WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2023/6703 E.  ,  2024/733 K.
"İçtihat Metni"
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Taksirle yaralama
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkumiyet
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan sanık ... hakkında basit yargılama usûlü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89/1, 62/1, 52 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddeleri gereğince 2.240,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/6. maddesi uyarınca sanığın sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına dair Söke 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/09/2022 tarihli ve 2022/410 esas, 2022/969 sayılı kararına karşı sanık müdafii tarafından yapılan itiraz üzerine, duruşma açılarak genel hükümlere göre yapılan yargılama neticesinde sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89/1, 62/1ve 52. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/6. maddesi uyarınca sanığın sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına ilişkin Söke 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/12/2022 tarihli ve 2022/996 esas, 2022/1465 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 09/10/2023 gün ve 94660652-105-09-11393-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28/11/2023 tarihli ve KYB- 2023/112809 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28/11/2023 tarihli ve KYB- 2023/112809 sayılı Kanun yararına bozma isteminin;

“Dosya kapsamına göre, 14/01/2022 tarihinde katılan Ebru Bozer Selvi'nin sevk ve idaresindeki 09 L 3426 plaka sayılı ... ile sanık ...'ın sevk ve idaresindeki 35 BBV 164 plakalı sayılı aracın çarpışması şeklinde meydana gelen trafik kazasında sanık hakkında katılana ve katılanın çocukları mağdurlar Neva ve Nisa'ya karşı 5237 sayılı Kanun'un 89/1. maddesi gereğince taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan açılan kamu davasında sanığın anılan suçtan mahkumiyetine karar verilmiş ise de;

1- Somut olayda, sanık ...'ın taksirli eylemi nedeniyle meydana gelen kazada katılanın ve mağdurların yaralandığının mahkemece kabul edildiği, sanık hakkında Söke Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 12/04/2022 tarihli ve 2022/1010 soruşturma, 2022/1127 esas ve 2022/1127 sayılı iddianamede sanığın taksirli eylemi nedeniyle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olduğu belirtilmesine karşın 5237 sayılı Kanun'un 89/4. maddesinin uygulanması talep edilmediği gözetilerek, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı tanınmak suretiyle sanık hakkında hükmedilen hapis cezası üzerinden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89/4. maddesi gereğince bir artırım yapılmadan eksik ceza tayininde,

2-Mağdur Nisa Selvi'de oluşan yaralamaya ilişkin olarak Aydın İl Sağlık Müdürlüğü Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesinin 14/01/2022 tarihli ve 243642 sayılı geçici raporunda, yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olmadığı bildirilmiş ise de, aynı hastaneden alınan 18/01/2022 tarihli 244171 sayılı raporlarda yaralanmanın beyin cerrahisi açısından basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olduğu, hastanın plastik cerrahi tarafından değerlendirilmesinin önerildiği ve sağ orbita inferior duvarda kırık olduğunun bildirildiği, bu itibarla söz konusu raporlar arasında çelişki bulunduğunun anlaşılması karşısında, çelişkinin giderilmesini sağlamak amacıyla müştekinin Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesine sevki sağlanarak somut olaya ilişkin kati rapor aldırılıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesinde,

İsabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. Öğretide olağanüstü temyiz olarak adlandırılan Kanun yararına bozma olağanüstü kanun yolunun koşulları ve sonuçları, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi ile aynı Kanun'un 310 uncu maddesinde düzenlenmiştir.

5271 sayılı Kanun’un, Kanun yararına bozma başlıklı 309 uncu maddesinin inceleme konusu ile ilgili birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında yer alan;

"(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.

(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.

(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü Kanun yararına bozar."

Şeklindeki düzenlemeler uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi hâlinde karar veya hüküm kanun yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.

2. Kanun yararına bozma yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilebilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.1977 gün ve 3-2 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bu yasa yolunun olağan üstü bir yasa yolu olması nedeniyle, her türlü hukuka aykırılık iddiası, yasa yararına bozma konusu yapılamayacak, bu kapsamda hâkimlerin takdir hakkı alanına giren ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hususlar ile mahkemenin takdirine bağlı istekler ve uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular, temyiz yasa yolundan farklı olarak yasa yararına bozma konusu yapılamayacağından, bu yolla denetlenemeyecektir. (Ceza Genel Kurulunun 23.03.2010 tarih ve 2/29-56 sayılı kararı da bu doğrultudadır.)

Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır.

Kesinleşen bu karar veya hükümlerdeki aykırılıklar başka suretle giderilmesi mümkün olmadığı takdirde, ikincil ve olağanüstü nitelikte olan kanun yararına bozma yasa yoluna konu edilebilecektir.

3. Bu açıklamalar ışığında inceleme konusu dava dosyanın değerlendirilmesinde; sanık hakkında hükmolunan 3.000,00 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünde 5237 sayılı Kanun'un 53/6 maddesine göre güvenlik tedbiri hükümlerinin uygulanmış olması nedeniyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.11.2010 tarihli, 2010/5-237 Esas ve 2010/242 Karar sayılı kararında ayrıntıları açıklandığı üzere, mezkûr karar kesin nitelikte olmayıp istinaf yoluna tabi olduğu hâlde, kararın kesin olarak verildiğinin karar altına alınması suretiyle katılanlar ve sanık yanıltılmıştır.

Bu nedenle gerekçeli karar taraflara istinaf yoluna başvurulabileceği şerhi ile tebliğ edilmelidir. Tebligat üzerine istinaf yoluna başvurulması hâlinde mahallinde gereğine tevessül edilmesi, istinaf yoluna başvurulmaması hâlinde ise, talepnameye konu hukuka aykırılık açısından yeniden Kanun yararına bozma talebinde bulunulması gerektiği belirlenmekle inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır.

4. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, Kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.02.2024 tarihinde karar verildi.