iddiaların, ancak istihkak davası ya da tasarrufun iptali davasında tartışılacak iddialar olduğu, haciz sırasında borçluların mahalde bulunmadıkları, borçluların haciz mahallinde faaliyet gösterdiklerine dair emarenin bulunmadığını, haciz adresinin borçluların adresi olmadığı, davacı şirketin faaliyet gösterdiği adres olduğu, ödeme emrinin borçlulara haciz adresinde tebliğ edilmediği, haciz mahallinde borçlulara ait evrak bulunmadığı, menkullerin borçlularla irtibatını sağlayacak bir delil bulunmadığı, borçlunun alacaklıdan muvazaalı olarak mal kaçırmak suretiyle devredildiği ileri sürülen taşınmazların, istihkak iddiasında bulunan davacı 3.kişi şirkete devredilmediği şirket yetkilisinin şahsına devredildiği, bu haliyle de muvazaa nedeniyle tasarrufun iptali davasına dayanılarak, borçlu ile davacı 3. kişi şirket arasında doğrudan organik bağ kurulmasına da olanak bulunmadığı, nitekim tasarrufun iptali davasının davalısının davacı şirket değil, şirket yetkilisi gerçek kişi olduğu gerekçeleri ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı istinaf dilekçesindeki hususları tekrar etmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, üçüncü kişinin,haczin İİK’nın 99. maddesine göre yapılması yerine İİK’nın 97. maddesine göre yapılarak takibin devamına ve talikine ilişkin karar verilmek üzere dosyanın icra hukuk mahkemesine gönderilmesine dair icra müdürlüğü kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nin 96, 97 ve 99. maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!