WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

12. Hukuk Dairesi         2022/1243 E.  ,  2023/4229 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/347 (E) ve 2021/510 (K)
SUÇ : Alacaklısını zarara sokmak maksadıyla mevcudunu eksiltmek
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Müştekinin 06.05.2015 havale tarihli dilekçesi ile, borçlu şirket hakkında Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2015/4776 Esas ve 2015/5418 Karar sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi sonrasında, borçlunun üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının haczi için gönderilen birinci haciz ihbarnameleri sonucu, TOBB ve Karabük Demir Çelik San. ve Tic. A.Ş.'den gelen cevaplar doğrultusunda; alacaklı şirketin haczinin sıraya alınmış olduğunun ve Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2015/2424 Esas sayılı icra dosyası ile 10.800.000,00 TL bedelli dosya haczinin bulunduğunun bildirildiğini, söz konusu icra dosyası incelendiğinde, alacaklısının ... olduğunu ve ... adlı kişinin, borçlu şirketin
yönetim kurulu başkanı olduğunu, şirketin bulunmuş olduğu aciz halindeki durumdan dolayı muvaazalı işlemler ile alacaklılarını zarara sokmak kastıyla mevcudu azaltmak için, sanığın kendi şirketine karşı icra takibi başlattığını, söz konusu icra takibi ile, borçlu şirket yönetim kurulu başkanı şikayet edilen ...'ın ve diğer şikayet edilenlerin şikayet edilen ...'ın kendi şirketine karşı başlatmış olduğu icra takibinin miktarının hayli yüksek olması nedeni ile de ödenecek hak ve alacakların önüne geçilmek istendiğini ve zarara uğratmak kastıyla hareket edilmiş olduğunun açık olduğunu belirterek, sanıklar hakkında alacaklısını zarara sokmak maksadıyla mevcudunu eksiltmek suçundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 331 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılmaları için dava açılmıştır.

2.Ankara 7. İcra Ceza Mahkemesinin,31.03.2016 tarihli kararı ile, sanık ... hakkında alacaklısını zarara sokmak maksadıyla mevcudunu eksiltmek suçundan neticeten 900,00 TL ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanıklar ..., ... ve ... hakkında atılı suçun unsurları oluşmadığından ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.

3.Ankara 7. İcra Ceza Mahkemesinin,31.03.2016 tarihli kararının sanık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 29.05.2018 tarihli ve 2018/1813 Esas, 2018/6481 Karar sayılı kararı ile "...Anayasa'nın 141, CMK'nın 34, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık olması ve Yargıtay'ın bu işlevini yerine getirmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin, sanığın eyleminin ve suçun ne olduğunun ve cezanın bireyselleştirilmesine ilişkin ulaşılan kanaatin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken, bu ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun olarak hüküm kurulması,Kabule göre de;1)... sun’i olarak ihdas edildiği iddia olunan borçlarının gerçek bir mal ve/veya hizmet alımına dayanıp dayanmadığının fatura, sözleşme, banka kayıtları ve benzeri ispata elverişli her türlü belgenin bulunup bulunmadığının ve tasarrufun iptali davasının sonucunun da beklenilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,2)... sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK'nın 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu,..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4.Ankara 7. İcra Ceza Mahkemesinin, 21.09.2021 tarihli kararı ile, sanıklar hakkında unsurları oluşmayan suçtan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Müşteki vekilinin temyiz isteği, bozma sonrasında yapılan yargılama sonucunda, iflas yargılamasında verilen kararın kesinleşmiş olması sebebiyle takiplerin düştüğü, bu nedenle de sanıkların tamamının ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği, yerel mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğu, sanık ...'ın borçlu şirketin yönetim kurulu başkanı olduğu, şirketin bulunmuş olduğu aciz hali sebebiyle muvazaalı işlemler yapmak suretiyle alacaklılarını zarara sokmak kastıyla kendisinin yönetim kurulu başkanı olduğu şirkete karşı icra takibi başlattığı, böylelikle, sanıkların tamamının gerçekte var olmayan borçların varmış gibi kabul edilmesi suretiyle borçlu şirketin pasifini çoğaltarak, alacaklıların alacaklarını tahsil etmesinin önüne geçmek ve zarara uğratmak kastıyla hareket ettikleri, Ankara 23. İcra Müdürlüğü'nün 2015/2424 Esas numarası ile başlatılan takipte takibin alacaklısının ...; borçlusu ise kendisinin yönetim kurulu başkanı olduğu şirket olan Artıyapı A.Ş. ve borcun miktarının ise 10.800.000,00 TL olduğu, bu denli yüksek bedel üzerinden başlatılan takibin, sanıkların İİK'nın 331 inci
maddesi bağlamında alacaklısını zarara uğratmak maksadıyla şirket mevcudunu azaltıcı fiillerde bulunduğunu gösteren nitelikte olduğu, sanıkların, kendilerini alacaklı göstererek yönetim kurulu üyeliği yaptıkları şirket aleyhine fahiş bir tutar üzerinden icra takibi başlatmış olmalarının, işlemin tek başına muvazaalı olduğunu kanıtlar nitelikte olduğu ve alacaklının, borçlu şirketin menkul ve gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki alacaklarına haciz koydurarak, diğer alacaklıların alacaklarına kavuşmasını geciktirdiği, kişinin kendi sahibi olduğu şirkete borç vermesinin, daha sonrasında da alacağını tahsil amacıyla kendi şirketine karşı icra takibi başlatmasının hayatın olağan akışına aykırı düştüğünden bahisle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay, sanık tarafından borçlu şirket aleyhine muvazaalı olarak icra takibi başlatılması suretiyle alacaklıyı zarara uğratmak kastı ile mevcudun eksiltildiği iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
A.Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Alacaklısını Zarara Sokmak Maksadıyla Mevcudunu Eksiltmek Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden;
Mahkeme tarafından 31.03.2016 tarih ve 2015/193 Esas, 2016/242 Karar sayılı hükümle sanıklar hakkında verilen beraat kararları temyiz edilmeksizin kesinleştiği halde, incelemeye konu dava dosyası üzerinden yargılama yapıldığı ve 21.09.2021 tarihinde yeniden sanıklar hakkında beraat kararları verildiği anlaşılmış ise de, kesinleşmeden sonra yapılan tüm işlemlerin yok hükmünde olduğundan, yeniden bu hususta karar verilmesi mümkün görülmemekle temyiz isteminin, bu sanıklar yönünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,

B.Sanık ... Hakkında Alacaklısını Zarara Sokmak Maksadıyla Mevcudunu Eksiltmek Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre;

1.Sanığın üzerine atılı bulunan İİK'nın 331 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takibi şikayete bağlı olan seçimlik hareketli bu suçun; "Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla,
“1-)Mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak,
2-)Telef ederek
3-)Kıymetten düşürerek,
4-)Hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek,
5-)Asıl olmayan borçlar ikrar ederek;

Mevcudunu suni surette eksiltirse” şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da (alacaklının, borçlu aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde) gerçekleşmesi halinde oluşacağı yerleşik uygulamalarda benimsenmiştir.

2.Somut olayda, tasarrufun iptaline ilişkin Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/286 Esas,
2021/263 Karar sayılı kesinleşen ilamı ile mevcudun suni olarak eksiltildiğinin tespit edildiği, sanığın eyleminin alacaklıdan mal kaçırma kastıyla yapıldığı, eylemlerin bir bütün olarak muvazaa kastını ortaya çıkardığı ve sanığın işlemlerini muvazaalı olarak alacaklıyı zarara uğratmak için yaptığı anlaşıldığından, oluşa göre sanığın üzerine atılı eylemin sübut bulduğunun dosya içeriğinden anlaşılması nedeniyle, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
A.Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Alacaklısını Zarara Sokmak Maksadıyla Mevcudunu Eksiltmek Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden;
Gerekçe bölümünün (a) bendinde açıklanan nedenle, mahkeme tarafından 31.03.2016 tarih ve 2015/193 Esas, 2016/242 Karar sayılı hükümle sanıklar hakkında verilen beraat kararları temyiz edilmeksizin kesinleştiği halde, incelemeye konu dava dosyası üzerinden yargılama yapıldığı ve 21.09.2021 tarihinde yeniden sanıklar hakkında beraat kararları verildiği anlaşılmış ise de, kesinleşmeden sonra yapılan tüm işlemlerin yok hükmünde olduğundan, yeniden bu hususta karar verilmesi mümkün görülmemekle temyiz isteminin, bu sanıklar yönünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,

B.Sanık ... Hakkında Alacaklısını Zarara Sokmak Maksadıyla Mevcudunu Eksiltmek Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünün (b) bendinde açıklanan nedenle Ankara 7. İcra Ceza Mahkemesinin, 21.09.2021 tarihli ve 2018/347 Esas, 2021/510 Karar sayılı kararına yönelik müşteki vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.06.2023 tarihinde karar verildi.