12. Ceza Dairesi 2023/6357 E. , 2024/3822 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :2018/770 E. 2023/500 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama, bozma
Sanıklar ... ve ... hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında kurulan hükümlerin katılan vekili, sanık ..., sanık ... müdafii, katılma talebinin kaldırılmasına karar verilen kurum vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmakla,
... Vekilinin Temyiz İsteğinin İncelenmesinde,
Yargılama konusu 5237 sayılı TCK'nın 85 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen taksirle öldürme suçu yönünden Kurumun suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmıştır.
Katılan ... Yılmaz vekili, sanık ..., sanık ... müdafiinin temyiz isteklerine yönelik yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece sanıklar ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 53/6 maddeleri uyarınca 2 şer yıl 6 şar ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararının, sanıklar müdafiileri ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04/02/2016 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek sanık ... hakkında TCK'nın 85/1, 62, 51. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası, sanık ... hakkında TCK'nın 85/1, 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin kararın sanıklar müdafileri, katılan vekili, katılan kurum vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 15/03/2018 tarihli kararı ile bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası hakkında taksirle öldürme suçundan dava açılan sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında açılan davanın 2018/770 esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verilerek devam eden yargılama sonunda sanık ...'ın taksirle öldürme suçundan TCK'nın 85/1, 62. Maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında taksirle öldürme suçundan CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılanlar vekillerinin sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz isteklerinin reddine, sanık ... müdafinin temyiz isteği yerinde görülerek sanık ... hakkındaki hükmün düzeltilerek onanmasına, katılanlar vekillerinin sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz istekleri yerinde görülerek ... hakkında kurulan hükmün bozulmasına, sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görülerek ... hakkında kurulan hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; beraat eden sanık lehine vekalet ücreti hükmedilmemesine ilişkindir.
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; beraat eden sanıklar hakkında verilen hükmün usul ve yasalara aykırı olduğuna ilişkindir.
Sanık ...'ın temyiz sebepleri; hizmet binasının ... inşaat temsilcisi olarak tarafından yapıldığına, nizamiye girişindeki demir kapının ise ... inşaat şirketi tarafından yapıldığına, olay tarihinden önce geçici kabul heyetinin düzenlediği tutanakta demir kapı ile ilgili bir noksanlıktan söz edilmediğine, heyette bulunan diğer sanıklar ... ve ...'ın demir kapının sağlam ve çalışır durumda olduğunu söylediklerine, inşaatın kesin kabulü yapılmadığından inşaat sahasına girilmesi yasak olduğu halde reklam şirketi elemanlarının cumartesi günü yüklenici firmadan ve kontrol yetkilisinden izin almadan ve kendisinin haberi olmadan inşaat sahasına girdiklerine, tabela asmak için çelik halatları kesip kapıyı kaydırmak isterken devrildiğine, mahkemece bozma ilamında işaret edilen "çelik halatlar kesilmemiş olsa idi gene de olayın meydana gelip gelmeyeceği", "kapının demir kancaları yerinden kesilip sökülmemiş olsaydı ölüm olayının meydana gelip gelmeyeceği" yönündeki soruya cevap vermediğine, 10.08.2012 tarihli kusursuz olduğu belirlenen raporun dikkate alınmadığına, kapının gerdirme kancalarını sökenler ve kapının işletim bakım onarımından sorumlu idarenin kusurlu olduğu kabul edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği halde kapının fen ve sanat kurallarına aykırı güveliksiz yapıldığından bahisle tarafına kusur verilerek kendi içinde çelişen kararla mahkumiyetine karar verildiğine, halat kesip çıkarılmasaydı kazanın meydana gelmeyeceğine, illiyet bağı olmadığına, beraatıne karar verilmesi gerekirken orantılılık ilkesine aykırı şekilde ceza verildiğine, katılanın kendisi hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğinin dikkate alınmadığına, mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine ve re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir.
Katılma talebi kaldırılan kurum vekilinin temyiz isteği, bakanlık yetkililerinin kusurlu olduğu gerekçesiyle hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmişken bakanlığın suçtan zarar görmediği gerekçesiyle katılma talebinin reddine karar verilmesinin çeliştiğine, sanık ...'in beraatine karar verilmesine, temyiz isteğinin kabulüne karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; mağdur ...'ın ... Güvenlik şirketi çalışanı olduğu, olay tarihinde nizamiyede görev yaptığı sırada Gençlik ve Spor Bakanlığının Samsun yolu üzerinde bulunan bina girişinde çelikten yapılan korkuluklu tekerlekli kapının hareket ettirilmesi sonucu kapının tekerleklerinin raydan çıkmak suretiyle üzerine devrilmesi sonucu öldüğü, sanıklardan ...'un kapıyı imal eden kişi olduğu, kapıya gerekli mukavemeti sağlamadığı ve arızalı olduğu haberi verilmesine rağmen müdahale etmediği, kapının mandalını takmamak suretiyle olayda birinci derecede asli kusurlu olduğu, diğer sanık ...'in de yeterli tahdid ve takozun uygun yerlere konulmadığı, otomatik durdurucuların zayıf olduğu, imalat sırasında kapının baba kısmından kurtulmasını önleyecek şekilde emniyetli bir şekilde durmasını sağlayacak şekilde elemanı yaptırmadığından birinci derecede asli kusurlu kabul edilerek sanıklar ... ve ... hakkında TCK'nın 85/1, 62. maddeleri uyarınca 2yıl 6 ay hapis cezasına mahkûmiyetlerine ilişkin kararın sanıklar müdafileri ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04.02.2016 tarihli kararıyla;
"... tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere, sanık ...'un eğimli zeminde kapının her iki kanadının sekronize çalışmasını sağlamak için çelik halatlar ile bağladığı, kapının otomatik sisteminin bu şekilde 4 ay çalıştırıldığı ve Spor Genel Müdürlüğü geçici kabul heyetinin kabulleri yaptığı, binanın bu şekilde hizmete girdiği, geçici kabul heyetinin tespit ettiği eksiklikler arasında kapı ile ilgili bir maddenin bulunmadığı, olay tarihinde çekilen fotoğraflar ve sanık ...'in ifadesinden ise çelik halatların yerinden çıkarıldığının anlaşıldığı, ancak çelik halatların kim tarafından, ne amaçla çıkarıldığının dosya içindeki bilgilerden anlaşılamadığı hususları da gözönünde bulundurularak, sanıkların yetki ve sorumlulukları dikkate alınarak, sözkonusu kapının projeye uygun olarak yapılıp yapılmadığı, çelik halatlar yerinden çıkarılmamış olsaydı sözkonusu olayın meydana gelip gelmeyeceği hususlarının tespiti ve sanıkların olayı önlemek için ne gibi önlemler alabilecekleri hususlarında, makine ve iş güvenliği konusunda uzman olan bilirkişilerden seçilecek heyetten rapor aldırılıp, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile dosya kapsamına ve oluşa uygun düşmeyen bilirkişi heyet raporuna dayanılarak sanıklar hakkında mahkumiyet hükmü kurulması, ", kabule göre ise 1)dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle sanıklar hakkında TCK’nın 50. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, 2) hangi meslek ve sanatları yapamayacağı belirtilmeden meslek veya sanatın icrasından yasaklanmasına karar verilmesi ve 3) sanıklara atılı taksirle öldürme suçundan dolayı doğrudan zarar görmeyen Spor Genel Müdürlüğünün davaya katılması mümkün bulunmadığı halde, adı geçen kurumun katılan olarak kabulü ile yararına vekalet ücretine hükmolunması,
Nedeniyle bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine sanık ... hakkında TCK'nın 85/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında TCK'nın 85/1, 62, 53, 51. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararın sanıklar müdafileri, katılan vekili, katılan kurum vekili tarafında temyizi üzerine Dairemizin 15/03/2018 tarihli kararıyla;
"...olay tarihinde çekilen fotoğraflar ve sanık ... ile geçici kabul heyetinde denetim görevini ifa eden inşaat mühendisi ...'ın ifadesinden reklam asmak için gelen görevlilerce çelik halatların yerinden çıkarıldığının belirtildiği, ancak çelik halatların kim tarafından, ne amaçla çıkarıldığının dosya içindeki bilgilerden anlaşılamadığı, ayrıca Dairemizin 04.02.2016 tarih, 2015/3457 esas, 2016/1397 karar sayılı bozma ilamında çelik halatlar yerinden çıkarılmamış olsaydı sözkonusu olayın meydana gelip gelmeyeceği hususlarının tespitinin istendiği, ancak bu eksikliklerin giderilmediği anlaşılmakla, öncelikle bahse konu kapıda çelik halatların kimin tarafından çıkarıldığı hususunda ... Reklam Firmasında görevli tanıklar ..., ... , ...'in ayrıntılı beyanlarının alınması, olay günü girişte görevli olan ölen dışında başka bir görevlinin olup olmadığının araştırılması, varsa bu kişi/kişilerin tanık sıfatıyla dinlenmesi, dosyada mevcut olan ve güvenlik görevlileri tarafından Haziran 2012 tarihinde tutulan kapının arızalı olduğuna ilişkin tutanakların kimlere gönderildiği, kapı arızasının kime bildirildiği, sanık ...'ın kapı arızasından haberinin olup olmadığının araştırılması, tutanakta ismi geçenlerin tanık sıfatıyla dinlenmesi, bahse konu kapının projeye uygun olup olmadığı, teslim aşamasından önce denetim görevinin ihmal edilip edilmediği, denetim görevinde inşaat mühendisleri dışında makine mühendislerinin de sorumluluğunun olup olmadığının, kapının otomasyon işini yapan sanık ... yönünden halatla bağlama dışında sanığın alabileceği bir önlem bulunup bulunmadığının, olaydan sonra halatlarda kopma vs. olmaması gözetilerek, kapı halatlarının yerinden çıkarılmamış olması durumunda kazanın yine de meydana gelip gelmeyeceğinin, alınan önlemlerin yeterli olup olmadığının, ayrıca çelik halat sisteminin sökülmesi veya iptal edilmesi durumunda kapının yuvasından kurtulup düşmesini engelleyecek emniyet donanımlarının sanık ...’un mu yoksa kapının yapım işini üstlenen ... Grup Otomasyon Alüminyum San. Tic. Ltd. Şti.nin sorumluluğunda mı olduğu hususlarının tespit edilmesi açısından taşeronluk sözleşmeleri de celp edilip, sorumlulukların kapsamı belirlenerek, Teknik Üniversitelerde görevli inşaat mühendisi, makine mühendisi ve iş güvenliği uzmanlarından oluşan heyetten yukarıda bahsedilen hususlarda açıklayıcı ve kusuru irdeleyen rapor alındıktan ve olay günü kapının çelik halatlarını çıkaran kişiler ile kapının yapım aşamasında işi üstlenen ... Grup Yapı Otomasyon Alüminyum San. Tic. Ltd. Şti. Yetkilisi ..., geçici işgal ve geçici kabul heyeti başkanı ..., inşaat mühendisleri ... ile ... hakkında dava açılması sağlandıktan sonra, sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, Dairemizin bozma ilamını da etkisiz kılacak şekilde eksik inceleme devamla, yazılı şekilde hüküm tesisi," kabule göre ise 1) sanık ... hakkında oluşa uygun olmayacak derecede fazla ceza tayin edilmesi, 2) yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle sanıklar hakkında hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesine karar verilmesi, 3) sanıklar hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmesi, 4)Sanık ... hakkında hükmedilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilirken, denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği takdirde, cezanın infaz edilmiş sayılacağının belirtilmesine karşın uygulama maddesinin gösterilmemesi, 5)Sanıklara atılı taksirle öldürme suçundan dolayı doğrudan zarar görmeyen Spor Genel Müdürlüğünün davaya katılması mümkün bulunmadığı halde, adı geçen kurumun katılan sıfatıyla duruşmaya kabul edilmesi,
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece, sanıklar ..., ..., ... hakkında dava açılması sağlandıktan sonra esas yargılamayla birleştirilmesine karar verildiği, dava dosyasının bir önceki yargılamada görev yapan aynı bilirkişi heyetine tevdii edilerek 13.03.2023 tarihli ek bilirkişi raporunun alındığı, anılan raporda sanık ...'ın (1) derece asli kusurlu, Bakanlık Destek Hizmetleri Daire Başkanlığının (2) derece tali kusurlu, gerdirme kancasını kapıdan söken/söktüren kişinin (1) derece kusurlu olduğunun belirtildiği,
Mahkemece hükmün gerekçesinde yeni heyetin vermiş olduğu 15/07/2016 tarihli rapor içeriği olayın oluşuna uygun olarak kabul edildiği, bu durumda sanık ... 'ın birinci derecede kusurlu olduğu, sanık ...'in ise tali kusurlu olduğunun kabul edildiği belirtildikten sonra , sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'un meydana gelen kazada kusurlarının bulunmadığı kanaatine varılarak CMK’nun 223/2-c maddesi uyarınca beraatlerine, sanık ...'ın 85/1. Maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiş, mahkemece alınan raporda kapının işletim, bakım ve onarım sorumluluğunu üzerine alan idarenin (Bakanlık Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı) konu ile ilgili sorumlusu ve/veya yetkilisi ile gerdirme kancasını kapıdan söken ve/veya söktüren kişinin kusurlu olduğu belirtildiğinden tespit edilecek sorumlu kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE ve KARAR
A-Katılma Talebinin Kaldırılmasına Karar Verilen ... Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Yapılan İncelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2015/9-1191 Esas, 2018/328 Karar sayılı ilamında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
Kamu davasına katılmak için aranan “suçtan zarar görme” kavramı kanunda açıkça tanımlanmamış, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hâli” olarak anlaşılıp uygulanmış, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceği kabul edilmiştir. Nitekim bu husus, Ceza Genel Kurulunun 03.05.2011 gün ve 155–80, 04.07.2006 gün ve 127–180, 22.10.2002 gün ve 234–366 ile 11.04.2000 gün ve 65–69 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edilmiştir.
Uyuşmazlık konusuna ilişkin olarak, bir tüzel kişinin kamu davasına katılabilmesi için CMK'nun davaya katılmayı düzenleyen genel kural niteliğindeki 237. maddesinde belirtilen şartın gerçekleşmesi, başka bir deyişle suçtan doğrudan zarar görmüş olması veya herhangi bir kanunda, belirli bir tüzel kişinin bazı suçlardan açılan kamu davalarına katılmasını özel olarak düzenleyen bir hükmün bulunması gerekir. Örneğin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun davaya katılmayı düzenleyen 18. maddesi uyarınca Gümrük İdaresinin, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanununun 18. maddesi uyarınca Maliye Bakanlığının, 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 162. maddesi uyarınca Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun usulüne uygun başvuruda bulunmaları halinde kamu davasına katılacakları açıkça hükme bağlanmıştır. Özel kanun hükümleri uyarınca davaya katılmanın kabul edildiği bu gibi durumlarda, belirtilen kurumların suçtan zarar görüp görmediklerini ayrıca araştırmaya gerek bulunmamaktadır. Ceza Genel Kurulunun 03.05.2011 gün ve 155-80, 22.10.2002 gün 234-366 ile 21.02.2012 gün 279–55 ve 15.04.2014 gün 599-190 sayılı kararlarında da aynı sonuca ulaşılmıştır.
Diğer yandan, özel düzenleme olmadığı durumlarda, işlenen bir suç nedeniyle, o eylemin gerçekleşmesini engellemeye yönelik yükümlülüğün yerine getirilmesinde ihmal gösterildiği takdirde tüzel kişilerin veya diğer yetkililerinin cezaî ve hukukî sorumluluklarının doğması halinin, suçtan doğrudan zarar gördükleri anlamına gelmeyeceği, bu nedenle işlenen suç açısından ilgili tüzel kişiliklere veya yetkililere “mağdur” ya da “suçtan zarar gören” sıfatını kazandırmayacağı açıktır. Yine Ceza Genel Kurulunca 25.03.2003 gün ve 41-54 sayı ile “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılma, dolayısıyla verilen hüküm hakkında yasa yollarına başvurmanın olanaksız olduğu" şeklinde karar verilmiştir.
Bu itibarla,
Yargılama konusu taksirle öldürme suçu yönünden Gençlik ve Spor Bakanlığının suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin CMUK'nun 317. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,
B-Sanık ... 'ın Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İsteği İle Katılan ... Vekilinin Beraat Eden Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... Hakkında Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Temyiz İsteğinin İncelenmesinde;
Dosya içeriğine göre, Oruç Reis Caddesinde bulunan ... binasının nizamiye kapısında güvenlik şirketine bağlı güvenlik görevlisi olarak çalışan ... 'ın, 21/07/2012 cumartesi günü nizamiyede görev yaptığı sırada binanın çevre duvarına reklam panosu asmak için gelen reklam firması elemanlarının panoyu asabilmeleri için kapının kapanmasını istemeleri üzerine, reklam firması elemanlarının ifadelerine göre güvenlik görevlisinin nizamiyenin %10 eğim üzerine kurulu, iki kanatlı, raylı , tekerlekli 900 kg ağırlıktaki otomatik kapının kumanda düğmesine basarak kapatmak istediği sırada zeminin eğiminden dolayı kapının hızını artırarak üstteki emniyet tahdit plakasını kopararak raydan çıktığı ve güvenlik görevlisinin üzerine düşerek ölümüne neden olduğu, olayda,
Spor Genel Müdürlüğünün hizmet binasının yapımı işinin, sanık ...'ın işveren vekili olduğu ... şirketine, bu şirket tarafından da alt taşeronluk sözleşmesi ile yine sanık ... 'in yetkili ve sorumlu bulunduğu ... firmasına verildiği, kapının otomatik çalıştırma sisteminin motor montajının sanık ...'un yetkilisi olduğu ... şirketi tarafından yapıldığı, kapının takıldığı zeminin % 10 eğimli olduğu, eğim nedeni ile motor montajını bizzat yapan sanık ...'in kapının her iki kanadının senkronize çalışmasını sağlamak için çelik halatla bağladığı, sanık ...'nin geçici işgal komisyonu başkanı (inşaat mühendisi), sanık ...'in geçici işgal komisyonu inşaat mühendisi üyesi, sanık ...'ın inşaat mühendisi olarak kontrol heyetinde olduğu komisyon tarafından hizmet binasının geçici işgal muayenesinin 28.02.2012 tarihinde yapıldığı, bu tarihten sonra tarihsiz devir teslim tutanağı ile Spor Genel Müdürlüğü geçici işgal heyet başkanı ... tarafından hizmet binası inşaatının bakanlığa teslim edildiği, hizmet binasının geçici kabulünün 20.04.2012 tarihinde sanık ... 'nin kabul heyet başkanı , sanık ...'ın kontrol heyetinde inşaat mühendisi olarak bulunduğu heyet tarafından 20.04.2012 tarihinde yapıldığı, tutanaklara bağlı eksik ve kusur listesinde nizamiye kapısı ile ilgili bir eksikliğin tespit edilmediği, kapının yaklaşık 4 ay otomatik olarak kullanıldığı, güvenlik elemanlarının "binada meydana gelen olumsuzluklar ve yapılması gerekenler" şeklinde tuttukları raporlara göre kapının 04.06.2012 tarihinde arızalandığı, güvenlik amiri tarafından arızanın ... firmasına bildirildiği, sanık ...'in kapının motor dişlisinin kırılmasının garanti kapsamında olmadığını güvenlik amirine bildirdiği, olay tarihine kadar kapının manuel olarak kullanıldığı, otomatik olarak kullanılmaması hususunda güvenlik amirinin çalışanları uyardığını beyan ettiği, olay tarihinde çekilen fotoğraflarda çelik halatların yerinden çıkarıldığının belirtildiği , ancak çelik halatların kim tarafından çıkarıldığının dosya içerisindeki bilgilerden anlaşılamadığı olay ile ilgili olarak, Dairemizin 15/03/2018 tarihli bozma ilamında işaret edilen eksiklikler tamamlandıktan sonra Teknik Üniversitelerde görevli inşaat mühendisi, makina mühendisi ve iş güvenliği uzmanlarından oluşan heyetten açıklayıcı ve kusuru irdeleyen rapor alınmasının istendiği ancak mahkemece anılan bir kısım eksiklikler giderilmeden ve dosyanın bozma ilamından önce 15/07/2016 tarihli raporu düzenleyen aynı bilirkişi heyetine tevdii edilerek düzenlenen ek bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulduğu anlaşılmakla;
1-Dairemizin 15/03/2018 tarihli bozma ilamında da işaret edilen diğer eksiklikler ile birlikte güvenlik amiri ...'nin beyanı alınarak kapıdaki arızayı ... firması ile görüştükten sonra kime bildirdiğinin sorulması, Haziran 2012 tarihinde kapının arızalı olduğuna ilişkin düzenlenen tutanakların kime gönderildiğinin araştırılması, tutanak tanıklarının beyanının alınması, kapı arızasının kime bildirildiğinin ve sanık ...'ın arızadan haberi olup olmadığının araştırılması, olay günü girişte ölen ile birlikte görevli olan ...'ın tanık sıfatıyla dinlenmesi, ölümlü olaya neden olan %10 eğim üzerine inşa edilen raylı iki kanat 900 kg ağırlığındaki kayar kapının proje ve teknik şartnamesinin temini , proje ve teknik şartnamesinin yeterli güvenlik ve emniyet donanımlarını ihtiva edip etmediği, kapının proje ve şartnamesine uygun imal edilip edilmediği, bu bağlamda teslim aşamasından önce geçici işgal ve kabul tarihlerinde denetim görevinin ihmal edilip edilmediği, kapının imalat ve yerine montajına ilişkin ... ve diğer firmalar arasındaki tüm sözleşmeler temin edilerek kapının kazaya etken olan emniyet tahdit plakasının yeterli mukavemette yapılmaması nedeniyle rayından çıkarak devrilmesinden ve devrilmesini önleyecek diğer emniyet donanımlarının kimin tarafından alınması gerektiğinin tespit edilmesi, kapının otomasyon işini yapan sanık ... yönünden halatla bağlama dışında sanığın alabileceği bir önlem olup olmadığının, kapı halatlarının yerinden çıkarılmamış olması durumunda kazanın yine de meydana gelip gelmeyeceğinin, çelik halatların sökülmesi durumunda kapının yuvasından kurtulup düşmesini önleyecek emniyet donanımlarının kimin sorumluluğunda olduğunun tespit edilmesi ve sorumlulukların kapsamı belirlenerek, Teknik Üniversitelerde görevli inşaat mühendisi, makine mühendisi ve iş güvenliği uzmanlarından oluşan heyetten yukarıda bahsedilen hususlarda açıklayıcı ve kusuru irdeleyen rapor alındıkta sonra, sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, Dairemizin bozma ilamını da etkisiz kılacak şekilde eksik inceleme devamla, yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-Hükmün gerekçesinde sanık ... 'un tali kusurlu olduğu kabul edildiği belirtildikten sonra yine gerekçe kısmında tüm dosya kapsamında sanığın kusurunun bulunmadığı ve beraatine karar vermek gerektiği bildirilmek suretiyle gerekçe içinde çelişki yaratılması,
Kabule göre ise;
1-Dairemizin 15/03/2018 tarihli 2016/12967 esas 2018/2987 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, asli kusurlu kabul edilen sanık ... hakkında alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayininde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, oluşa uygun olmayacak derecede fazla surette ceza tayini suretiyle teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmesi,
2- CMK'nın ''Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar'' başlıklı 230. maddesinin 1-d bendinde; cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanakların gerekçede gösterilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiş; yine Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.09.2018 tarihli ve 2015/4-1163 Esas-2018/382 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; hüküm bölümünde CMK'nın 230. ve 232. maddeleri uyarınca cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezası veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ya da bu hususlara ilişkin taleplerin kabul veya reddine ait dayanakların açıkça gösterilmesi zorunluluğu bulunmakta olup; dosya içeriğine göre, oluşan zararı gideren ve lehe hükümler istemi bulunan sanık ... hakkında tayin edilen hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesinin düzenlendiği TCK'nın 50. maddesi hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı karar yerinde tartışılmadan hüküm kurulması suretiyle CMK'nın 230/1-d maddesine aykırı davranılması;
3-Beraat eden ve yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren sanık ... yararına, Hazine aleyhine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca, vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Katılan ...'ın sanık ... hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği ve katılma kararının hükümsüz kaldığı gözetilmeden sanık ... aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık ..., katılan vekili ve sanık ... müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.07.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!