WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

12. Hukuk Dairesi         2022/10608 E.  ,  2023/3273 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki memur muamelesini şikayetten dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ŞİKAYET
Şikayetçi alacaklı şikayet dilekçesinde; takip borçlusunun icra dosyasına yaptığı durdurma talebine istinaden müdürlükçe 24.02.2021 tarihli karar ile takibin durdurulduğunu, icra müdürlüğünün ilamlı takiplerde takibin durdurulmasına karar veremeyeceğini, MÖHUK 57/2 maddesinin tenfize ilişkin kararların kesinleşmeden icraya konulamayacağına dair bir düzenleme içermediğini yalnızca temyizin tenfiz kararının yerine getirilmesini durduracağına dair düzenleme olduğunu, takibe konu ilamın istinaf aşamasında olduğunu, kararın istinaf edilmesinin icrayı durdurmayacağını ileri sürerek müdürlük işleminin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Borçlu cevap dilekçesinde; istinaf sisteminin sonradan yürürlüğe giren bir kanun yolu olduğunu ve bu kanun yolunun da tenfiz kararının kesinleşmesini engellediğini, dolayısıyla MÖHUK 57/2 maddesinin kapsamına hem temyiz hem de istinaf kanun yolunun girdiğinin açık olduğunu belirterek şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 57/2. maddesi gereğince tenfiz kararının temyizinin onun yerine getirilmesini durduracağı, bu hususun kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece re'sen göz önünde bulundurulması gerektiği, ilamlı takibe konu yapılan tanıma ve tenfiz ilamının takip tarihinde henüz kesinleşmediği, karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulduğu, kararın istinaf edilmesinin tenfiz kararının infazını kendiliğinden durduracağı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet eden/alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Alacaklı, şikayet dilekçesi içeriğini tekrar ederek, şikayet konusunun memur muamelesini şikayet olduğu halde aleyhlerine vekalet ücreti verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemenin hüküm fıkrasında hükme karşı başvurulacak kanun yolunun açık olarak belirtilmek zorunda olduğunu, kararın bu yönüyle de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tenfiz kararının infazının kesinleşmesine bağlı olmadığı ancak 5718 sayılı yasa hükmü uyarınca ilama karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine takibin durmasına karar verilmesi gerektiği, emredici nitelikteki bu yasal düzenlemenin icra müdürlüğünce göz önünde bulundurulması ve ilamın istinaf edildiğine ilişkin belge ibrazı üzerine takibin durdurulmasına karar verilmesinin isabetli olduğu, her ne kadar şikayetçi yasa maddesinde "temyiz" den bahsedilmesi sebebi ile "istinaf" halinin yasa kapsamında olmadığı ileri sürmüş ise de söz konusu yasa maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden sonra her hangi bir değişiklik yapılmadığı, istinaf mahkemelerinin kuruluşundan önceki metin olması göz önünde bulundurulduğunda yasa maddesindeki kanun yolunun istinaf ve/veya temyiz yolu olarak anlaşılması gerektiği, borçlunun talebi üzerine icra müdürlüğünce takibin durdurulduğu, şikayetin mahiyeti gereği, şikayet dilekçesinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun vekille temsil edildiği bu nedenle haksız çıkan şikayetçi aleyhine vekalet ücretine hükmolunmasının isabetli olduğu, şikayete konu icra müdürlüğünün takibin durdurulmasına ilişkin olarak verdiği kararda, tenfiz kararlarının kesinleşmeden takibe konu edilemeyeceği yönündeki tespiti hatalı ise de, aynı kararda, bu kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunun MÖHUK57/2. maddesi uyarınca takibin durdurulmasını gerektirdiği yönündeki belirlemesinin yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet eden/alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayet ve istinaf dilekçesi içeriğini tekrar ederek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ilamlı icra takibinde takibin durdurulmasına ilişkin memur muamelesini şikayettir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5718 sayılı MÖHUK'un 57/2. maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayet eden/alacaklının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.