12. Ceza Dairesi 2023/6813 E. , 2024/1517 K.
"İçtihat Metni"
İ T İ R A Z
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜM : Mahkumiyet
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Kararın Kaldırılması
İTİRAZA KONU KARAR : Yargıtay 12. Ceza Dairesi 20.03.2018 tarihli ve 2018/1394 Esas,
2018/3124 Karar sayılı kararı
İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 20.03.2018 tarihli ve 2018/1394 Esas, 2018/3124 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 31.05.2018 tarihli ve KD-2018/7973 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Dairemizin 20.03.2018 tarihli ve 2018/1394 Esas, 2018/3124 Karar sayılı kararı ile "Sanık hakkında atılı suçtan adli para cezası tayin edilmesi karşısında, hak yoksunluğuna hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden bahisle Kanun yararına bozma talebinde bulunulmuş ise de Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/12/2010 tarihli ve 2010/4-210 esas, 2010/259 sayılı kararında da belirtildiği üzere, Yasa yararına bozma yöntemi, karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesini ve ülke sathında uygulama birliğine ulaşılmasını sağlamak amacıyla, olağanüstü bir denetim muhakemesi yolu olarak Ceza Yargılaması Yasası’nın 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiş olup bu denetimin konusu, maddi ve yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılıklardır. Ancak, gerek kesin hükmün otoritesinin korunması zorunluluğu, gerekse olağanüstü bir denetim yolu olması nedeniyle dar kapsamlıdır; her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir. Tüm bu nedenlerle; somut yasa yararına bozma isteminin CMK'nın 309 ve 310. maddesinde düzenlenen amaca uygun hukuka aykırılık niteliğinde bulunmaması nedeniyle, "reddine karar verildiği, sanığın adli para cezası ile cezalandırılması nedeniyle, adli para cezası ile cezalandırılan sanık hakkında TCK'nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceği hususunun yasanın amir hükmü olması nedeniyle red kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu düşünülerek olağanüstü itiraz kanun yoluna başvurulmuştur.
II. GEREKÇE
1. Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesinde yer alan "....kişi kasten işlediği suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak..." şeklindeki hüküm gereğince anılan maddede yazılı hak yoksunluklarına hükmedileceğinin düzenlendiği ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 179/3. maddesi atfıyla 179/2, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince 740,00 Türk lirası adlî para cezasına mahkûmiyet kararında koşulları bulunmadığı halde 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesi ile 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 24/01/2018 gün ve 94660652-105-27-13803-2017-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.01.2018 tarihli ve KYB-2018/7973 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize tevdi olunmuştur.
2.Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 20/03/2018 gün ve 2018/1394 esas, 2018/3124 karar sayılı kararında ''Sanık hakkında atılı suçtan adli para cezası tayin edilmesi karşısında, hak yoksunluğuna hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden bahisle Kanun yararına bozma talebinde bulunulmuş ise de Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/12/2010 tarihli ve 2010/4-210 esas, 2010/259 sayılı kararında da belirtildiği üzere, Yasa yararına bozma yöntemi, karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesini ve ülke sathında uygulama birliğine ulaşılmasını sağlamak amacıyla, olağanüstü bir denetim muhakemesi yolu olarak Ceza Yargılaması Yasası’nın 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiş olup bu denetimin konusu, maddi ve yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılıklardır. Ancak, gerek kesin hükmün otoritesinin korunması zorunluluğu, gerekse olağanüstü bir denetim yolu olması nedeniyle dar kapsamlıdır; her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir.Tüm bu nedenlerle; somut yasa yararına bozma isteminin CMK'nın 309 ve 310. maddesinde düzenlenen amaca uygun hukuka aykırılık niteliğinde bulunmaması nedeniyle, reddine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 31.05.2018 tarihli ve KD-2018/7973 sayılı itirazında;
''5237 sayılı TCK'nun 53/1. maddesindaki hak yoksunluklarının hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olduğundan, dosyamızdaki sanığın ise adli para cezası ile cezalandırılması nedeniyle, adli para cezası ile cezalandırılan sanık hakkında TCK'nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceği hususunun yasanın amir hükmü olması nedeniyle, kanun yararına bozma talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği halde, dairenizce kanun yararına bozma talebinin reddine karar verilmesinin isabetli olmadığı kanaatine varılmıştır." gerekçesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesi uyarınca olağanüstü itiraz kanun yoluna başvurulmuştur.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 20/03/2018 gün ve 2018/1394 esas, 2018/3124 karar sayılı ilâmının KALDIRILMASINA,
3. Gaziantep 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/2 Esas, 2017/805 Karar sayılı kararına yönelik bozma isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden;
Hüküm fıkrasının hak yoksunluğu uygulanmasına ilişkin dördüncü bendinin hükümden çıkarılmasına, diğer hususların aynen bırakılmasına, infazın ve müteakip işlemlerin mahallinde buna göre yapılmasına,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!