WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2023/6834 E.  ,  2024/4245 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/214 E., 2023/432 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Dairemizce verilen bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 95.300,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine ilişkin kararın, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 29.05.2023 tarihli kararıyla bozulması üzerine, İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmasına karar verilerek davacı hakkında davanın kısmen kabulü ile 13.330,22 TL maddi, 18.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz istemi; kararın usul ve Yasaya aykırı olduğunu, davanın reddi gerektiğini, eksik inceleme yapıldığını, davacı hakkında beraat kararı verilmediğinden tazminat şartlarının oluşmadığını, hükmedilen tazminatların fazla olduğunu, faiz talebinin reddi gerektiğini, davacının açılan davaya muvafakatinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davacı vekilinin temyiz istemi; kararın hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğunu, hükmün bozulması gerektiğini belirtmiştir.

III. DAVA KONUSU
İlk derece Mahkemesince; davacının tazminat talebinin dayanağı olan Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/293 Esas ve 2017/225 Karar sayılı dosyasında kasten adam öldürme suçundan yargılanarak eylemin değişen suç vasfına göre basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde kasten yaralama suçunu oluşturduğu kabul edilerek cezalandırma yoluna gidildiği İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'nin 2017/2828 Esas, 2018/303 Karar sayılı dosyası ile davacının üzerine atılı değişen suç vasfına göre eylemin şikayete bağlı olduğu, şikayet koşulu gerçekleşmediği bu nedenle hakkında düşme kararı verildiği dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun'un 144/1-c bendi uyarınca tutuklanmasına neden olan suç nedeniyle hakkında düşme kararı verilen davacının tazminat hakkının bulunmadığı gözetilerek davanın reddine ilişkin kararın Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine ilişkin kararın, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 29.05.2023 tarihli kararıyla;

"... 1.Davacı vekilinin temyiz talebi yönünden;
...Somut olayda davacının, tazminata konu ceza yargılamasındaki eyleminin basit yaralama suçunu oluşturduğu ve bu suça ilişkin soruşturma ve kovuşturma şartı olan şikayet hakkının ölüm nedeniyle yasal süre içerisinde kullanılmaması nedeniyle düşme kararı verildiği gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 144 inci maddesinde düzenlenen tazminat istenmeyecek haller arasında değerlendirilemeyeceği nazara alınarak davacı lehine tazminata hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ve tebliğnamede düzeltilerek onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

2. Davalı vekilinin temyiz talebi yönünden;
Kabul ve uygulamaya göre de;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedileceği, somut olayda da davalının davayı vekili aracılığıyla takip edip davanın reddi kararı verildiğinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur..."

Nedeniyle bozulmasına karar verilmesine üzerine ilk derece Mahkemesince, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine davacı hakkında davanın kısmen kabulü ile 13.330,22 TL maddi, 18.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

1.Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında davacı hakkındak tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihlerinin ceza infaz kurumundan sorulması suretiyle davacının tutuklama ve tahliye tarihleri ile infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi sonrası bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,

2.5271 sayılı Kanun'un 144 /1-a bendinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup tazminata engel oluşturmayacak ise de, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nefasetin sağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak, mahsup edilen sürenin hükmolunacak manevi tazminat miktarının tayininde dikkate alınması gerektiği nazara alındığında, davacının tutuklu kaldığı sürelerin diğer bir hükümlülüğünden mahsup edilip edilmediği hususu açıklığa kavuşturulması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,

3.Kabul ve uygulamaya göre de; nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,

Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Fethiye 1. Ağır Ceza mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/4 maddesi uyarınca Fethiye 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.09.2024 tarihinde karar verildi.