12. Ceza Dairesi 2023/793 E. , 2024/1136 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Cinsel taciz, hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM ve KARAR : Mahkûmiyet, Temyiz isteminin reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma, Onama
Yerel mahkemece sanık hakkında kurulan hüküm ve temyiz isteminin reddine dair ek kararın; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde,
Hakaret ve cinsel taciz suçlarından kurulan hükümlerin tür ve miktarları itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu,
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan hüküm yönünden ise 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yerel mahkemece 17.03.2016 tarihli karar ile; sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 125/2-1, 43, 52. maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cinsel taciz suçundan TCK'nın 105/1, 52/2-4. maddeleri uyarınca 2.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan TCK'nın 123/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 1.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Yerel mahkemece 03.05.2016 tarihli ek karar ile; hakaret ve cinsel taciz suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanığın temyiz isteminin hükümlerin kesin oldukları gerekçesi ile reddine karar verilmiştir.
3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın temyiz isteminin hakaret ve cinsel taciz suçundan kurulan hükümler yönünden reddi ile ek kararın onanması, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan hüküm yönünden ise basit yargılama usulünün değerlendirilmesi için hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; katılandan kaynaklanan nedenlerle atılı suçları işlediğine, ödeme gücü olmadığına, ilişkindir.
III. GEREKÇE VE KARAR
A) Hakaret ve Cinsel Taciz Suçlarına İlişkin Temyiz İsteminin Reddine Dair Ek Karara İlişkin Temyiz İstemi Yönünden;
Anayasa Mahkemesinin 07.10.2009 gün ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanıp, yayımından itibaren bir yıl sonra 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren, 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 karar sayılı iptal hükmünün yürürlüğe girdiği tarihe kadar, 5237 sayılı TCK'nın 50 ve 52. maddeleri ve 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca doğrudan hükmedilip, başkaca hak mahrumiyeti içermeyen 2000 TL'ye kadar (2000 TL. Dahil) adli para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanunun 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olup, 07.10.2010 ila 6217 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihine kadar ise mahkumiyet hükümlerinin hiçbir istisna öngörülmeksizin temyizinin mümkün olduğu, 14.04.2011 ve sonrasında ise, doğrudan hükmedilen 3000 TL’ye kadar (3000 TL. Dahil) para cezalarının 5320 sayılı Kanunun Geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu, 17.03.2016 tarihinde hakaret suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 125/2-1, 43, 52. maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cinsel taciz suçundan TCK'nın 105/1, 52/2-4. Maddeleri uyarınca 2.400,00 TL adli para cezasından ibaret mahkumiyet hükümlerine yönelik suç vasfına ilişkin herhangi bir temyiz istemi de olmayıp, sanığın temyiz isteminin reddine ilişkin Adana 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2016 tarihli ek kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından, verilen red kararının isteme uygun olarak ONANMASINA,
B) Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçuna İlişkin Temyiz İstemi Yönünden;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığa isnat edilen eylemin, 5237 sayılı Kanun'un 123/1. maddesinde düzenlenen “kişilerin huzur ve sükununu bozma” suçuna ilişkin olduğu, “kişilerin huzur ve sükununu bozma” suçu için TCK'nın 123/1. maddesinde temel ceza miktarının “üç aydan bir yıla kadar hapis cezası” olarak belirlendiği; 5271 sayılı CMK'nın 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251/1. maddesinde yer alan; “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun'un geçici 5/1-d maddesinde yer alan “01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı ve 16.03.2021 tarihli 31425 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı iptal kararları ile “...kovuşturma evresine geçilmiş..., ...hükme bağlanmış...” ibarelerinin, aynı bentte yer alan “... basit yargılama usulü...” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle;
Kovuşturma evresine geçilmiş veya hükme bağlanmış olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5/1-d maddesinde yer alan kesinleşmiş hükümler haricindeki düzenlemelerin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesine göre; “mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararlarının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin ve 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesinde yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 7. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk görülmüş olup,
Sair yönleri incelenmeyen Adana 21. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden açıklanan nedenlerle hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!