WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

12. Hukuk Dairesi         2022/11201 E.  ,  2023/3908 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/545 E., 2022/681 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 3. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/666 E., 2021/31 K.

Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı alacaklı ve davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı alacaklı ve davalılar-3.kişiler tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı alacaklı dava dilekçesinde; borçlu Ülke Öner hakkında Antalya 5. İcra Müdürlüğünün 2002/10113 Esas sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını, ... İcra Müdürlüğünün 2014/541 Talimat sayılı dosyasından 05.06.2014 tarihinde daha önce hiç haczedilmeyen malların haczedilmesi üzerine borçlunun eşi ve kızı tarafından istihkak iddiasında bulunulduğunu, 05.06.2014 tarihinde haczedilen menkullerin daha önce 18.11.2002 tarihinde ve 19.11.2018 tarihinde haczedilen menkuller olmadığını, dava konusu 05.06.2014 tarihli haczin yapıldığı yerin hazineye adına kayıtlı 2/B vasfında bir taşınmaz olduğunu ve üzerindeki otel ve müştemilatının borçluya ait bulunduğunun Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2012/7282 Esas ve 2013/4379 Karar sayılı, Antalya 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/63 Esas ve 2014/311 Karar sayılı, Antalya 1. İcra hukuk Mahkemesinin 2013/964 Esas ve 2014/183 Karar sayılı kararından, Milli Emlak Müdürlüğüne yazılan haciz yazısı ve Milli Emlak Müdürlüğünce verilen cevaptan açık bir şekilde anlaşılabileceğini, otelde bulunan ve daha önce haczedilmeyen menkul mallar hakkında istihkak iddiasında bulunan 3. kişi... Otel ... Ltd. Şirketinin, borcun doğumundan sonra 27.12.2002 tarihinde kurulduğunu, şirket ortaklarının borçlunun eşi ve kızı olduğunu, bu şirketin mal kaçırmak ve borçluya ait oteli işletmek amacıyla kurulduğunu, borçlu ve 3. kişiler arasında organik bağ olduğunu iddia ederek davalı 3. kişilerin istihkak iddialarının reddine ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir

II. CEVAP
Davalı- istihkak iddiasında bulunan 3. Kişi cevap dilekçesinde; dava konusu haczin yapıldığı otelde, davacının 3. kez haciz teşebbüsünde bulunduğunu, daha önceki hacizlerin yargı kararı ile kaldırıldığını, davacının aynı otel ile ilgili olarak aynı takipte bir daha haciz talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, çünkü otel mülkiyetinin kime ait olduğu hususunun kesinleştiğini, Antalya 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 2008/148 Esas 2009/223 Karar sayılı kararına rağmen davacı tarafın otele ek oda yapıldığı, restoranın yıkılarak yeniden yapıldı gibi iddialar ile yasanın ve kesinleşmiş yargı kararının arkasından dolanarak yaptırmış olduğu hacizlerin yargı tarafından korunmasının mümkün olmadığını, hazine arazisi üzerindeki otelin ve içindeki eşyaların borçlu ile bir ilgisi bulunmadığını, 3. kişi şirket ile şirket ortaklarının ayrı tüzel kişiliğe sahip olduklarını, borçlunun 3. kişi şirkette ortak olmadığını, borçlu ile 3. kişi şirketler arasında organik bağ olmadığını beyanla istihkak iddiasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı borçlu cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Davalı ... Otelcilik... Ltd. Şti'nin kuruluş tarihi 27.12.2002 olup, ortaklık yapısının davalı borçlunun eşi davalı ... ve kızından ibaret olması, davalı borçlu ile davalı ... arasında başlangıçtan itibaren alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak işlemler yapıldığı ve bu iradeyle hareket edildiği hususunda hakimliğimizde kanaat uyandırdığı, davalı borçlu ile davalı ... arasında mal ayrılığı rejimi olduğu iddiaları, yukarıda belirtildiği gibi otel ile ilgili tüm resmi işlem ve yazışmaların davalı ... adına yürütülmesi hususları muvazaa olgusunun aksine izlenim uyandıracak güçte iddialar olmayıp, istihkak davasının amacının örtülü işlemler nedeniyle maddi gerçeğin tespitine ilişkin olması nedeniyle hükme esas alınabilecek nitelikte olmadıkları değerlendirildiği, mahkemece kabul edilen muvazaa olgusunun mevcudiyeti, zaten başlangıçtan itibaren davalılar arasında örtülü işlemler yapma iradesi olduğunun tespitinden ibaret olduğu, bunun en belirgin görünümü davacı tarafından delil dilekçesi ekinde sunulan ve davalı borçlu ...'in Mali Suçlar Bürosunca yapılan sorgusunda tutanağa geçen ve icra nedeniyle parasını eşinin hesabına yatırdığı yönündeki açık beyanı olduğu, hazine arazisi üzerindeki evin, Yargıtay 17. HD. 2012/7282 Esas 2013/4379 Karar sayılı 28.03.2013 tarihli ilamına göre davalı borçlu ...'e ait olduğu, dava önce yapılan 19.11.2008 tarihli dava konusu haczin kaldırılmasından sonra otel enkazı yönünden davanın konusuz kaldığına ilişkin karar verildiği, bu yönüyle ilamda (daha önce haczedilen) otel haczi yönünden esasa ilişkin yapılan bir tespit ve olgu bulunmadığı, Yüksek mahkemece ayrıca söz konusu ilamda; davalılar arasında alacaklılardan mal kaçırma amacıyla muvazaalı işlemler yapıldığının tespit edildiği, ayrıca söz konusu ilamda tartışılan ve ... Kaymakamlığının 2001/20 karar numaralı, 24.08.2001 tarihli kararı, Milli Emlak Müdürlüğü yazıları, Tedaş başvurusu ve aboneliğe ilişkin kurum yazısı, ... Mal Müdürlüğü yazısı ile sair sunulu diğer belgelerin birlikte değerlendirilmesinde de, davalı borçlu ...'in malik ve zilyet olarak hareket ettiği anlaşıldığı, 4706 sayılı Kanuna göre hazineye ait olan yerlerin hazineye intikal edeceğine yönelik davalı borçlu ... tarafından açılan şikayet davasında Antalya 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/387 Esas 2020/338 Karar sayılı 05.10.2020 tarihli kararının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddedildiği görülmekle, easasen bu hususta davalı borçlunun dava açmaktaki maksadı da anlaşılamamıştır. Hazine arazisi üzerindeki söz konusu yerlerin mülkiyeti ve zilyetliği; davalı 3. şahıs vekilinin dosyaya sunduğu belgelere göre (görünüşe göre) otelin kuruluş tarihinden itibaren zilyetliğin ... 'de ve dolayısıyla davalı şirket üzerinde olduğu, ancak arazi üzerinde davalı borçlu ...'e yapılan idari işlemler nedeniyle bu yerin borçlu ...'e ait olduğu, ticaret sicil kayıtlarına göre 27.12.2002 tarihinde kurulu Sena Otelcilik ..Ltd. Şti'nin ortaklarının borçlu ...'in eşi ... ve kızı olduğu ve davalı tarafların davalı borçlunun sonradan yıkılan ve haciz tatbik edilmiş (dava dışı otel ve ev) yerler üzerinde haciz uygulandığı, bundan sonra alacaklılar tarafından yapılacak işlemleri engellemek amacıyla kurulan otelin işletme ve yönetiminde davalı borçlunun yer almadığı ve bu suretle muvazaalı olarak hareket edildiğinin kabulü gerektiği gerekçeleri ile Davanın kabulü ile 3. kişinin istihkak iddiasının reddine, Davacı tarafın yasal şartları oluşmayan tazminat isteminin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı alacaklı ve davalılar-3. kişiler istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı alacaklı istinaf dilekçesinde; Davalı borçlu ile davalı ... arasında başlangıçtan itibaren alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak işlemler yapıldığı, yerel mahkeme kararında gerekçeli ve ayrıntılı bir şekilde yer aldığını, davalıların kötüniyetli olduklarını, kötü niyet tazminatı taleplerinin de kabulü gerekirken reddedilmesi yanlış olup, kararın sadece bu kısmının kaldırılarak kötü niyet tazminatına karar verilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar 3. Kişiler istinaf dilekçesinde; delillerinin toplanmadan karar verildiği, kesin hüküm oluşturacak şikayet ve istihkak davaları dikkate alınmadan karar verildiği, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2012/7282 Esas ve 2013/4379 Karar sayılı kararı ile yapıların ...'e ait olduğu hukuken kesinleşmiş olmasına rağmen bu kararın gözden kaçırıldığı, bu kararın taraflar yönüyle kesin hüküm oluşturacağı 2 ayrı davalının bulunmasına rağmen tek bir davalı varmış gibi karar verilmesinin doğru olmadığı, davanın açılma nedeninin sorgulanmasının doğru olmadığı, sunulan fatura ve belgelerin dikkate alınmamasının doğru olmadığı, yapılar ile ilgili tüm resmi işlemlerin davalı ... tarafından yapıldığı hususunun dikkate alınmadığı, aboneliklerin ... sahibi Şükriye adına olduğu ve haczin geçersiz olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ; takibin ertelenmesine karar verilmemiş olması nedeniyle davacı alacaklı lehine tazminata hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, 18.11.2002 ve 19/11/2008 tarihlerinde haczedilen otel kısımlarının dava konusu haciz dışında kaldığı ve enkaz haczinin yeni yapılan bölümlere ilişkin olduğunun dava konusu haciz tutanağından ve 25.06.2014 tarihli bilirkişi raporundan anlaşılmış olmasına, davalı 3. kişi şirketin borcun doğumundan sonra kurulmuş olmasına, borçlu tarafından meydana getirildiği anlaşılan otelin işleteni olan davalı şirketin ortaklarının borçlunun eşi ve kızı olması nedeniyle borçlu ile 3. kişilerin birlikte hareket ettiklerinin anlaşılmış olmasına, taraflarca bildirilen mahkeme kararlarının dosya kapsamında bulunmasına ve ayrıca mahkemenin gerekçeli kararının ilk sayfasında yanlış yazıldığı anlaşılan talimat dosya numarası, haciz tarihi ve icra müdürlüğünün karar tarihinin mahallinde her zaman düzeltilebilir nitelikte maddi hata olduğunun anlaşılmış olmasına göre, mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı alacaklı ve davalılar- 3. kişiler temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı alacaklı temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesini tekrarla bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

Davalılar-3. kişiler; istinaf dilekçesini tekrarla bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, alacaklının İİK’nın 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 97 ve 99. maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı alacaklı ile davalılar-3. kişiler vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,

Taraflarca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Davacıdan alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın tahsiline,

Davalılar-3.kişilerden alınması gereken 20.185,60 TL onama harcı işin peşin alınan 5.046,40 TL harcın mahsubu ile kalan 15.139,20 TL harcın tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.06.2023 tarihinden oy birliğiyle karar verildi.