WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

12. Hukuk Dairesi         2022/12617 E.  ,  2023/4423 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1992 E., 2022/1819 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/448 E., 2022/577 K.

Taraflar arasındaki borca itiraz uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince itirazın reddine ve takibin durdurulduğu gerekçesi ile müteriz borçlular aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.

Kararın muteriz borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı müteriz borçlular tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ
Müteriz borçlular İcra Mahkemesine başvuru dilekçesinde; Ankara 7. İcra Müdürlüğünün 2022/2704 Esas sayılı dosyası ile alacaklı tarafından, borçlular hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi yapıldığını, takibe konu senedin şahsi borç için imza edilmiş olup ticari bir nitelik taşımadığını, İstanbul icra müdürlüklerinin yetkili olduğunu, akibe konu senedin 01.06.2019 tarihli taşınmaz kira sözleşmesinin teminatı olarak düzenlendiğini, sözleşmenin 22. maddesinde teminat olgusunun açıkça yazılı olduğunu, sözleşme tarihi ile senedin düzenlenme tarihinin aynı olduğunu, ilk kira bedelinin düşülmesinden sonra toplam 11 aylık kira bedeli karşılığının senet bedeli kadar olduğunu, teminat senetlerinin ciro edilip devredilemeyeceğini, teminat senedinin devrinin ancak alacağın temliki hükümleri ile mümkün olabildiğini, takibe konu senedin 01.06.2019 tarihli taşınmaz kira sözleşmesinin teminatı olarak düzenlendiğini, sözleşmenin 22. maddesinde teminat olgusunun açıkça yazılı olduğunu, sözleşme tarihi ile senedin düzenlenme tarihinin aynı olduğunu, ilk kira bedelinin düşülmesinden sonra toplam 11 aylık kira bedeli karşılığının senet bedeli kadar olduğunu, teminat senetlerinin ciro edilip devredilemeyeceğini, teminat senedinin devrinin ancak alacağın temliki hükümleri ile mümkün olabildiğini, senedin vade tarihinden sonra ciro edilmesi nedeniyle TTK. 690. maddesi uyarınca cironun alacağın temliki hükümlerini taşıdığını, bu sebeple cirantaya karşı da her türlü defi ve itirazların ileri sürülebileceğini, senedin vade ve protesto süresinden sonra takibe konulduğunu, takip ve eklerinde protesto evrakının bulunmadığını, bu takip için görevlendirilen vekilin vekalet tarihinin 04/02/2022 olduğunu, tüm bu açıklamalara göre takibe konu senedin vadesinden sonra ciro edildiğinin açık olduğunu, lehtar ve müvekkili ... arasında pek çok dava ve soruşturma dosyası bulunduğundan aralarında husumet olduğunu, bu sebeple ciranta ile lehtar arasındaki ilişkinin araştırılması gerektiğini, faiz talebinin haksız olduğunu, ileri sürerek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; takibe konu senette düzenleme yeri Ankara olarak belirttiğinden, Ankara İcra Daireleri yetkili olduğunu, senedi beyaz ciro ile iktisap etmiş olup, iyi niyetli 3. kişi (4.kişi) konumunda olduğunu, taraflar arasında ileri sürülebilecek olan kişisel defilerin ise kendisine karşı ileri sürülemeyeceğinin bonoyu iktisap ederken bile bile borçlu zararına hareket edildiğinin ispat edilmediğini, ibraz edilen belgede imzasının bulunmadığını ve taraf olarak yer almadığını, senedin teminat senedi olduğu iddiası senede açık atıf yapan yazılı bir belge ile ispat edilebileceğini, senetteki vadeye ve düzenleme tarihine yapılmış açık bir atıf da bulunmadığını, ileri sürerek davanın reddine, davacı aleyhine %20 oranında tazminata hükmedilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Ankara İcra Dairelerinin ve mahkememizin yetkili olduğu tespit edilmekle, esasa ilişkin yapılan değerlendirmede; davacıların takibe dayanak senedin teminat senedi olduğuna dair iddialarına yönelik takibe dayanak senedin unsurları ile tamam olup kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğu hususu da gözetildiğinde, senet metninde, senedin teminat senedi olduğuna dair herhangi bir ibare bulunmadığı gibi bu senedin teminat senedi olduğuna dair senedin vade, düzenleme tarihi ve miktarına açıkça atıf yapan yazılı bir belgenin de davacılar tarafından dosyaya sunulmadığı, bunun yanında davacıların söz konusu senet nedeniyle alacaklıya borçlarının bulunmadığı hususunu İİK 169/a maddesinde belirtilen belgelerle ispatlayamadıkları gerekçesi ile itirazın reddine ve takip durdurulduğundan muteriz borçlular aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.

26.07.2022 tarihli Tavzih Kararı ile; “1-Mahkememizin 30.06.2022 tarih, 2022/448 Esas, 2022/577 Karar sayılı ilamında; hüküm kısmının 2. fıkrasında; "...İİK 169/a-7 maddesi uyarınca" ibaresinden sonra gelmek üzere "asıl alacak olan 495.000,00 TL'nin %20'si olan 99.000,00 TL..." ibaresinin eklenerek hükmün tamamlanmasına,” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde müteriz borçlular istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Müteriz borçlular istinaf dilekçesinde; itiraz dilekçesini tekrar ederek kötü niyet ve ağır kusuru bulunmamasına rağmen aleyhine tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ;
1-Teminat senedi iddiası yönünden yapılan incelemede; borçlular tarafından itiraz nedeni olarak ileri sürülen kira sözleşmesi, senet keşidecisi ... ile lehtar ...arasında düzenlendiği, alacaklının sözleşmenin tarafı olmadığı, senedin cirosunun alacağın temliki hükümlerine göre ciro edildiği kabul edilip teminat senedi iddiası alacaklıya karşı ileri sürülse bile kira sözleşmesinde sadece 495.000 TL depozito senedi verildiği belirtilmiş olup senedin düzenleme ve vade tarihlerini de gösterir şekilde bir atıf yapılmadığı, alacaklının da bu iddiayı kabul etmediği gözetildiğinde teminat iddiasının yerinde olmadığı,
2- Kefil hakkında takip yapılamayacağı iddiası yönünden yapılan incelemede; itiraz eden borçlu ...'nun takip dayanağı bonoyu aval veren olarak imzaladığı, bono üzerine "kefil" ibaresi konsa dahi bu, aval olarak nitelendirilir ve aval veren, bononun diğer borçlusu ile birlikte müteselsilen sorumlu olur (TTK.702). TTK'nın 724. maddesi hükmü gereğince kambiyo senetlerinde müteselsil borçluluk esası olduğundan, bu tür senetlerde imzası olan herkes, hamile karşı müteselsilen sorumlu olacağı, bu açıklamalar doğrultusunda Türk Ticaret Kanunu'nda özel hükümler olması nedeniyle kambiyo senetlerinde BK'nın kefalete ilişkin hükümleri uygulanamayacağı, aval veren borçlu ... hakkında icra takibi yapılamayacağı talebinin bu nedenle yerinde görülmediği,
3- Diğer itirazların incelenmesindeyapılan hesaplamaya göre faiz talebinde fazlalık bulunmadığı, senetteki ciroların yazı yaşının tayinine yönelik talebin dar yetkili icra mahkemesinde incelenemeyeceği, borca veya imzaya itirazın incelenmesi sırasında sahtelik iddiasına dayalı olarak genel mahkemelerde açılan davaları bekletici mesele yapamayacağı, İcra mahkemeleri, genel olarak icra ve iflas takibi sırasında doğan uyuşmazlıkları sınırlı ve biçimsel olarak incelemeye ve karara bağlamaya yetkili olup, genel mahkemeler gibi geniş yetkili olmadığı, bu mahkemelerde kural olarak tanık dinlenemez, yemin teklif edilemez, bilirkişi incelemesine başvurulamayacağı, borca itirazın İİK.'nın 169/a maddesi, imzaya itirazın ise aynı kanunun 170. maddesi kapsamında incelenmesi gerektiği, tanık dinlenmesi yönündeki istinaf talebinin yerinde görülmediği,16/02/2022 tarihli mahkeme tensip ara kararı ile takibin durdurulmasına karar verildiğinden davacı borçlu aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleri ile istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde müteriz borçlular temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Müteriz borçlular temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesini tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız icra takibinde, borca itiraz talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK'nın 169/a-1, 169/a-6 maddesi, 6102 sayılı TTK'nın 702/1 maddesi, HGK'nın 06.03.2013 tarih ve 2012/12-768 E., 2013/312 K. ve 20.06.2001 tarih ve 2001/12-496 sayılı kararları,

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçluların temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.