WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2024/2596 E.  ,  2024/3777 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/845 E., 2024/269 K.
SUÇ : Taksirle yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-e., 62/1, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 9.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 3 ay süre ile doktorluk mesleğinin icrasının yasaklanmasına ilişkin kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 07.07.2021 tarihli ilâmıyla sanık hakkında verilen kararın bozulmasına karar verildiği, mahkemece sanık hakkında verilen bozma ilamına uyulmasına, basit yargılama usulü hükümlerinin sanık hakkında uygulanmaması yönünde karar verilerek sanık hakkında taksirle yaralama suçundan,5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-e., 62/1, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 9.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 3 ay süre ile doktorluk mesleğinin icrasının yasaklanmasına ilişkin kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06.10.2022 tarihli ilâmıyla sanık hakkında verilen kararın bozulmasına karar verildiği, mahkemece sanık hakkında verilen bozma ilamına uyulmasına ve taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-e., 62/1, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 3 ay süre ile doktorluk mesleğinin icrasının yasaklanmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafinin temyiz istemi hakkında hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; İhtisas Kurulu raporu ile dosyaya ibrazı kabul edilen uzman raporu arasında açık çelişki bulunmasına rağmen söz konusu çelişkinin dosya kapsamında giderilmesi gerektiği ve talep olunduğu halde iki rapor arasında çelişkinin giderilmediğine, nedensellik bağının kesildiğine, sanığın sadece teşhise yönelik ve tipik olmayan şikayete rağmen önleyici tedbir alma eyleminin bulunduğuna, bu eylemin tıbba ve hukuka uygun olduğuna, haksız ve yersiz surette teşdit uygulandığına, CMK 231 maddesine uygun şekilde yeterli gerekçenin hükümde yer almadığına, doktorluk mesleğinin icrasının yasaklanmasına ilişkin hükmün sonuç cezadan daha ağır sonuçlara neden olacağına, illiyet ilişkisi ve dolayısıyla bu ilişkinin ilgili olduğu suçun maddi unsurunda elverişsizlik söz konusu olduğu halde mahkumiyet hükmü kurulması sanığın meslekten yasaklanma şeklinde diğer bir sonuçla karşılaşması ayrıca adalet ve hakkaniyet duygularını zedelediğine, uzak etki ve sonuçtan sorumlu olmak illiyet rabıtasını zorlayarak sorumluluk cihetine gidilmesi karardaki hatalardan olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, tayin edilen cezaya, mahkemece zamanaşımı konusunda bir değerlendirme yapılmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü katılanın sol kolda ağrı ve nefes darlığı şikayetiyle, Özel ... Hastanesine başvurduğu, pratisyen olarak başka bir hastanede doktor olarak görev yapan sanık ... tarafından muayene edildiği ancak sanık ...'ın fiilen hastanede görevli olmadığı ifadesinde de belirttiği şekilde, görevli doktor ... adına işlemler yaptığı ve belgelerin ... tarafından imzalandığı, muayene sonrasında sanığın Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma hastanesine katılan hastayı sevk ettiği ancak herhangi bir ambulans ve sağlık görevlisi kontrolü olmadan katılanın hastaneden kendi imkanları ile gitmesine izin verdiği, katılanın tanık olarak dinlenen eşi ile birlikte dolmuşa bindiği ve kısa bir süre sonra kalp krizi geçirerek fenalaşması üzerine, dolmuşla acil bir şekilde Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürüldüğü o sırada dosyada mevcut müdahale ve epikriz rapor ve evrakları kapsamında, katılanın kalbinin durduğu elektroşok ile yapılan müdahale neticesinde hayata döndürüldüğü, sonrasında uzun süre hastanede yatarak tedavi gördüğü, Sakarya Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 27/04/2015 tarihli raporunda; katılanın hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığının bildirildiği, mahkemece hükme esas alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulunun 25/03/2015 tarih ve 1851 karar sayılı raporuna göre; "...Sol kolda ağrı, nefes darlığı şikayetiyle Sakarya ... Hastanesine başvuran hastanın davalı hekim tarafından muayene edilerek EKG çekilmesinin ve akut myokard enfarktüsü ön tanısıyla Dispril verilmesinin tıbben doğru olduğu, davalı hekim tarafından çekilen EKG temin edilemediğinden tarafımızca incelenemediği, hastanın sevk edildiğinin epikriz raporunda kayıtlı olduğu, hasta kendi imkanlarıyla (dolmuş taksi ile) başka bir hastaneye giderken yolda fenalaşması nedeniyle Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürüldüğü, acile başvuran hastada kardiak arrest tespit edilerek VT sebebiyle 2 kez kardiyoversiyon uygulandığı, yaklaşık 2 dk'lık kardiyopulmoner resusitasyon sonrası entübe edilerek koroner yoğun bakım ünitesine alındığı, sonraki süreçte tedavilerine Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde, Özel ... Hastanesi'nde ve Özel ... Hastanesi'nde devam edildiğinin anlaşıldığı, akut myokard enfarktüsü tanısı/ön tanısı konulan hastaların koroner yoğun bakım şartları ve revaskularizasyon imkanları olan bir sağlık kurumunda takip ve tedavi edilmesi ve sağlık personeli eşliğinde donanımlı (defibrilatör, ambulans vs) ambulans şartlarında sevk edilmesi uluslararası ilgili tedavi klavuzları ve tıbbın güncel tedavi prensiplerine göre gerekli iken; dava konusu olayda, davalı hekimin yukarıda işaret edilen hususlara uygun davranmadığı ve dolayısıyla kusurlu olduğuna..." oy birliği ile mütalaa olunması üzerine, mahkemece sanığın mahkumiyetine karar verilerek sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-e., 62/1, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 9.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 3 ay süre ile doktorluk mesleğinin icrasının yasaklanmasına ilişkin kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 07.07.2021 tarihli ilâmıyla basit yargılama hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece basit yargılama usulü hükümlerinin sanık hakkında uygulanmaması yönünde karar verilerek sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-e., 62/1, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 9.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 3 ay süre ile doktorluk mesleğinin icrasının yasaklanmasına ilişkin kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06.10.2022 tarihli ilâmıyla;

"...27 Mayıs 2022 tarih, 31848 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 14. maddesi ile 3359 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir. “EK MADDE 18- Yükseköğretim Kanununun 53 üncü maddesinde yer alan soruşturma usulüne tabi olanlar hariç olmak üzere, kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle yapılan soruşturmalar hakkında 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Soruşturma izni, Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından verilir. Mesleki Sorumluluk Kurulu, özel sağlık kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensupları bakımından il sağlık müdürlüklerinde görevli başkan veya yardımcılarını da ön inceleme yapmak üzere görevlendirebilir. Soruşturma izni verilmesine ilişkin 4483 sayılı Kanunun 7 nci maddesindeki süreler, iki kat olarak uygulanır. Mesleki Sorumluluk Kurulunun kararlarına karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir.” amir hükmü gereği, Özel sağlık kuruluşunda görev yapan sanık hakkında, Mesleki Sorumluluk Kurulundan soruşturma izni istenmesi ve hukuki durumunun buna göre değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması..." gerekçeleri ile sanık hakkında verilen kararın bozulmasına karar verildikten sonra Mahkemece bozma ilamına uyulmasına, dosyasının mesleki sorumluluk kuruluna gönderilmesine, mesleki sorumluluk kurulu kararında sanık hakkında soruşturma izni verilmesine karar verilmiş ve sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-e., 62/1, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 3 ay süre ile doktorluk mesleğinin icrasının yasaklanmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.07.2024 tarihinde karar verildi.