12. Ceza Dairesi 2024/1084 E. , 2025/4928 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
DAVA : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat
DAVA TARİHİ : 28.08.2020
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Davacı vekili, davalı vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutukluluk ve adli kontrol nedeniyle 97.500 USD maddi ve 500.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 258.798,81 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın 19.08.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkil hakkında verilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğuna ilişkin, davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat şartlarının oluşmadığına, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/92 Esas – 2018/436 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan 19.08.2016 - 20.10.2017 tarihleri arasında 427 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 13.06.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacıya tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1-Gerekçeli karar başlığında dava türü olarak "Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat" yerine, "466 sayılı Yasaya göre tazminat" ibaresine yer verilmesi ve dava tarihi olarak "28.08.2020" yerine "01.09.2020" ibaresine yer verilmesi,
2-5271 sayılı Kanunun 142/1. maddesinde karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabileceğinin hüküm altına aldığı, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/92 Esas – 2018/436 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında beraat hükmüne temyiz talebinde bulunulduğu, Yargıtay 12. Ceza Dairesince 13.06.2019 tarihinde davacının beraat hükmünün düzeltilerek onanmasına karar verilerek dosyanın esas mahkemesine gönderildiği, kararın 13.06.2019 tarihinde kesinleştiği, davacının davasını 28.08.2020 tarihinde açtığı, davacının davasını CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açmadığı gözetilerek davanın süresinde açılmadığından reddine karar verilmesi gerekirken, tazminat davasının CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde açıldığından bahisle esasa ilişkin hüküm kurulması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.05.2025 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!