12. Ceza Dairesi 2024/9 E. , 2024/1659 K.
"İçtihat Metni"
İ T İ R A Z
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
TARİH : 13/10/2020
SAYISI : 2020/387 E., 2020/387 K.
SUÇ : Taksirle yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Kararın Kaldırılması
İTİRAZA KONU KARAR : Yargıtay 12. Ceza Dairesi 24.02.2022 tarihli ve 2021/5295 Esas, 2022/1395 Karar sayılı kararı
İTİRAZ EDE : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 24.02.2022 tarihli ve 2021/5295 Esas, 2022/1395 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.05.2022 tarihli ve KD-2021/93382 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Sanık ... hakkında, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının 19/03/2020 gün ve 2019/25956 soruşturma, 2020/2083 esas sayılı iddianamesiyle TCK nın 89/1, 89/2-b, 53/6 maddelerinden cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı, Malatya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/10/2020 gün ve 2020/387 esas, 2020/387 karar sayılı kararıyla, TCK'nın 89/1, 89/2-b, 62 maddeleri uyarınca belirlenen 7 ay 15 gün hapis cezasının, TCK'nın 50/4, 50/1-a maddeleri uyarınca 4500 TL adli para cezasına çevrildiği ve bu cezanın da TCK'nın 51/1 maddesi uyarınca ertelendiği anlaşılmıştır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50/2. maddesinde “Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hâllerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez” hükmünün yer alması ve anılan Kanunun 89/1. maddesinde hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörülmüş bulunması karşısında, tayin olunan hapis cezasının adlî para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde ve ayrıca 5237 sayılı Kanunun 51/1. maddesinde yer alan “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir” şeklindeki düzenleme karşısında, adli para cezalarının ertelenmesinin söz konusu olmadığı, sanık hakkında verilen adli para cezasının da ertelenemeyeceği nazara alındığında, belirtilen açık hukuka aykırılıklarla ilgili Yüksek Dairece kanun yararına bozma talebinin kabul edilmesi gerekirken, gerekçe gösterilmeden "Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görülmediği" tespitiyle talebin reddine karar verilmesi Kanuna aykırı görüldüğünden 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesi uyarınca olağanüstü itiraz kanun yoluna başvurulmuştur.
II. GEREKÇE
1.Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 89/1, 89/2-b, 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 4.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanunun 51. maddesine göre ertelenmesine Malatya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/10/2020 tarihli ve 2020/387 esas, 2020/387 sayılı dosyası ile karar verilmiştir.
2. Dosya kapsamına göre, sanık hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan yapılan yargılamada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50/2. maddesinde “Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hâllerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez” hükmünün yer alması ve anılan Kanunun 89/1. maddesinde hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörülmüş bulunması karşısında, tayin olunan hapis cezasının adlî para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, kabule göre de, 5237 sayılı Kanunun 51/1. maddesinde yer alan “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir” şeklindeki düzenleme karşısında, adli para cezalarının ertelenmesinin söz konusu olmadığı nazara alındığında, sanık hakkında verilen 4.500,00 Türk lirası adli para cezasının ertelenemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden Kanun yararına bozma talebiyle dosya Dairemize gönderilmiştir.
3. Dairemizin 24.02.2022 2021/5295 E, 2022/1395 karar sayılı ilamı ile " Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görülmediğinden" kanun yararına bozma talebinin reddine karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.05.2022 tarihli itirazı üzerine Dairemizin 29.06.2022 tarihli 2022/2303 esas 2022/561 karar sayılı kararı ile itirazın reddine, dosyanın itiraz konusunda karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
5. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.06.2023 tarihli 2022/12-390 esas 2023/368 karar sayılı ilamı ile, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne, Özel Daire kararının kaldırılmasına ve kanun yararına bozma konusunda bir karar verilmek üzere dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
6.İncelenen dosyada; sanık hakkında taksirle yaralama suçundan yapılan yargılamada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50/2. maddesinde “Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hâllerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez” hükmünün yer alması ve anılan Kanunun 89/1. maddesinde hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörülmüş bulunması karşısında, tayin olunan hapis cezasının adlî para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, kabule göre de; 5237 sayılı Kanunun 51/1. maddesinde yer alan “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir” şeklindeki düzenleme karşısında, adli para cezalarının ertelenmesinin söz konusu olmadığı nazara alındığında, sanık hakkında verilen 4.500,00 Türk lirası adli para cezasının ertelenemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 12. Ceza Dairesi 24.02.2022 tarihli ve 2021/5295 Esas, 2022/1395 Karar sayılı ilâmının KALDIRILMASINA,
3.Malatya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/10/2020 gün ve 2020/387 esas, 2020/387 karar sayılı kararına yönelik bozma isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden;
Hüküm fıkrasının paraya çevirmeye ilişkin dördüncü ve beşinci bendinin hükümden çıkarılmasına, diğer hususların aynen bırakılmasına, infazın ve müteakip işlemlerin mahallinde buna göre yapılmasına,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!