WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2023/6795 E.  ,  2024/553 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/897 E., 2023/745 K.
SUÇTAN ZARAR GÖREN : Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı
SUÇ : Müstehcenlik
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, suçtan zarar gören vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 13.12.2019 tarihli ve 6-7 sayılı, 6284 sayılı Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca, bu Kanun kapsamına giren suçlarla ilgili olarak açılan ceza davalarında, kovuşturma evresinde mahkemesince; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davadan haberdar edilmesinin zorunlu olmadığına ilişkin içtihatı ve Ceza Genel Kurulunun 14.06.2023 tarihli ve 2021/4-84 Esas, 2023/345 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, duruşmadan haberdar edilme zorunluluğu bulunmayan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına kanun yolu aşamasında gerekçeli kararının tebliği üzerine davaya katılmasının ve hükmü temyiz etmesinin mümkün olmadığının belirtilmesi karşısında suçtan zarar gören Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının, kanun yolu aşamasında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca gerekçeli kararın mahkemesince tebliğ ettirilmesi üzerine yapmış olduğu temyize hak ve yetkisinin olmadığı belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında müstehcenlik suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 1226/5, 43/1, 52/2, 4, 53/1, 2, 3. maddeleri uyarınca 8 yıl 9 ay hapis ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve suçtan zarar gören vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suçtan zarar gören vekilinin temyiz sebepleri; duruşmadan haberdar edilmemeleri nedeniyle haklardan yararlanamadıklarına, ceza miktarına ve cinsel taciz suçundan ayrı mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine, sanık müdafiinin temyiz sebepleri; eksik araştırma neticesinde hüküm kurulduğuna, ceza miktarına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; suç tarihinde 10 yaşında olan mağdur çocuk ile internet üzerinden değişik tarihlerde görüşme yaptıkları sırada üretiminde çocukların kullanıldığı müstehcen görüntüler gönderip, mağdur çocuğa karşı cinsel içerikli mesajlar gönderen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 44. maddesinin yollaması ile aynı Kanun'un 226/5. maddesindeki müstehcenlik suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği ancak yargılama giderleri açısından 5271 sayılı CMK’nun 280/1-a ve 303/1-h maddeleri gereğince düzeltme yapıldığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR
A. Suçtan zarar gören vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 13.12.2019 tarihli ve 6-7 sayılı, 6284 sayılı Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca, bu Kanun kapsamına giren suçlarla ilgili olarak açılan ceza davalarında, kovuşturma evresinde mahkemesince; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davadan haberdar edilmesinin zorunlu olmadığına ilişkin içtihatı ve Ceza Genel Kurulunun 14.06.2023 tarihli ve 2021/4-84 Esas, 2023/345 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, duruşmadan haberdar edilme zorunluluğu bulunmayan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına kanun yolu aşamasında gerekçeli kararının tebliği üzerine davaya katılmasının ve hükmü temyiz etmesinin mümkün olmadığının belirtilmesi karşısında, suçtan zarar gören Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının temyiz hak ve yetkisinin olmadığı anlaşıldığından suçtan zarar gören Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Arpaçay Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.02.2024 tarihinde karar verildi.