WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Temmuz 2026

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

12. Hukuk Dairesi         2022/10601 E.  ,  2023/3156 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 27. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kambiyo senedine özgü takipte şikayet, yetki, borca, faize itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, yasal şartlar oluşmadığından davalının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayet eden-borçlular vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayet eden-borçlular vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı-borçlular vekili dava dilekçesinde; ödeme emrine dayanak senedin tebliğ edilmediğini,borçluların yerleşim yeri ....., olup, yetkili icra dairesinin Bakırköy olduğunu,takip dayanağı senedin taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesi uyarınca kullanılan kredi borcuna teminat olarak verildiğini, davalı bankadan ilk kredi kullanımında açık bono olarak yalnızca imza içerir şekilde bono alındığını, kredinin kullanımından yaklaşık 3 yıl sonra kullanılan kredi totalinin çok üzerinde takip başlatılması, bononun düzenleme tarihli 17.04.2017 iken vade tarihinin 10.06.2019 tarihi olmasının sözleşme hilafına hukuka aykırı bir şekilde sonradan doldurulduğunu, dayanak belgenin üzerinde tahrifat yapıldığını açıkça ortaya koyduğunu, davacıların davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, işlemiş ve işleyecek bütün faize ve ferilerine itiraz ettiklerini beyanla davanın kabulü ile dava konusu bonoya dayalı takip bakımından yetkili icra dairesinde açılmadığının tespiti ile borca müstenid senedin ödeme emrinde gönderilmemiş olması nedeniyle takibin ve ödeme emrinin iptaline, borca itirazının kabulü ile takip ve ödeme emrinin iptaline, haksız takip nedeniyle alacaklı aleyhine %20 kötü niyet tazminatı hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı-alacaklı vekili cevap dilekçesinde; tebliğ zarfında ödeme emrinin eki olarak bono suretinin yer aldığını, bono üzerinde İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunun belirtildiğini, takibe dayanak bono anlaşma üzerine ödeme sözü niteliği taşıyan imzalı bir bono olup, teminat senedi olmadığını beyanla davanın reddi ile davacının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; öncelikle yetki itirazı değerlendirilerek; takibe konu senetlerde tanzim yeri olarak " İST." yazılı olduğu görülmekle senedin düzenleme yerinin bağlı bulunduğu icra müdürlükleri, dolayısıyla İstanbul İcra Müdürlükleri yetkili olacağından davacının yetki itirazının reddine karar verilerek davanın esası ncelendiğinde; mahkemece faiz incelemesi için alınan 20.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda hesaplanan takip talebinde işlemiş faizin takiple uyumlu olduğu tespit edilmekle faiz yönünden yapılan itirazın reddine karar vermek gerektiği, davacının takip dosyasında ödeme emri tebliğinin İİK'nın 58. maddesine aykırı olarak takibe dayanak belgenin eklenmediğini iddia etmiş olup, ödeme emri tebliğ mazbatası incelendiğinde "Örnek No:10 Ö.E ve Dayanak Belge sureti" yazılı olduğu görülerek davacının bu itirazının reddine karar vermek gerektiği, takibe konu senedin taraflar arasında yapılan sözleşme gereği teminat olduğu belirtilmişse de açıkça hangi ilişkinin teminatı olarak verildiğine ilişkin takip konusu senede açıkça atıfta bulunulduğuna dair delil ibraz edilmediği görülmüş olmakla itiraz gerekçelerine göre borçlu olmadığı/teminat senedi olduğu yönündeki iddiaların İİK 169/a maddesi uyarınca aynı kuvvette yazılı bir belge ile kanıtlanmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet eden-borçlular vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Takibe dayanak senedin ödeme emri ekinde tebliğ edilmediğini, senedin teminat senedi olduğunu, senedin yalnızca imza içerir şekilde alındığını, kredi kullanımından yaklaşık 3 yıl sonra, kullanılan kredi totalinin oldukça üzerinde takip başlatılmasının sözleşme ve rıza hilafına doldurulduğunu gösterdiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetki sınırları aşılarak, yargılama makamı yerine geçerek hukuki değerlendirmede bulunduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlunun, İİK'nın 167/2. ve 168/1-1. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanun'un 58. maddesine aykırılık nedenine dayalı şikayeti yönünden yapılan inceleme sonucunda; somut olayda, takip talebi ve ödeme emrinde, takip konusu borcun dayanağı olarak bir adet bono gösterilmiş olup, borçlular adına çıkarılan ödeme emri tebliğ evrakında; "örnek no10 ödeme emri ve dayanak belgeler vardır", "örnek no10 ödeme emri ile bono sureti vardır" şerhinin bulunduğu, buna göre takip dayanağı bononun tasdikli örneğinin ödeme emri ile birlikte borçlulara gönderildiği anlaşılmakla şikayetin yerinde görülmediğini, Borçlunun, takip dayanağı senedin teminat senedi olduğuna ilişkin İİK'nın 169. maddesine dayanan borca itirazının incelenmesinde; borçlular tarafından, takip konusu senedin kredi borcunun teminatı olarak verildiğine ve senetten doğan alacağın şarta bağlandığına ilişkin senedin tüm unsurlarına atıf yapan yazılı bir belge sunulmadığını, davacı tarafından senedin teminat olarak düzenlendiği iddiasının takip dayanağı senede açıkça atıf yapan, senedin vade ve tanzim tarihleriyle miktarının belirtildiği resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatlayamadığı gerekçesiyle teminat iddiasına dair itirazın reddi kararının da yerinde olduğundan bahisle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet eden-borçlular vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf sebeplerini tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senedine özgü takipte, ödeme emrine dayanak senedin tebliğ edilmediğinden bahisle şikayet ile yetkiye itiraz ile bonoda tahrifat yapıldığı, senedin sonradan doldurulduğu ve teminat senedi olduğuna ilişkin borca itiraz ve faize itiraza ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, TTK'nın 780/2-f maddesinin göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanan aynı Kanun'un 680. maddesi, 3095 Sayılı Kanun’un 2/2. maddesi, İİK'nın 167/2. ve 168/1-1. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanun'un 58. maddesi ile 169/a maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayet eden-borçlular vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının İİK'nın 364/2 maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.