WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

12. Hukuk Dairesi         2022/10522 E.  ,  2023/3877 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2205 E., 2022/2168 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/316 E., 2022/471 K.

Taraflar arasındaki ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takipte takibin iptali talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Borçlu ipotek maliki; gönderilen ihtarnameye karşı borcu kabul etmedikleri yönünde itiraz ettiklerini, alacaklı tarafın icra takibine konu ettiği ipoteğin düzenleme tarihinin hesap katından önce olması nedeni ile teminat ipoteği olarak verildiğinin kabulü gerektiğini, ancak banka ile arasında imzalanmış bir genel kredi sözleşmesi bulunmadığını, sözleşme var ise imzayı kabul etmediklerini, alacaklıya böyle bir ipotek vermediğini, faizin de fazla olduğunu belirterek takibin iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı; imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca davacıya İİK'nın 150/ı maddesi gereğince gönderilen hesap kat ihtarına borçlunun itirazının borçluya icra emri gönderilmesine engel oluşturmadığını, hesap kat ihtarnamesinin davacıya usulüne uygun tebliğ edildiğini, davacının imza itirazının yerinde olmadığını, ödemeye ilişkin bir iddiasının ve ispat belgesinin bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hesap kat ihtarnamesinin 25.11.2016 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlu tarafından ise 21.12.2016 tarihinde ihtarnameye itiraz edildiği, itirazın sekiz günlük yasal süreden sonra yapıldığı, bu nedenle ihtarnamedeki borç miktarının kesinleştiği, dolayısıyla davacı tarafın imzaya itirazının ve ipoteğin tarafından verilmediği iddiasının dinlenilmesine olanak bulunmadığı, faiz miktarına ve oranına ilişkin olarak faiz miktarının tespiti bilirkişi tarafından düzenlenen raporla talep edilebilecek asıl alacak tutarının akdi faiz miktarı da dahil 4.178.117,35 USD olması gerektiği, alacaklı tarafça 3.911.866,13 USD talep edildiği, takip talebinde yıllık %7 temerrüt faizi talebinin bulunduğu, 13.038,41 USD faiz alacağı talep edildiği, bu talebin de istenebilecek miktar tutarından az olduğu, düzenlenen raporun davaya konu olan hususlara değindiği, usulüne uygun ve denetime elverişli olduğu, tüm bu hususlar birlikte gözetildiğinde borçlunun şikayetinin haksız olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Borçlu; ihtara konu unsurları kabul etmediğinin alacaklı görünen bankaya ihtar edildiğini, limit aşımına ilişkin şikayetin, süresiz olarak her zaman ileri sürülebileceğini, dolayısıyla alacaklı tarafından gönderilen ihtarnameye itirazlarının her zaman yapılabilecek nitelikte olduğunu, ipoteğin tanzim tarihi, hesap katından önce düzenlenmiş olduğundan dolayı teminat olarak verildiğinin kabulü gerektiğini, bu nedenlerle kredi sözleşmesinden ayrık olarak değerlendirilmesinin düşünülemeyeceğini, taraflar arasında düzenlenen kredi sözleşmesi ile irtibatlı olduğunu, alacaklı banka ile imzalanmış olan genel kredi sözleşmesi ve ekleri bulunmadığını, bir sözleşme varsa dahi buradaki imza hususunun bilirkişi tarafından değerlendirilmediğini, iddia olunan ipoteğin verilmediğini, banka ile arasında yapılmış olan geçerli bir ipotek sözleşmesi bulunmadığını, itirazları doğrultusunda ek rapor aldırılması gerekirken eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hesap kat ihtarına süresinde itirazda bulunulmadığından icra mahkemesine yapılan imzaya itirazın sonuca etkili olmadığı gibi; mahkemenin incelemesi, İİK'nın 150/ı maddesi çerçevesinde olacağından ve söz konusu maddede imza incelemesine ilişkin bir düzenlemeye de yer verilmediğinden kredi sözleşmelerindeki ve ipotek belgelerindeki imzaya yönelik inkarları yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılamayacağı, ipotek akit tablosu tapu sicil müdürlüğünce re’sen düzenlenen resmi evrak niteliğinde olup bu belgedeki imzanın sahteliği veya belgenin iptaline yönelik davanın genel mahkemede açılacak iptal davası ile ileri sürülebileceği, ihtarname içeriğine sekiz günlük süreden sonra itiraz edildiği, süresinde itiraz etmemiş olması nedeniyle ihtarnamede istenen miktarın kesinleştiği, borçlunun hesap özetinin gerçeğe aykırılığını ancak borcu ödedikten sonra genel mahkemede açacağı bir dava ile ileri sürebileceği, alacaklının İİK'nın 150/ı maddesi uyarınca ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi başlatmasına engel yasal bir düzenlemenin bulunmadığı, takibin davacı ipotek veren borçlu yönünden ipotek limitleri ile sınırlı olarak başlatıldığı, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, kamu düzenine aykırılık da bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Borçlu; şikayet ve istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan ilamlı icra takibinde, takibin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK'nın 68/b, 150/ı , TMK 887. maddesi ve sair tüm yasal mevzuat.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.