WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAIRESI

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2023/6618 E.  ,  2025/3991 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1711E. - 2023/2147K.
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Hükmün açıklanması ile mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 8.Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2017 tarihli ve 2015/284 Esas, 2017/240 Karar sayılı ilamı ile 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan yürütülen yargılama neticesinde; sanığın 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiş, karara karşı katılan vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmalı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'un 74/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 53, 54 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK 231/5 maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, karar 13.12.2018 tarihinde kesinleşmiş, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/317 Esas 2020/19 Karar sayılı yazısı ile ihbarda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince sanığın denetim süresi içerisinde 05.10.2020 tarihinde işlediği resmi belgede sahtecilik suçu nedeniyle İstanbul Anadolu 65. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/644 Esas 2022/695 Karar sayılı dosyasında yargılanarak mahkumiyetine karar verildiği, ve kararın kesinleştiğinden bahisle sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasıyla sanığın 2863 sayılı Kanunun 74/1, TCK'nın 62, 53, 54 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, karara karşı sanık tarafından temyiz başvurusunda bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; atılı suçu işlemediğine, olay günü kan örneğinin kazı alanında bulunmasının nedeninin kazılan türbedeki toprağı kapatmaya çalışırken olduğuna, beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
02.06.2015 günl saat:04.30 sıralarında kolluk görevlilerine müracaatta bulunan ... isimli şahsın Çarşı Mahallesi tekebayırında bulunan Halilurrahman Vakfına bağlı ..... alanında gece bekçisi olarak çalıştığını, nöbette olduğu esnada kazma sesleri ve insan sesleri duyduğunu, bunun üzerinde ışıkları kapatarak uzaklar mezarların olduğu alana baktığını, halk arasında Osmanlı zamanından kalma deniz subayı olarak söylenen merhumun mezarının başında 2 erkek şahsın olduğunu gördüğünü ve şahıslara seslendiğini ancak şahısların kendisini görünce hemen oradan kazma kürekleri bırakarak uzaklaştıklarını mezara baktığında yaklaşık 50-60 cm kazılmış olduğunu, bu şahısları karanlık ve mesafenin uzak olmasından dolayı göremediğini beyan etmesi üzerine başlatılan soruşturma işlemleri kapsamında olay yerinde yapılan incelemede mezarlığın yaklaşık 1 metre derinliğinde kazılmış olduğunun olay yerinde küreklerin mezarların üzerine atılmış halde olduğunun tespit edildiği, mezar taşı üzerinden alınan kan örneğinin sanığa ait olduğunun tespiti üzerine sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.

Sanığın aşamalardaki benzer savunmalarında olay yerinde kazı yapmadığını, açılan mezarı kapatmaya çalıştığı sırada elinin kesildiğini, kazıyı kendisinin gerçekleştirmediğini beyanla suçlamayı kabul etmediği anlaşılmıştır.

Kazı yapılan yerin 2863 sayılı Kanun kapsamında kaldığının tespit edildiği anlaşılmıştır.

Yerel Mahkemece yürütülen yargılama neticesinde; "Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın iddianameye konu yerde kazmak küreklerle kazı yaptığının iddia edildiği somut olayda, sanığın kan lekelerinin tespit edildiği, sanığın savunmasında başkalarınca bozulmuş mezar alınını düzeltmeye çalıştığı sırada parmağının taş altında kalarak kanadığı bu gerekçe ile DNA'na olay yerinde çıkmış olabieceği, bundan başkaca soyut iddiadan hariç sanığın mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilmediği" gerekçesiyle sanığın CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

Bölge Adliye Mahkemesince yürütülen yargılama neticesinde sanığın denetim süresi içerisinde 05.10.2020 tarihinde işlediği resmi belgede sahtecilik suçu nedeniyle İstanbul Anadolu 65. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/644 Esas 2022/695 Karar sayılı dosyasında yargılanarak mahkumiyetine karar verildiği, ve kararın kesinleştiği tespit olunarak açıklanması geri bırakılan hükmün; "Her ne kadar yerel mahkemece yeterli delil bulunmadığı gerekçesi ile sanığın beraatine karar verilmiş ise de aldırılan uzmanlık raporuna göre sanığa ait kan lekesinin bulunduğunun DNA raporundan anlaşılması, sanığın aynı mahalleye sıklıkla gelip gittiğini, buranın define gerekçesi ile sürekli kazılan bir yer olduğunu, mezar taşlarını yerine oturtmaya çalıştığı için parmağının taş altında kaldığını kovuşturma aşamasında savunması, soruşturma aşamasında ise olay gün ve saatinde nerde olduğunu hatırlamadığını söylemek sureti ile savunmalarında çelişmesi, kovuşturma aşamasında tevilli olarak olay yerine gittiğini söylemesi karşısında ve önemli olarak kan örneğinin olay yerinde tespit edilmesi karşısında sanığın kazı eylemini gerçekleştirdiği sabit görülmüş, savunmalarına itibar edilmemiştir.

Belirlenen bu kabule göre;
Kazılan yerin kolluk tarafından tutulan tutanağa göre 1 mt derinliğinde olduğunun anlaşılması ve bu aşamadan sonra buranın kapatılması nedeni ile keşif yapılmasının da sonuca etkili olmayacağı ve suça konu yerin dairemiz tarafından sorulması üzerine Vakıflar Genel Müdürlüğü İstanbul II Bölge Müdürlüğünün 18/06/2018 tarihli cevabi yazılarına göre 2863 sayılı yasa kapsamında kaldığının bildirilmesi karşısında sanığın eyleminin kazının derinliği de gözetildiğinde 2863 sayılı yasanın 74/1 maddesinde tanımı yapılan kazı yapma suçunu oluşturacağı" gerekçeleriyle açıklanarak sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 8.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2025 tarihinde karar verildi.