WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 20 Haziran 2026

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

12. Hukuk Dairesi         2022/10067 E.  ,  2023/3846 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1875 E., 2022/2161 K.
HÜKÜM/KARAR : Kaldırma/Yeniden Hüküm
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 18. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/614 E., 2021/705 K.

Taraflar arasındaki şikayet nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine
karar verilmiştir.

Kararın borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davacıların istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Borçlular icra mahkemesine başvurusunda: aleyhlerine İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün 2019/2569 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, söz konusu alacağın ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe konu edilmesinin mümkün olmadığı, bunun için gerekli şartların oluşmadığı, bu nedenle borca, işlemiş faize, faiz oranına ve ferilerine itirazla takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesiyle; takip konusu ipotek alacağının 26.03.2018 ipotek tesis tarihinden önce de muaccel olan borca ilişkin olduğu, belirtilen tarihten önce ödenmesi gerekirken uzun süre ödenmemesi üzerine gayrimenkuller üzerinde kesin anapara ipoteğinin tesis edildiği, ihtarnamelere borçlular tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığı, kaldı ki ihtarnamelerin borçluların ipotek sözleşmesinde belirtilen adreslerine gönderildiği iddiaları ile davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
A. Gerekçe ve Sonuç
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlulara gönderilen Beyoğlu 16.Noterliğini 8459 yevmiye sayılı ihtarının tebliğinden itibaren alacağın muaccel olduğunun ve temerrüt tarihinden itibaren faizin başlayacağının kabulü gerektiği, takip dosyasında ise ipotek bedeli asıl alacak olarak talebi ile temerrüt tarihi itibari ile işlemiş faizin istenilebilineceği, yine borçlu tarafça herhangi bir ödeme iddiasının olmadığı sadece alacaklıya borcu olmadığının ve tamamının borçludan istenemeyeceğinin ileri sürüldüğü, ipotek resmi senedi kapsamında bunun ileri sürülemeyeceği anlaşılmakla ipotek senedinde alacaklı lehine tesis edilen ipotek bedeli istenmesinde herhangi yasaya aykırılık bulunmadığı, ayrıca takibin ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip olması karşısında İİK 150/d maddesi gereği kıymet takdirinin yapılabilmesi için takibin kesinleşmesi zorunlu olmadığı ve icra emri tebligatın mavi renkli olmadığı anlaşılmış ise de; TK 21/2 maddesine göre tebliğ yapılmak üzere şerh düşülmek sureti ile tebliğ çıkartıldığından tebliğ evrakının mavi renkte olmaması bir eksiklik olarak görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlular tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Borçlular istinaf dilekçesinde; alacaklı tarafından aleyhlerine yönelik aynı konu ve aynı taleplerle ilgili olarak birden fazla takip başlattığı, usul kuralları gereği bunun mümkün olmadığı, mahkemenin bu iddiaya yönelik gerekçeli kararda bir açıklamada bulunmadığı, taraflar arasında oluşturulan borç ilişkisinde ipoteğin üst sınır ipoteği olduğu, usulüne uygun ihtarname gönderilmeden icra emri gönderilmeyeceği, 04/05/2018 tarihli ihtarnamenin aleyhlerine gönderildiği, aradan 1 yıl geçtikten sonra takip başlatıldığı, söz konusu ihtarnameye dayalı takip yapılmasının Medeni Kanun 2.maddesine aykırı olduğu, icra emri gelmeden takip kesinleşmeden kıymet takdir raporunun tebliğ edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ve tebligat zarfının açık mavi renkte olması gerektiği beyanı ile kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
C.1.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alacaklı tarafın davaya konu İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2019/2569 esas sayılı takip dosyasındaki 26.03.2018 tarihli sözleşmeye dayanılarak, aynı konuda daha önce İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2018/2669 esas, 2018/4642 esas sayılı dosyasında takip başlatıldığı, aynı ipoteğe ilişkin daha önce başlatılan takip dosyaları derdest iken mükerrer olarak şikayete konu takibin başlatıldığı, bu nedenle mükerrer takibin iptaline karar verilmesi gerektiği, ancak icra dosyasının Uyap üzerinden incelenmesinde dosya borcunun ödenmesi ile 18.08.2020 tarihinde dosyanın infaz olduğu, 21.08.2020 tarihinde 150/c şerhi terkin işleminin yapıldığı, bu nedenle davanın konusunun kalmadığı anlaşılmakla istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı temyiz dilekçesinde; derdestlikten veya mükerrer takipten söz edilmesinin mümkün olmadığı, BAM tarafından haklı taraf tayininde yanılgıya düşüldüğü, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği ancak davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumunun yanlış tayin edilmesi nedeniyle alacaklı aleyhine vekalet ücretine hükmedildiği ve yargılama giderlerinin alacaklı tarafa yükletilmesinin hatalı olduğu iddiası ile kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ilama aykırılık şikayetine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK'nın İİK 16. maddesi., ve sair ilgili mevzuat

3. Değerlendirme
1-Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.