WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2023/6814 E.  ,  2024/1923 K.
"İçtihat Metni"İ T İ R A Z

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/709 - 2016/175
SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜM : Mahkumiyet
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
İTİRAZA KONU KARAR: Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 04.10.2018 tarihli ve 2018/4847 Esas, 2018/9200 Karar sayılı kararı

İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 04.10.2018 tarihli ve 2018/4847 Esas, 2018/9200 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.11.2018 tarihli ve KD-2018/54507 sayılı itirazı üzerine Dairemizce yapılan inceleme neticesinde itirazın reddine, dosyanın itiraz konusunda karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.06.2023 tarihli 2020/12-234 Esas, 2023/366 karar sayılı kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabul edilerek dosya Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/2, 62/1 ve 50/3. maddeleri gereğince 1.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/03/2016 tarihli ve 2015/709 esas, 2016/175 sayılı kararının 31/03/2016 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği, anılan hükme yönelik Adalet Bakanlığının 18.06.2018 gün ve 94660652-105-35-7557-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebi ve bu talep üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 26.06.2018 tarihli ve 2018/54507 sayılı ihbarnamede; "...Sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma olarak tespit edilen eyleminden dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179/2, 62/1 ve 50/3. maddeleri gereğince 1.000,00 Türk lirası adlî para cezasına hükmedilmiş ise de; suçun işlendiği 04/10/2015 tarihinden sonra 02/12/2016 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 16. maddesi ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Trafik güvenliğini tehlikeye sokma" başlıklı 179. maddesinin 2. fıkrasında ''Kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşım araçlarını kişilerin hayat, sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.'' şeklindeki düzenleme ile temel cezada alt sınır belirlendiği, oysa anılan maddede değişiklik öncesi cezada alt sınıra yer verilmediği, bu nedenle 5237 sayılı Kanun'un 49/1. maddesine göre temel cezanın 1 ay hapis cezası olarak belirlenmesi, indirim ve paraya çevirme işlemlerinin 1 ay hapis cezası üzerinden yapılması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği..." gerekçesiyle kararın kanun yararına bozulmasının istenmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesince 04.10.2018 tarihli ve 2018/4847 Esas, 2018/9200 Karar sayı ile;

"...Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/12/2010 tarihli ve 2010/4-210 esas, 2010/259 sayılı kararında da belirtildiği üzere, Yasa yararına bozma yöntemi, karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesini ve ülke sathında uygulama birliğine ulaşılmasını sağlamak amacıyla, olağanüstü bir denetim muhakemesi yolu olarak Ceza Yargılaması Yasası’nın 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiş olup bu denetimin konusu, maddi ve yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılıklardır. Ancak, gerek kesin hükmün otoritesinin korunması zorunluluğu, gerekse olağanüstü bir denetim yolu olması nedeniyle dar kapsamlıdır; her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir. Tüm bu nedenlerle; olay gecesi yapılan ölçümde 2.55 promil alkollü vaziyette araç kullanmak suretiyle trafik güvenliğini tehlikeye sokma olarak tespit edilen eyleminden dolayı TCK'nın 179/2, 62. maddesi gereğince 1000 TL adli para cezasına mahkumiyetine hükmedilen sanık hakkında, somut yasa yararına bozma isteminin CMK'nın 309 ve 310. maddesinde düzenlenen amaca uygun hukuka aykırılık niteliğinde bulunmaması nedeniyle,

Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görülmediğinden, İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 08.03.2016 tarihli ve 2015/709 esas, 2016/175 sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma talebinin CMK'nın 309. maddesi uyarınca REDDİNE..." şeklindeki kararın isabetli olmadığından bahisle, kanun yararına bozma talebi kabul edilerek anılan kararın kanun yararına bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE
1.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 14.10.2015 tarihli iddianame ile; sanığın 04.10.2015 tarihinde sevk ve idaresindeki araç ile kaza yapması neticesinde yapılan alkol muayenesinde 2,55 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, bu nedenle alkolün etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek hâlde olmasına rağmen araç kullanması nedeniyle trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediği iddiasıyla hakkında kamu davası açıldığı, sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesince 08.03.2016 tarih ve 709-175 sayı ile, sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan TCK'nın 179/3. maddesi delaletiyle aynı Kanun’un 179. maddesinin 2. maddesi uyarınca “alt sınırdan” denilmek suretiyle 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, yine aynı Kanun’un 62, 50/3 ve 52. maddeleri uyarınca neticeten 1.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu hükmün temyiz edilmeksizin 31/03/2016 tarihinde kesinleşmiş olduğu anlaşılmaktadır.

2. Bu hükme yönelik Adalet Bakanlığının 18.06.2018 tarihli ve 7557 sayılı kanun yararına bozma talebi ve bu talep üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 26.06.2018 tarihli ve 54507 sayılı ihbarnamede; "Suçun işlendiği 04.10.2015 tarihinden sonra 02.12.2016 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 16. maddesi ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 'Trafik güvenliğini tehlikeye sokma' başlıklı 179. maddesinin 2. fıkrasında 'Kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşım araçlarını kişilerin hayat, sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.' şeklindeki düzenleme ile temel cezada alt sınır belirlendiği, oysa anılan maddede değişiklik öncesi cezada alt sınıra yer verilmediği, bu nedenle 5237 sayılı Kanun'un 49/1. maddesine göre temel cezanın 1 ay hapis cezası olarak belirlenmesi, indirim ve paraya çevirme işlemlerinin 1 ay hapis cezası üzerinden yapılması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği" gerekçesiyle kararın kanun yararına bozulmasının istenmesi üzerine, dosyayı inceleyen Dairemizce 04.10.2018 tarihli ve 2018/4847 Esas, 2018/9200 Karar sayı ile;
"Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.12.2010 tarihli ve 2010/4-210 esas, 2010/259 sayılı kararında da belirtildiği üzere, yasa yararına bozma yöntemi, karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesini ve ülke sathında uygulama birliğine ulaşılmasını sağlamak amacıyla, olağanüstü bir denetim muhakemesi yolu olarak Ceza Yargılaması Yasası’nın 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiş olup bu denetimin konusu, maddi ve yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılıklardır. Ancak, gerek kesin hükmün otoritesinin korunması zorunluluğu, gerekse olağanüstü bir denetim yolu olması nedeniyle dar kapsamlıdır; her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir. Tüm bu nedenlerle; olay gecesi yapılan ölçümde 2.55 promil alkollü vaziyette araç kullanmak suretiyle trafik güvenliğini tehlikeye sokma olarak tespit edilen eyleminden dolayı TCK'nın 179/2, 62. maddesi gereğince 1000 TL adli para cezasına mahkûmiyetine hükmedilen sanık hakkında, somut yasa yararına bozma isteminin CMK'nın 309 ve 310. maddesinde düzenlenen amaca uygun hukuka aykırılık niteliğinde bulunmaması nedeniyle,

Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görülmediğinden kanun yararına bozma talebinin CMK'nın 309. maddesi uyarınca reddine" karar verilmiştir.

3.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.06.2023 tarihli 2020/12-234 Esas, 2023/366 karar sayılı ilamı ile, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne, Özel Daire kararının kaldırılmasına ve kanun yararına bozma konusunda bir karar verilmek üzere dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
4.Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma olarak tespit edilen eyleminden dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179/2, 62/1 ve 50/3. maddeleri gereğince 1.000,00 Türk lirası adlî para cezasına hükmedilmiş ise de; suçun işlendiği 04/10/2015 tarihinden sonra 02/12/2016 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 16. maddesi ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Trafik güvenliğini tehlikeye sokma" başlıklı 179. maddesinin 2. fıkrasında ''Kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşım araçlarını kişilerin hayat, sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.'' şeklindeki düzenleme ile temel cezada alt sınır belirlendiği, oysa anılan maddede değişiklik öncesi cezada alt sınıra yer verilmediği, bu nedenle 5237 sayılı Kanun'un 49/1. maddesine göre temel cezanın 1 ay hapis cezası olarak belirlenmesi, indirim ve paraya çevirme işlemlerinin 1 ay hapis cezası üzerinden yapılması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,

2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 04.10.2018 tarihli ve 2018/4847 Esas, 2018/9200 Karar sayılı ilâmının KALDIRILMASINA,

3.İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2016 tarihli ve 2015/709 esas, 2016/175 karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

4.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden;
Sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan hükmün ilk paragrafında yer alan "2 ay hapis cezası" ibaresinin, "1 ay hapis cezası" şeklinde, ikinci paragrafta yer alan " 1 ay 20 gün hapis cezası " ibaresinin, "25 gün hapis cezası" şeklinde, üçüncü paragrafta yer alan "1.000,00 TL" ibaresinin de, "500,00 TL" olarak değiştirilmesi ve diğer hususların aynen bırakılmasına, infazın buna göre yapılmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.04.2024 tarihinde karar verildi.