12. Ceza Dairesi 2023/872 E. , 2024/1325 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2625 E., 2019/2133 K.
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Düzeltilerek esastan ret
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
15.07.2020 tarihli ve 31186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7249 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesine eklenen 5 inci fıkra ile avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmayacağı hükmünün getirildiği ayrıca 7343 sayılı Kanun'un 15 inci maddesi ile 1136 sayılı Kanun'a eklenen ve 30.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren geçici 24 üncü madde ile de anılan Kanun'un 59 uncu maddesinin 5 inci fıkrasının, bu tarihten itibaren 15 gün içinde talep etmek koşuluyla avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince 15.07.2020 tarihinden önce verilmiş kesin nitelikteki kararları hakkında da uygulanmasına olanak sağlandığı, sanığın da anılan geçici maddeye istinaden 15 günlük yasal süre içerisinde 01.12.2021 tarihli dilekçeyle hükmü temyiz ettiği gözetildiğinde esasın incelenmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesinin beşinci fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/05/2018 tarihli, 2017/522 E. 2018/284 K. Sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5237 sayılı Kanunun 123 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 50 nci, 52 nci maddeleri uyarınca 1500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 28/05/2019 tarihli, 2018/2625 E. 2019/2133 K. sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.01.2022 havale tarihli ve 2021/152779 sayılı, ret görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri
7249 Sayılı kanun çerçevesinde temyiz yolu açılan mahkumiyet kararının temyiz yolu ile incelenerek bozulmasını istediğine, müştekiyi rahatsız etme kastıyla hareket etmediğine, mesaj ile bilgilendirdiğine, müştekinin rahatsızlığını bildirmediğine, avukatlık görevini ifa ettiğine, huzur ve sükunu bozmak maksadıyla hukuka aykırı eylemde bulunmadığına, suçun oluşmadığına, mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince; dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık avukatın ısrarla mesajlar çekerek alacağı istemesinin alacağı tahsil amacını aştığı sırf huzur ve sükunu bozmak maksadıyla hareket ettiği, sanığın eyleminin TCK'nın 123. maddesinde yer alan suçun unsurlarını oluşturduğu kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
15.07.2020 tarihli ve 31186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7249 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesine eklenen 5 inci fıkra ile avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmayacağı hükmünün getirildiği ayrıca 7343 sayılı Kanun'un 15 inci maddesi ile 1136 sayılı Kanun'a eklenen ve 30.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren geçici 24 üncü madde ile de anılan Kanun'un 59 uncu maddesinin 5 inci fıkrasının, bu tarihten itibaren 15 gün içinde talep etmek koşuluyla avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince 15.07.2020 tarihinden önce verilmiş kesin nitelikteki kararları hakkında da uygulanmasına olanak sağlandığı, sanığın da anılan geçici maddeye istinaden 15 günlük yasal süre içerisinde 01.12.2021 tarihli dilekçeyle hükmü temyiz ettiği gözetildiğinde tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Dosya içeriğine göre, katılanın, 29.06.2015 tarihinden itibaren Nobel hukuk adlı avukatlık bürosu tarafından cep telefonunda hakkında icra takibi başlatılacağına dair mesajlar gönderildiğini, mesajlarda Digitürke olan borcunu Avukat ...'ın hesabına yatırması gerektiği, aksi halde icra takibinin başlatılacağının söylendiği, 2012 yılında Digiturke abone olduğunu, 2014 yılı nisan ayında aboneliğini iptal ettirdiğini, digiturk faturalarını otomatik ödeme talimatıyla ödediğini ileri sürdüğü, bankanın 05.01.2016 tarihli yazısına göre müştekinin digiturk otomatik ödeme talimatını 02.01.2013 tarihinde iptal ettiği, Krea AŞ cevap yazılarına göre, müştekinin 04.08.2012 tarihinde digitürke abone olduğu, 04.01.2014 tarihinde aboneliğinin sonlandırılması talebine binaen aboneliğinin 03.02.2014 tarihinde iptal edildiği, müştekinin 03.02.2014 tarihli ödenmemiş borcunun bulunduğu belirtildiği anlaşılmakla; mahkemece müdahile karşı herhangi bir icra takibine yahut alacak davasına girişmeyen sanığın ısrarla müdahili kesinleşmiş borçlu gibi mesajlar atması, fakat bu ahvalde müdahile yönelik özel hukuk anlamında kendisine yönelmiş bir icra takibi ve alacak davası da bulunmadığı, alacağını hukuki takibe koymayıp ısrarla mesajlar attığı ve atılı suçu işlediği kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
V.KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1maddesi uyarınca Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!