WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

12. Hukuk Dairesi         2022/11777 E.  ,  2023/4271 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3635 E., 2022/1764 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret/Kaldırma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 7. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/338 E., 2021/719 K.

Taraflar arasındaki imzaya itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacının imzaya itirazının kabulü ile Antalya Genel İcra Müdürlüğünün 2020/149943 Esas sayılı dosyasında takibin davacı borçlu yönünden durdurulmasına, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, borçlu vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına yeniden hüküm kurulmasına, takibin davacı borçlu yönünden durdurulmasına, kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla ilamsız icra takibinde, takip konusu bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürüp takibin ve ödeme emrinin iptaline, tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; davacının imzaya itirazının kabulü ile Antalya Genel İcra Müdürlüğünün 2020/149943 Esas sayılı dosyasında takibin davacı borçlu yönünden durdurulmasına, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu ve davalı alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlu vekili istinaf başvuru dilekçesinde; tazminata hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; cevap dilekçesini tekrarlayarak, bilirkişi raporuna itirazda bulunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece verilen karara karşı davalı alacaklı vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesi ve kamu düzeni kapsamında yapılan inceleme neticesinde; borçlu tarafından süresinde imzaya itiraz edildiğini, takip konusu belgenin bono vasfını haiz olduğunu, tanzim tarihi öncesine ait yeterli imza örneğinin toplanıldığını, 17.02.2021 tarihli raporda imzanın borçlu eli ürünü olmadığının belirtildiğini, 12.04.2021 tarihli raporda imzanın borçlu elinden çıktığının belirtildiğini, böylece iki rapor arasında çelişki oluştuğu, bu çelişkinin giderilmesi için üç kişilik bilirkişi heyetinden 06.08.2021 tarihli rapor alındığını, bu raporda imzanın borçlu elinden çıktığının kabulü mümkün görülemediğinin belirtildiğini, kesin kanaat içeren ve önceki iki rapor arasındaki çelişkiyi gideren 06.08.2021 tarihli raporun bilimsel verilere uygun, yargı denetimine elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olması nedeniyle yeniden rapor alınmasına gerek bulunmadığını, mevcut rapora göre alacaklı takip konusu bonodaki itiraz eden borçluya atfedilen imzanın borçluya ait olduğunu ispat edemediğini, bu nedenle borçlunun imzaya itirazının kabulü ile İİK’nın 170/3. maddesi uyarınca takibin durdurulmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiğini, davacı borçlunun istinaf dilekçesi bakımından inceleme yapıldığında, alacaklının, takip dayanağı bonoda lehtar, borçlunun ise tanzim eden olduğunun bu durumda alacaklının, borçlu ile doğrudan ilişki içinde olduğundan imzanın borçluya ait olup olmadığını bilebilecek durumda olduğunu, tazminat ödeme şartlarının oluştuğunu, belirtilen bu nedenlerle borçlunun istinaf başvurusunun esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurularak alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, borçlu vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı alacaklı vekili istinaf dilekçesini tekrarlayarak, istinaf kararına karşı yasal süresi dahilinde temyiz kanun yoluna başvurduklarını belirtmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine özgü takipte imzaya itiraza ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İcra İflas Kanunu 68. madde,170. madde.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.