WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2024/115 E.  ,  2024/1643 K.
"İçtihat Metni"T U T U K L U
D U R U Ş M A T A H L İ Y E T A L E P L İ

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/2080 E., 2023/2337 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Sanıklar hakkında istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanıklar müdafii, sanık ..., katılanlar vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanıklar müdafiileri, sanık ... ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3. maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tutukluluk halinin devamına, sanık ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan, TCK'nın 85/2, 22/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1 ve 53/6. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 2 yıl süre ile sondaj ve buna bağlı mühendislik faaliyetlerinden yasaklanmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan hükümlerin katılanlar lehine hükmedilen vekalet ücretinin eşit olarak tahsili ile sanık ... hakkında hükümden TCK'nın 53/6 maddesinin çıkarılması suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanıklar ..., ... ve ... hakkındaki hükümlerin onanmasına, sanık ... hakkında kurulan hükmün ise fazla cezaya hükmedilmesi sebebiyle bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; sanık ...'e hükmedilen cezanın fazla olduğuna, sanıklar ..., ... ve ...'e hükmedilen cezaların ise eksik olduğuna,

Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; kusur durumuna, eksik inceleme ile karar verdiğine, suçun vasfına ve illiyet bağına, ceza miktarına, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna, takdiri indirim hükümlerine ve tahliye talebine,

Sanık ...'in temyiz sebepleri; kusur durumuna, suç vasfına ve illiyet bağına,

Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; kusur durumuna, ceza miktarına, bilinçli taksire, suç vasfına ve illiyet bağına,

Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; kusur durumuna, bilinçli taksirin koşullarının oluşmadığına, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuyla hüküm kurulduğuna, suç vasfına ve illiyet bağına, bilinçli taksir sebebiyle cezada fazla arttırım yapıldığına,

Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; kusur durumuna, suç vasfına ve illiyet bağına,

Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanık ... yönünden takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının ve TCK'nın 53/6 uygulamasının hükümden çıkarılmasının hatalı olduğuna, sanık ... yönünden cezanın az olduğuna, sanıklar ... ve ... yönünden cezanın az olduğuna, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay tarihinde katılan ..., eşi ölen ... ve iki yaşındaki ölen çocukları ... ile ikametlerinin bulunduğu Salihli ilçesi Barış Mahallesinde bulunan ...Sitesi içerisinde yürüyüş yaptıkları sırada, ...'in olay tarihinden yaklaşık 5-6 ay kadar önce ağaçların sulanması amacıyla açılan, yaklaşık 60 metre derinliğinde, 31 cm genişliğinde ve kaçak olduğu anlaşılan sondaj kuyusuna düştüğü, ardından ölen ...'in çocuğunu kurtarmak amacıyla kuyuya atladığı ve ikisinin de olay yerinde vefat ettiği olayda site yönetim kurulu başkanı ..., site yönetim kurulu üyeleri ... ve ... ile sondaj işini yapan ...'ın taksirle öldürme suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme ile sanıklar hakkında kurulan hükümlerin katılanlar lehine hükmedilen vekalet ücretinin eşit olarak tahsili ile sanık ... hakkında hükümden TCK'nın 53/6. maddesinin çıkarılması suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR
Olay tarihinde katılan ... ile eşi ... ve 2021 doğumlu oğlu ...'in birlikte yaşadıkları Salihli İlçesi ...Sitesinde akşamüstü saatlerinde dolaşmak amacıyla site içerisinde bulunan yürüyüş yollarından hareketle parka ve çimenlik alana gittikleri, ...'in bir süre parkta oynamasından sonra dönüş yoluna geçtikleri, saat 17:40 sıralarında ...'in olay tarihinden yaklaşık 5-6 ay kadar önce site içerisindeki ağaçların sulanması amacıyla açılan yaklaşık 60 metre derinliğe, 31 cm genişliğe sahip sondaj kuyusuna düştüğü, katılanın şok geçirerek çığlık atmaya başladığı, ...'in ise bu sırada kuyuya düşen oğluna yardım etmek için kuyuya atladığı, katılanın sesini duyanların yardıma koştukları, bir süre ...'in sesinin duyulduğu ancak sonrasında ses gelmemeye başladığı, olay yerine yardım ekiplerinin gelerek çalışmalara başladıkları, yapılan paralel kazılar neticesinde 06.01.2023 tarihli Olay Yeri İnceleme ve Ölü Muayene Raporuna göre saat 02:30 sıralarında ...'in; saat 04:00 sıralarında ...'in cenazelerine ulaşıldığı, İzmir Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen otopsi raporlarına göre; ... ve ...'in solunum yollarının yabancı cisim (toprak, çamur) ile tıkanmasına bağlı mekanik asfiksi sonucu vefat ettiklerinin anlaşıldığı,

Sanık ...'in olayın meydana geldiği sitenin yöneticisi (...Yapı Kooperatifi yönetim kurulu başkanı), sanık ... ve ... site yöneticisinin yardımcıları (...Yapı Kooperatifi yönetim kurulu üyeleri), sanık ...'ın ise sondaj yapan ... Jeotermal, Petrol Arama, Sondaj ve Mühendislik Hizmetleri Anonim Şirketi yönetim kurulu başkanı, fiili yetkilisi ve bizzat sondaj işleri ile ilgilenen kişi olduğu,

Dosya kapsamından anlaşıldığı üzere site yönetiminin site içerisinde bulunan ağaçların sulanması amacıyla sondaj kuyusu açılmasına karar verdiği, 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanunun "Belge Alınması ve Bilgi Verilmesi Mecburiyeti" başlıklı 8. maddesine göre "Aşağıdaki (a) ve (b) fıkralarında beyan edilen kazıların yapılması veya kuyuların açılması için Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğünden belge alınması mecburidir: a) (Değişik: 3612 - 7.2.1990) Su temini maksadıyla, kesitleri ne olursa olsun, tabii zemin üstünden itibaren derinliği Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından tespit ve ilgili bakanlığın onayından sonra ilan olunan haddi aşan her türlü çukur, sondaj ve kuyular (el ile açılan kuyular hariç), b) Su temini maksadıyla, boyları ve kesitleri ne olursa olsun, ufkî veya meyilli her türlü galeriler ve tüneller." hükmünün yer aldığı, benzer şekilde 1563 sayılı Yeraltı Suları Tüzüğü'nün "Kuyu, Tünel ve Galeri Belgesi" başlıklı 5. maddesine göre; " 3 üncü maddeye göre, elle çalışan veya 4 üncü madde hükümlerince tesbit ve ilan edilecek derinliklerden daha az derin olan kuyular hariç, su temini maksadı ile açılacak her çeşit kuyularla, ufki ve meyilli her türlü tunel ve galeriler için arama, kullanma, ıslah ve tadil belgesi alınması mecburidir." hükmünün aynı Tüzüğün "Etüd ve Proje Yapmağa veya Kuyu Açmağa Yetkili Kimseler" başlıklı 7. maddesine göre " a) Belge alınması gerekli hallerde, yeraltı suyunun araştırılması ve temini maksadıyla yapılacak her türlü arama, kullanma, ıslah ve tadil işleri için bu sahalarda yetkili jeolog, hidrojeolog ve mühendisler tarafından konuya göre teknik yönetmelikte belirtildiği şekilde hidrojeolojik etüd raporu veya tatbik projesi hazırlanması ve tatbikından önce bunların ilgili DSİ teşkilatına tasdik ettirilmesi mecburidir. Bu gibi rapor ve projelerin tekniğine ve teknik yönetmeliğine uygun ve doğru olarak hazırlanmasından yukarıda adı geçen fen elemanları mesuldür. b) Tasdikli projeler ve hidrojeolojik raporlar, teknik yönetmeliğe uygun olarak, kuyu,tunel veya galeri açma işlerinde yetişmiş yetkili bir jeolog,hidrojeolog veya mühendisin mesuliyet ve nezareti altında tatbik edilir. c) Belgesine ve tasdikli projesine uygun olarak açılacak kuyu, tunel ve galerilerle meydana getirilecek tesis, ıslah ve tadil işleri ehliyetli sondör, kuyucu, galerici ve tunelciler tarafından yapılır." hükmünün düzenlendiği, site yönetiminin dosya kapsamında tanık olarak beyanı alınan jeofizik mühendisi ...'dan jeofizik etüd raporu aldığı, bu raporun düzenlenmesi sonrasında DSİ'nin ilgili birimine başvurarak proje tasdik ettirilmeden ve gerekli izinleri almadan, sondaj kuyusu açma hususunda yetkin olan, üniversitede eğitimini sondaj bölümünde aldığı anlaşılan sondör ... ile 05.06.2022 tarihli iş yapım sözleşmesi yapıldığı, gerekli izinlerin alınmadığı hususunun DSİ Genel Müdürlüğü 2. Bölge Müdürlüğünün 12.01.2023 tarihli "...Kurumumuz kayıtlarında yapılan incelemeye göre söz konusu parsel ile ilgili herhangi bir sondaj açma izni talebi bulunmamaktadır. Ayrıca; söz konusu alan Turgutlu-Ahmetli alt havzasında kalmakta olup DSİ Genel Müdürlüğünün 03/01/2022 tarihli Olur yazısı ile yeraltı suyu tahsisine kapatılmıştır. Yeni sondaj kuyu açma izni verilmemektedir. Bu nedenle kuyu açma talebi olsa dahi, kuyu açma izni verilmesi mümkün değildir." şeklindeki cevabi yazısı ile doğrulandığı, belirtilen mevzuat hükümlerine ve kararlara aykırı olarak sanıklar yaptıkları sözleşme kapsamında yer altı tahsisine kapalı alanda 60 metre derinliğinde kuyu açtıkları, bu işlerin yürütülmesi sırasında 1563 sayılı Tüzüğün 7/b maddesinde belirtilen yetkili bir jeolog,hidrojeolog veya mühendisin mesuliyet ve nezaretinin de sağlanmadığı, sanıkların birbirini doğrulayan ifadelerinden anlaşıldığı üzere verimli su alınmaması sebebiyle kazının durdurulduğu, sanık ... beyanında kazının bitirilmesinden sonra sanık ...'ın elemanlarının kuyuyu kapatmadan olay mahallinden ayrıldığını, kendisinin yönlendirmesiyle kuyunun site görevlileri tarafından takoz ve kütük ile kapatıldığını, üzerine de ağaç dalları yığdıklarını, ara ara kontrol ettirdiğini beyan ettiği, sanık ...'ın ise beyanında kazının durdurulması sonrasında kendi sorumlulukları olmamasına rağmen elemanlarının kuyuyu kapatmayı teklif ettiklerini ancak ...'in personeline "kuyuya su var mı yok mu diye deneme yaptıracağım siz gidin biz hallederiz yaptırırız" dediğini savunduğu, kuyunun kapatılması hususunda iş yapım sözleşmesinde açık bir hüküm bulunmadığı ancak yine DSİ Genel Müdürlüğü 2. Bölge Müdürlüğünün 22.05.2023 tarihli cevabi yazısına göre "...kuyu açma sorumluluğu belge sahibine ait olup, belge sahibince anlaşma yapacağı teknik sorumlu jeoloji mühendisi ve sondör tarafından kuyu açtırabileceği, kuyuda su çıkmaması halinde teknik sorumlu mühendis ve sondör tarafından kuyunun kapatılması gerektiği..," bildirildiği, bu kapsamda kuyunun açılmasından sonra DSİ Yeraltı Suları Teknik Yönetmeliği III. Bölüm 15. maddede yöntemi belirtildiği üzere, bulunan suyun yeterli olmaması, fiziksel, kimyasal ve bakteriyolojik özellikleri itibariyle kullanmaya elverişli olmaması halinde kuyuların terk yöntemi bakımından yetkili ve sorumlu olan kişinin, teknik yetkinliği olan ... olduğu, savunmasında belirttiği hususların sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı ve meydana gelen kazada asli kusurlu olduğunun kabulü gerektiği, ancak ... tarafından yasal mevzuata göre kapatılmayan kuyunun site yönetimi tarafından 6 aya yakın bir zaman boyunca, yetkinliğe sahip başkaca bir kişi tarafından kapatılmasının sağlanmadığı, her ne kadar savunmalarında kuyunun kütük parçalarıyla kapatıldığını belirtmiş iseler de olay yeri inceleme raporuna göre olay mahallinde yalnızca kuru ağaç dalları görüldüğü, savunmalarında belirttikleri takoz yahut kütük bulunmadığı, bu kuyuyu 6 aya yakın bir süre boyunca çocuk parkına ve yürüyüş yollarına oldukça yakın bir mesafede hiç bir koruyuculuğu olmayan kuru ağaç dallarıyla kapatarak tehlike arz eder halde, bir uyarı ve ikaz lehvası konulmaksızın bırakmaları nedeniyle site yönetiminin de asli kusurlu olduğu,

Aktarılan mevzuat hükümlerine ve dosyada mevcut 16.02.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre açılacak olan sondaj kuyusunun gerekli evrakların tamamlandıktan sonra Devlet Su İşleri ilgili birimlerinden gerekli izin ve ruhsatının alınmasının gerektiği, bu hususların site yönetim kurulu sanıklar tarafından yerine getirilmediği, sanık ...'ın da faaliyet alanında uzman ve yetkin olarak sondaj işinin mevzuat hükümlerine göre yerine getirilmesi gerektiğini bildiği halde bu hususta eksikliğin giderilmesine ilişkin bir işlem yapmadığı, kaçak şekilde gerekli tedbir ve önlemler alınmaksızın kazımına başlanan ve üç gün sonra kazımına son verilen sondaj kuyusunun site sakinleri tarafından sıklıkla kullanılan yürüyüş yolları, park ve havuz kısmına yakınlığına rağmen işin bırakılmasından sonra ağız kısmının çalı çırpı diye tabir edilen ince ağaç dallarıyla örtülerek bırakılması hususları da dikkate alındığında sanıkların kuyuya bir kişinin düşebileceğini öngördükleri ancak kendilerince aldıkları tedbirlerle neticeye engel olacaklarını düşündükleri, böylelikle TCK'nın 22/3. maddesi gereğince sanıkların ön gördükleri neticeyi istememesine karşın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak kusurlu oldukları ve mahkemenin bilinçli taksir kabulünün yerinde olduğu,

Ayrıca olay mahallinde bulunan kuyuya ...'in düşmesinden sonra babası ...'in oğlunu kurtarmak amacıyla kuyuya atlaması üzerine iki kişinin ölümü ile sonuçlanan olayda, katılan ...'in alınan beyanında burada bir sondaj kuyusunun bulunduğundan haberdar olmadıklarının anlaşıldığı, böylelikle ...'in kuyunun vasfı ve derinliği hakkında bilgisi bulunmadığı, iki yaşındaki oğlunun düşmesi üzerine tamamen onu kurtaracağı ve oradan çıkaracağı zannıyla kuyuya atladığı, oğlunun düşmesinden sonra kuyuya atlamasının ondan beklenen bir davranış olduğu ve bu bakımdan kendi iradesiyle kuyuya atladığının kabul edilemeyeceği, sanıkların eylemleri ile ...'in ölümü arasında illiyet bağının mevcut olduğu, bu bakımdan suç vasfının mahkemece doğru şekilde tayin edildiği anlaşılmakla yapılan incelemede;

1.Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın eylemine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık müdafi ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

2. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık müdafi ile katılanlar vekili yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Sanıkların olayın meydana geldiği site yöneticisinin yardımcıları oldukları, sanıkların savunmaları ve dosya kapsamında bulunan tanık beyanları ile doğrulandığı üzere sitenin işleriyle genel olarak ...'in ilgilendiği, inisiyatifin site yöneticisi olarak onda olduğu, sanıklar ... ve ...'ün ise yönetim ve temsile yetkili olmakla birlikte genel olarak fiilen ... tarafından karar verilen anlaşma ve talimatların hayata geçirilmesinde görev aldıkları, sanıkların meydana gelen olay bakımından görevleri kapsamından kendilerinden beklenen özen ve dikkat yükümlülüğünü yerine getirmedikleri ve kaza sebebiyle kusurlu oldukları sabit olmakla birlikte, sanıklar hakkında bilinçli taksir hükümleri gereği arttırım yapılırken TCK'nın 22/3. maddesinde cezanın üçte birden yarısına kadar arttırılabileceği amir hükmü doğrultusunda, asgari hadden makul oranda ayrılarak arttırım yapılması gerektiği gözetilmeksizin azami oranda artırılmak suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayini,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

3. Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Asli kusurlu olarak iki kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesi gereği iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezası tayin ve takdir etmek durumunda olan İlk Derece Mahkemesince, suçun işleniş biçimi, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı göz önüne alınarak alt sınırdan makul oranda uzaklaşılarak temel ceza tayini gerekirken, orantılılık ilkesine aykırı biçimde temel cezanın 12 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle sanığa fazla ceza tayin edilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının, sanık müdafiinin ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Salihli Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.04.2024 tarihinde karar verildi.