12. Hukuk Dairesi 2022/12317 E. , 2023/4093 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1380 E., 2022/1584 K.
HÜKÜM/KARAR : İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması/Yeniden hüküm
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/181 E., 2022/337 K.
Taraflar arasındaki borca itiraza ilişkin uyuşmazlıktan dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince, davacının davasının kabulü ile ... 13. İcra Müdürlüğünün 2020/2236 Esas sayılı takibinin davacılar ..., Gül Bülüç, ...ve ... yönünden takibin iptaline karar verilmiştir.
Kararın muteriz borçlu ve alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, gerekçede ve hükümde hata edildiği anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK.nun 353/1-b-2. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ile davacılar yönünden takibin durdurulmasına ve koşulları bulunmadığından davacıların tazminat isteminin reddine, hükmedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ
Borçlu icra mahkemesine başvuru dilekçesinde; alacaklının kambiyo takibinde bulunduğunu, takibe dayanak bononun taraflar arasındaki takibe müstenit bono ile aynı tarihte düzenlenen 01.03.2018 tarihli kira sözleşmesi ilişkinin teminatı olarak verildiğini, bononun kayıtsız şartsız borç ikrarını içermediğinden kambiyo takibine konu edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; borçlu tarafından dava dilekçesi ekinde ibraz edilen sözleşmedeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği hususların maddi dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alacaklı tarafından icra takibine konu edilen senedin tanzim tarihinin 01.03.2018 tarihi olduğu ve davacılar ile davalı arasında tanzim edilen kira kontratının başlangıç tarihinin de 01.03.2018 tarihi olduğu, takibe dayanak senedin tarafları ile kira kontratının taraflarının aynı olduğu ve senedin miktarı ile kira kontratındaki yıllık kira bedelinin de aynı olduğu, ayrıca kira kontratı içeriğinde teminat senedi verildiğinin belirtildiği, bu nedenle takibe dayanak senedin taraflar arasında yapılan kira kontratının teminatı olarak verildiği ve bu senede ilişkin kambiyo senetlerine dayalı icra takibi yapılamayacağı gerekçesi ile takibin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde müteriz borçlu ve alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Müteriz borçlu istinaf dilekçesinde; lehine tazminata hükmedilmesi gerektiği belirtilerek ilk derece mahkemesi kararının tazminat yönünden kaldırılmasını talep etmiştir.
Alacaklı istinaf dilekçesinde; davacılar tarafından dosyaya sunulan kira sözleşmesindeki imzayı müvekkilinin duruşmada inkar ettiği, senedin önceki şirketin borçlarını kiracı tarafından üstlenilmesi sebebiyle verilmiş olduğu, teminat senedi olmadığı belirtilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; akibe konu senedin, taraflar arasındaki kira sözleşmesi gereğince teminat olarak verildiğinin iddia edildiği, her ne kadar davacılar tarafından sunulan kira sözleşmesindeki imzayı duruşmada davalı asil reddetmiş ise de, aynı sözleşmeye dayalı olarak davalı alacaklı tarafından ... 5. İcra Müdürlüğünün 2019/11790 Esas sayılı dosyası üzerinden kira alacağının tahsili amacıyla takip yapıldığının anlaşılması sebebiyle, bu takibin dayanağı olan kira sözleşmesi altındaki imzanın da davacı asile gösterilerek beyanının alındığı, beyanında bu sözleşme altındaki imzaların kendisine ait olduğunu kabul ettiği, her ne kadar davacılar elindeki suretteki imza davalı alacaklı tarafından inkar edilmiş ise de, alacaklı tarafından takibe konu edilen sözleşmenin içerik olarak birebir aynısı olan kira sözleşmesi altındaki imzasının ikrar ettiği, bu sözleşme tarihiyle takibe dayanak senedin tanzim tarihinin aynı olduğu, bu sözleşmenin 15. maddesinde açıkça 720.000,00 TL'lik senedin teminat olarak verildiğinin belirtildiği, sözleşmenin taraflarıyla senedin taraflarının da aynı olduğu, bu şekilde kira sözleşmesi kapsamında takibe dayanak senedin teminat olarak verilmiş olduğu, ilk derece mahkemesince takibe dayanak senedin teminat senedi olduğuna yönelik iddiayı kabul etmesinin yerinde olduğu, ancak yukarıda açıklandığı üzere bu iddianın borca itiraz niteliğinde olması sebebiyle takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken takibin iptaline karar verilmesi doğru bulunmadığı, ancak borca itirazın esasına girilmediğine göre; yukarıda değinilen İİK'nın 169/a-6. maddesinin açık hükmü gereğince, alacaklının tazminat ile sorumlu tutulması mümkün olmadığından davacılar lehine tazminata hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, gerekçesi ile gerekçede ve hükümde hata edildiği anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b-2. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ile davacılar yönünden takibin durdurulmasına ve koşulları bulunmadığından davacıların tazminat isteminin reddine, hükmedilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesini tekrarla bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız icra takibinde borca itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK md. 168, 169, 169/a
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK'nin 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nin 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!