WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2024/2270 E.  ,  2024/4196 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/624 E., 2023/60 K.
SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
KARAR : Mahkumiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili Kararın Kanun Yararına Bozulması

Çumra Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.02.2023 tarihli, 2022/624 E., 2023/60 K. sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan verilen 5237 sayılı TCK'nın 179/3 maddesi delaletiyle 179/2, 62/1 maddeleri ve 5271 sayılı CMK'nın 251/3 maddesi 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309.maddesi uyarınca, 07.02.2024 tarihli ve 94660652-105-42-18825-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.03.2024 tarihli ve KYB-2024/19409 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.03.2024 tarihli ve KYB-2024/19409 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

''1-Sanığın eylemine uyan anılan suç için kanunda öngörülen cezasının türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesi gereğince olağan dava zamanaşımı süresinin 8 yıl, anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca da olağanüstü dava zamanaşımı süresinin 12 yıl olduğu, sanığın müsnet suçu 26/10/2010 tarihinde işlediği, 08/06/2011 tarihinde savunmasının alındığı, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ise 08/07/2011 tarihinde kesinleştiği, sanığın 10/03/2015 tarihinde yeniden suç işlediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 08/07/2011 tarihi ile denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği 10/03/2015 tarihleri arasını kapsayan 3 yıl 8 ay 2 günlük sürenin 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince duracağı, sanığın sorgusunun yapıldığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı ve sanığın sorgusunun yapıldığı 08/06/2011 tarihinden itibaren, hükmün açıklandığı 13/02/2023 tarihine kadar geçen sürede olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde,

Kabule göre de,
2-Dosya kapsamında bulunan adlî sicil kaydına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde,
İsabet görülmemiştir.''

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”

Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.

2.Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 5237 sayılı TCK'nın 179/3 maddesi yollamasıyla 179/2.maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Aynı Kanunun 67/3.maddesinde dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemesi gerektiğinin belirtildiği, sanığın Çumra (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/361 esas sırasında kayden yapılan yargılaması sırasında 08.06.2011 tarihinde yapılan sorgusu ile zamanaşımının kesildiği, ardından sanık hakkında aynı tarihte mahkemece, anılan suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verildiği, kararın 08.07.2011 tarihinde kesinleşmesi ile dava zamanaşımının durduğu, duran zamanaşımı süresinin ihbara konu ikinci suçun işlenme tarihi olan 10.03.2015 tarihinde yeniden işlemeye başladığı, sanığın sorgusunun yapıldığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başka sebep bulunmadığı, bu haliyle zamanaşımının durduğu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 08.07.2011 tarihi ile ihbara konu ikinci suçun işlendiği 10.03.2015 tarihi arasındaki 3 yıl 8 ay 2 günlük süre ile kanundan kaynaklı 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, sanığın sorgusunun yapıldığı 08.06.2011 tarihine eklenmesiyle 10.02.2023 tarihi itibariyle dosyada, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşıldığı, dosya içeriği itibariyle de, 5271 sayılı CMK'nın 223/9.maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığından, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4.maddeleri ile 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.Çumra Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.02.2023 tarihli, 2022/624 E., 2023/60 K. kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3.5271 sayılı CMK'nın 309/4-d bendi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 73/4.maddesi delâletiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8.fıkrası gereği DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.09.2024 tarihinde karar verildi.