WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

12. Hukuk Dairesi         2022/10552 E.  ,  2023/3260 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki takibin iptali şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmiştir.

Kararın davalı alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.

Davalı alacaklı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de; temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nın 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Borçlu vekili şikayet dilekçesinde; müvekkili ve alacaklı arasında imzalanan uzlaşma tutanağına dayalı olarak müvekkili aleyhine ilamlı icra takibi başlatıldığını, uzlaşma tutanağının 8. ve 9. maddelerinde uyuşmazlığın çözümü şarta bağlandığını bu sebeple ilam niteliğinde olmayan belgeye dayalı olarak başlatılan takibin ve uzlaşma tutanağının iptali ile alacaklı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; 14.02.2020 tarihinde tebliğ edilen icra emrine göre şikayetin süresinde ileri sürülmediğini, Avukatlık Kanunu'nun 35/A maddesine göre uzlaşma tutanaklarının ilam niteliğinde belge olduklarını, uzlaşma tutanağında kesin delil niteliğinde hakem kararı olduğunu, hakem kararının her iki tarafça gayrikabili rücu olarak kabul edildiğini, mahkemenin uzlaşma tutanağını iptal etme yetkisinin olmadığını, kötüniyetli olarak şikayette bulunulduğunu, tazminat talebinin reddi gerektiğini beyan ederek şikayetin süreden aksi halde esastan reddi ile borçlu aleyhine disiplin para cezasına hükmedilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2004 sayılı Kanunun 38. maddesine göre , mahkeme huzurunda yapılan sulhler, kabuller ve para borcu ikrarını havi resen tanzim edilen noter senetleri ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletlerin, ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabii olacağı, 4667 sayılı yasanın 23. maddesi ile eklenen 1136 sayılı Kanunun 35/A maddesinde, detaylı şekilde açıklandığı üzere avukatların düzenledikleri uzlaşma tutanaklarının 2004 sayılı Kanunun 38. maddesi anlamında ilam niteliğinde belge oldukları, uzlaşma tutanağının ilam niteliğinde kabul edilebilmesi için konusunun açık, net olması ve şarta bağlı olmamasının gerektiği, icra takibine konu olan uzlaşma tutanağının 8. ve 9. maddelerinde sorunun çözülmesi ve işin kabul edilmesi halinde uygulanacak hükümler kararlaştırılmış olmakla bu durumun yargılamayı gerektirdiği, uzlaşma tutanağının ilam niteliğinde belge olmayacağı ayrıca takip dayanağı ilam ya da ilam niteliğindeki belgenin iptalinin mahkemenin görev alanında olmadığı gerekçesiyle şikayetin kabulü ile İstanbul 33. İcra Müdürlüğü 2020/4529 E. sayılı takibin iptaline, 15.01.2020 tarihli uzlaşma tutanağının iptal edilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Müvekkilinin inşaat işi ile iştigal ettiğini, borçlu ile aralarında imzaladıkları sözleşme ile PVC doğrama, imal ve montaj yükümlülüğü altına girdiğini, PVC doğramlarının ayıplı teslim edilmeleri üzerine taraflar arasında anlaşmazlık doğduğunu ve 20.01.2020 tarihli uzlaşma tutanağının imzalandığını, tutanak ile belirlenen süre içinde PVC doğramalarının sorunsuz hale getirildikleri takdirde bakiye alacağın ödeneceği, ayıpların giderilmediği takdirde cezai şartın ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ayıbın giderilip giderilmediğinin hakem tarafından tespit edileceğinin kabul edildiğini, hakem tarafından yapılan testte ayıbın giderilmediğinin tespiti üzerine takip başlatıldığını, 700.000,00 TL cezai şartın ödenmesinin istenildiğini, borçlunun İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/160 Esas sayılı dosyasında menfi tespit davası açtığını, işbu dosyada alınan bilirkişi raporunun borçlu aleyhine çıkması üzerine takibin iptali talebiyle mahkemeye başvurulduğunu, menfi tespit davasının reddedildiğini bu sebeple dosya hakkında karar verilmesinde hukuki yararın bulunmadığını, şikayetin süresinde yapılmadığını, takip dayanağı belgenin ilam niteliğinde belge olduğunu, gerekçede belirtilen durumun şart değil seçenekli yaptırım olduğunu, hakem tarafından yapılan tespitin kesin delil olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uzlaşma tutanağının ilam niteliğinde belge kabul edilebilmesi için uzlaşma konusunun açık, net olması ve edimlerin şarta bağlanmaması gerektiği, takip konusu belgenin ilam niteliğine haiz olmadığı, şikayetinin süreye tabii olmadığı, 15.01.2020 tarihli protokolün 8 nolu bendinde sorunun çözüldüğünün kabul edilmesi halinde alacaklının borçluya ödememiş olduğu bedelleri ödeyeceği, 9 nolu bendinde sorunun çözülememesi halinde borçlu tarafından 700.000,00 TL ödemenin yapılacağının kararlaştırıldığı, takibin uzlaşma belgesine dayalı olarak 12.02.2020 tarihinde başlatıldığı, protokolde 700.000,00 TL'nin ödenmesinin pvc kapı pencere işi yapan borçlunun, inşaatta bu işlerin gereği gibi yapılmamış olması sebebi ile meydana gelen sorunların çözüldüğünün alacaklı tarafça kabul edilmemesi şartına bağlandığı, bu halde sorunun çözülüp çözülmediği hususunun yani bedelin ödenmesinin gerekip gerekmediğinin yargılamayı gerektirdiği, uzlaşma tutanağının ilam niteliğinde belge olmadığı, alacaklı İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan menfi tespit davasında alınan bilirkişi raporu ile iddialarının ispatlandığını ileri sürmüş ise de, takip tarihi itibari ile 700.000,00 TL'nin talep edilebileceğini belirleyen kesinleşmiş bir mahkeme kararının bulunmadığı, icra hukuk mahkemesince işbu dosyanın bekletici mesele yapılamayacağı mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden hukuka aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Avukatlık Kanunu'nun 35/A maddesine göre düzenlenen uzlaşma tutanağının ilam niteliğinde belge olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı Kanunun 38. maddesi ve 1136 sayılı Kanunun 35/A maddesi

3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK'nin 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nin 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.