WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2024/155 E.  ,  2024/1741 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/128 E., 2023/142 K.
DAVA : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
DAVATARİHİ: 05.02.2016
HÜKÜM : Kısmen kabul
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/393 Esas – 2009/390 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının yasa dışı silahlı örgüt kurmak veya katılmak suçundan 22.07.1980 – 26.07.1986 tarihleri arasında 2165 gün gözaltına ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda yasa dışı silahlı örgüt kurmak veya katılmak suçundan beraatine; anayasal düzeni zorla değiştirmeye kalkışmak suçundan zamanaşımı süresinin dolması sebebiyle düşme kararı verildiği, her iki hükmünde 30.06.2011 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanuna tabi olduğu anlaşılmıştır.

Davacının 494.424 TL maddi, 2.500.000 TL manevi tazminatın işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece davanın reddine hükmedilmesi üzerine dairemizce yapılan incelemede, "Davacının tutuklama konu edilen yasa dışı silahlı örgüt kurmak veya katılmak suçundan beraat ettiğinin bu suç bakımından mahkumiyetinin bulunmadığının anlaşılması karşısında, davacının 466 sayılı Kanun'un 1. maddesinde de tazminata hak kazanacaklar arasında sayıldığı anlaşılmakla, davanın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi, davacı hakkındaki 06.08.1980 tarihli tevkif müzekkeresinin infaz görüp görmediğinin ilgili ceza infaz kurumlarından sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu" gerekçeleri ile hükmün bozulması üzerine yerel mahkemece duruşma açılıp, 14.160 TL maddi ve 36.000 TL manevi tazminatın haksız gözaltına alma tarihi olan 22.07.1980 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı hazineden alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği anlaşılmakla;

Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıda belirtilen husus dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Dava dilekçesinde tarih belirtilmeden faiz talebinde bulunulmasına rağmen, hükmolunan maddi ve manevi tazminatlar için dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde göz altına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faize hükmedilmesi,

Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hüküm fıkrasının (1) ve (2) numaralı paragraflarında yer alan “22.07.1980” ibaresinin çıkartılarak, yerine “05.02.2016’’ ibaresinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

16.04.2024 tarihinde karar verildi.