12. Ceza Dairesi 2023/6308 E. , 2023/5367 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/577 E., 2023/31 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Burhaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.11.2015 tarihli ve 2014/177 Esas, 2015/177 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesi gereğince neticeten 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına , 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 6 ay süre ile ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiştir.
2. Burhaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.11.2015 tarihli ve 2014/177 Esas, 2015/177 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 14.11.2022 tarihli 2020/4044 Esas, 2022/8447 Karar sayılı kararı ile ;
''.1-Dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışı ve sabıkası bulunmayan, hakkında takdiri indirim uygulanan ve lehe hüküm talebi bulunan sanık hakkında;
TCK'nın 50. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın geçmişi, kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği, TCK'nın 50/4. maddesi hükmü uyarınca taksirli suçlardan dolayı hükmedilen hapis cezasının uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilmesinin mümkün olduğu, dosya içeriğine göre, sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesinin düzenlendiği TCK’nın 50. maddesi hükümlerinin "..kazanın gerçekleşme biçimi ve zararın ağırlığı" şeklindeki yetersiz gerekçeye dayanılarak uygulanmamasına karar verilerek hüküm kurulması suretiyle CMK’nın 230/1-d maddesine aykırı davranılması;
2-5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinde, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceği düzenlenmiş olup, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca tayin olunacak güvenlik tedbirinin süresinin, fiilin ağırlığı ile orantılı, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun olacak şekilde belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, sürücü belgesinin asgari hadden çok fazla uzaklaşmak suretiyle 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmesimin...'' kanuna aykırı olduğu gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
3. Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.01.2023 tarihli ve 2022/577 Esas, 2023/31 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’nun 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi gereğince neticeten 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6 ay süre ile ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.10.2023 tarihli ve 2023/95890 sayılı, hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılanlar vekilinin temyiz istemi;
Kusura ilişkin raporların yetersiz olduğuna, sanığın cezasının paraya çevrilmemesi gerektiğine, kazada idarenin de kusuru bulunduğuna, cezanın az olduğuna ve saire ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyiz istemi;
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1.Mahkeme gerekçesinde;
''Sanık ...'ın olay günü gündüz vakti saat 18:00 sıralarında sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile Ayvalık istikametinden Burhaniye istikametine seyir halinde iken Pelitköy Kavşağına geldiği esnada (D-550-07 Karayolunun 20.km'si) tali yoldan ana yola çıkan ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca çarpması neticesinde çift taraflı ve ölümlü trafik kazasının meydana geldiği, kaza neticesinde ... plaka sayılı aracın sürücüsü ... ile bu aracın içinde bulunan ... ile ...'un trafik kazasına bağlı kafa, boyun ve vücut travması ve kırıklarına bağlı olarak vefat ettikleri, ayrıca sanığın aracında bulunan sanığın babası ...'ın da sol rodius alt uçta hayat fonksiyonlarına ikinci dereceden etkili kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandıkları,
Kazanın hemen ardından görevlilerce düzenlenen kaza tespit tutanağında, kazanın oluşumunda ... plakalı kamyonet sürücüsü ...'ın Karayolları Trafik kanunu'nun 52/1-a maddesine düzenlenen ''Araçların hızını, kavşaklara yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken azaltmamak'' 10 RE 372 plaka sayılı ... sürücüsü müteveffa ...'in ise Karayolları Trafik Kanunu'nun 57/1-a maddesinde düzenlenen ''Kavşaklara yaklaşırken kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yaklaşmamak, geçiş hakkı olan araçlara ilk geçiş hakkını vermemek'' kurallarını ihlal ettiklerinin belirtildiği,
....Sanığın kaza esnasında dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı hareketleri nedeniyle Adli Tıp raporunda tali kusurlu olduğuna yönelik tespiti de gözetildiğinde, somut olayda bilinçli taksir koşullarının oluşmadığı, zira sanığın yol çalışması nedeni ile bir platformu trafiğe kapatıldığı için çift yönlü yola dönüştürülen yolda seyrini sürdürürken yola gereken dikkatini vermediğinden kaza yaptığı, öte yandan müteveffanın bu kadar hatalı bir şekilde yola çıkmasının sanık için öngörülemeyecek bir durum olduğu, sanığın kaza anında kazanın ve neticenin meydana gelmemesi amacıyla çaba sarfettiği, bu doğrultuda aracın frenine bastığı, kazanın meydana geldiği asfalt zemin üzerinde araca ait 14 mt fren izinin olduğunun tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu gözetildiğinde sanığın çarpmanın gerçekleştiği ana kadar kazayı önleyecek veya etkisini azaltacak nitelikte davranış gösterdiği, salt yolun gerektirdiği hız limitlerini aşmanın başlı başına bilinçli taksirin varlığını kabule yeterli olmayacağı, bu itibarla katılanlar ve vekillerinin aksi yöndeki beyanlarının kabule değer bulunmadığı anlaşıldığından sanığın eyleminin basit taksir kapsamında kaldığı, sanığın yol çalışması nedeni ile bir platformu trafiğe kapatıldığı için çift yönlü yola dönüştürülen yolda seyrini sürdürürken yola gereken dikkatini vermemesi nedeniyle oluşan kaza sonucunda taksirle üç kişinin ölümüne ve bir kişinin yaralanmasına sebebiyet vermek suçunu işlediğinin sübut bulduğu anlaşıldığından 5237 sayılı TCK'nın 85/(2) maddesi uyarınca, kazanın gerçekleşme biçimi, sanığın taksire dayanan kusurunun ve oluşan zararın ağırlığı dikkate alınarak cezanın belirlenmesinde takdiren alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği görüşüne varılmış ve sanık alt sınırdan bir miktar uzaklaşılarak cezalandırılmış, sanığın sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar lehine takdiri indirim nedeni kabul edilmekle, TCK'nın 62/1. maddesi uyarınca, cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılmış, sanığın adli sicil ve arşiv kaydı bulunmaması, mahkememiz dosyasına yansıyan olumsuz bir kişiliği bulunmaması, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenilmesindeki özellikler, taksire dayalı kusurunun tali nitelikte oluşu göz önünde bulundurularak, TCK'nın 50/4. maddesi delaletiyle TCK'nın 50/1-a. Maddesi uyarınca, sanık hakkında hükmolunan hapis cezası adli para cezasına çevrilmiş, ayrıca sanık hakkında trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet kararı verildiğinden, TCK'nın 53/6. maddesi uyarınca, suçun işleniş biçimi, sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı ile meydana gelen gelen tehlike ve zararın ağırlığı göz önünde bulundurularak sanığa ait sürücü belgesinin geri alınacağı süre alt sınırdan makul bir miktar uzaklaşılarak belirlenmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' denilmiştir.
2. Sanık savunmasında; ''Savcılık aşamasında verdiğim ifademi tekrar ederim. Olay günü İzmir den Çanakkale yönüne doğru gidiyorduk. Gömeç ilçesini geçip Pelitköy istikametini takiben ilerliyorduk, yolda çalışma nedeni ile bölünmüş yolun bir tarafı tamamen kapalıydı. Trafik tek yönden gidiş geliş halinde veriliyordu. Böyle olunca trafikte bir yoğunluk ve konvoy oluşuyordu. Bende kendimi konvoyun hızına uydurdum, hızımı tam olarak bilemiyorum ama sanırım 60-80 km/h arasıydı, orada 50 km hız tahdit levhasını görmüş olabilirim ancak dediğim gibi hızımı öndeki araçlara göre ayarladığımdan ve onlarda benim belirttiğim süratle gittiklerinden bu şekilde ilerliyordum. Birden kavşak noktasına geldiğimde tali yoldan ana yola hiç beklemediğim bir anda bir ... çıktı, hemen frene bastım ancak o kadar ani gerçekleşti ki kaza kaçınılmaz oldu ve söz konusu araca çarptım. Benim aracımın ön tarafı ile çıkan aracın iki kapısının olduğu sağ taraftan vurdum, dediğim gibi herşey çok ani gerçekleşti, kazayı önlemem mümkün olmadı. Daha sonra olanların farkına vardım. Kazada kusurlu olduğumu düşünmüyorum bu ... çok ani çıktı, hatta çıktığı yer yol bile sayılmazdı, kusursuz olduğum için beraatimi istiyorum, karşı tarafın zararlarını gidermedim.'' demiştir.
3. Katılanlar şikayetçi olduklarını beyan etmişlerdir.
4.Tanık ... bozma öncesi beyanında: "Ben tarafları tanımam, o tarihte Pelitköy kavşağında seyyar karadut tezgahım vardı, bunu işletiyordum. İzmir-Çanakkale yolu Pelitköy kavşağında yol bakım onarım çalışması nedeni ile bölünmüş yolun bir şeridi tamamen kapalıydı, sadece tam benim tezgahımın kenarında bulunduğu yoldan gidiş geliş şeklinde veriliyordu. Hatta ben orada bulunduğum süre içinde bir kaç defa kaza tehlikesi atlatıldı, karayollarının bazı çalışanları da yanıma geliyordu. Hatta bana bugün burada ölümlü kaza olur gibi şeyler söylediler, bundan bir süre sonra plakasını hatırlamadığım beyaz renkli bir ... İzmir Burhaniye yolundan Pelitköy istikametine doğru dönüş yapmak istediği sırada İzmir tarafından gelen yine plakasını hatırlamadığım bir başka ... gelip bu araca iki kapısının arasından yani tam gövde kısmından çarptı, çarpan aracın hızını kestiremiyorum, yanıltıcı bir bilgi vermek istemem. Çarpmanın tesiri ile benden yaklaşık 10-15 metre ileri savruldu. Yardım etmek amacı ile yanlarına gittiğimizde araçta bulunan kişilerin vefat etmiş olduklarını anladık, daha doğrusu iki bayan vefat etmişti, erkek şahıs ise yaralıydı o da daha sonra vefat etmiş, ben durumu telefonla ambulansa bildirdim, bir süre sonra gelip onları aldılar. Sanırım dönüş yapmak isteyen ... yolun tadilat nedeni ile tek tarafının kapalı olduğunu kestiremedi ve dönerim diye düşündü. Zaten o gün atlatılan kaza tehlikeleri de tıpkı bunun gibiydi ve benzer şekilde olmuştu. Olay mahallinde karayolları tarafından konulmuş tek şeritten gidiş gelişi gösteren ve yine kavşaktan dikkatli dönülmesi biçimindeki tabelalar ve yine hız tahdidi tabelası vardı." şeklinde beyanda bulunmuştur.
5.Tanık ... bozma öncesi beyanında: "Benim kazanın olduğu yerin yaklaşık olarak 200 metre ilerisinde Kutlu Dinlenme Tesisleri isimli işyerim vardır. Olay günü işyerimdeydim. Kazanın meydana geldiği anı bizzat görmedim, kaza gerçekleştikten 5-10 dakika sonra kaza mahalline gittim. Dediğim gibi kazayı bizzat görmedim ancak kazanın meydana geldiği yer duble yol üzerinde bulunan kavşaktır. Bu kavşaktan Pelitköy Sahil denilen siteler bölgesine giden bir yol yoktur. Pelitköy yolundan anayola çıkmak için yaklaşık olarak 300 metre uzunlukta gayri yasal bir stabilize yol vardır, ana yola çıkmak için bu stabilize yol kullanılmaktadır. Bundan belediyenin ve karayollarının da haberi vardır, defalarca söyledik. Aynı yerde kaza öncesinde ve kaza sonrasında da çeşitli defalar küçük kazalara şahit oldum. Bu risk halende devam etmektedir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
6.Tanık ...'ın talimat mahkemesinde alınan bozma öncesi beyanında: "Olay günü İzmir'den Çanakkale'ye dönüyorduk. Ben aracın arka koltuğunda oturuyordum. Olayın nasıl olduğunu görmedim. Birden sarsıntı yaşadık. Ben ne olduğunu anlayamadım. Kazadan sonra bizi hastaneye kaldırdılar. Kazadan dolayı yaralanmadım. Benim görgüm ve bilgim bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
7.Tanık ...'ın talimat mahkemesinde alınan bozma öncesi beyanında: "Olay günü İzmir'den Çanakkale'ye gidiyorduk. Yolda çalışma vardı. Yol tek şerit halinde devam ediyordu. Bu şekilde yolumuza devam ederken birden bire nereden çıktığını anlayamadığımız bir ... önümüze çıktı ve kaza oldu. Biz kendi şeridimizdeydik. Yol tek şeritli olduğu için ve araçlar konvoy halinde seyir halinde olduğu için abim yavaş gidiyordu. Abimin bu olayda bir kusuru olduğunu düşünmüyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
8.Hazırlık aşamasında trafik bilirkişisi ... tarafından yapılan incelemeye dayalı olarak hazırlanan 12/09/2014 havale tarihli raporda ... plakalı ... sürücüsü ...'in tali yoldan ana yola çıkış sırasında anayoldan geçen araçlara ilk geçiş hakkını vermemesi nedeniyle asli kusurlu, sanığın ise iki yönlü kullanılan yoldaki azami hızı 50 km/h olmasına rağmen aracının hızını azaltmayarak seyrine devam etmek suretiyle 2918 sayılı kanunun 52/b maddesi kapsamında tali kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir.
9. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul Trafik İhtisas Dairesi'nin 21.11.2014 tarih ve 9506 sayılı raporu nda ise özetle;
“...1- Sanık sürücü ..., idaresindeki ... ile yol çalışması nedeni ile bir platformu trafiğe kapatıldığı için çift yönlü yola dönüştürülen yolda seyrini sürdürürken yola gereken dikkatini vermemiş, 50 km hız tahdidi olduğu ilişkin trafik levhasına rağmen hız azlatmadığı, ifadesinden de anlaşıldığı üzere kavşağa aşırı süratli yaklaştığı, sol taraftaki tali yoldan gelerek kavşağa giriş yapan müteveffa yönetimindeki araca karşı kazayı önlemeye yönelik olarak hızından dolayı zamanında etkin fren tatbik edemediği olayda, dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı hareketleriyle tali kusurludur.
2- Müteveffa sürücü ..., aracına binen yolculara emniyet kemeri taktırması, idaresindeki vasıta ile tali yolu takiben kavşak girişine yaklaşırken hız azaltması, yönetimindeki aracı kavşak girişinde durdurması, ana yolu takiben yaklaşan ... olup olmadığını kontrol edip, kavşağa güvenle duramayacak mesafede bulunan düz geçiş yapan vasıtaların geçişini beklemesi, şartların uygun olduğu bir anda yönetimindeki aracı harekete geçirerek kavşak alanına giriş yapması gerekirken belirtilen bu kurallara riayet etmemiş, giriş yapacağı ana yolun çift yönlü olduğuna ilişkin trafik levhası bulunmasına rağmen sağ tarafından, ana yolu takiben gelmekte olan ve kavşağa güvenle duramayacak mesafede bulunan sanık yönetimidenki yönetimindeki araca ilk geçiş hakkı bırakmayıp kontrolsüzce kavşağa giriş yaparak kazaya sebebiyet vermiştir. Olayda, dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hareketleri ile asli kusurludur.
3- Müteveffa yolcular ... ile ... emniyet kemeri takmadan trafikte seyre çıkarak kendi can güvenliğini tehlikeye attıkları, bu halleriyle kendi ölümleri ile neticelenen olayda her birisi kendi adına ayrı ayrı alt düzeyde tali kusurludur.” kanaati bildirilmiştir.
IV. GEREKÇE
Olay günü saat 17:50 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki araçla ile bir platformu trafiğe kapatıldığı için diğer yol bölümü çift yönlü trafiğe açılan yolda seyir halindeyken istikametine göre sol taraftaki tali yoldan gelerek kontrolsüzce kavşak alanına giriş yapan sürücü ...’in yönetimindeki otomobilin sağ yan kesimine, idaresindeki vasıtanın ön kesimi ile çarptığı, kaza nedeniyle ... ile aracında yolcu olarak bulunan ... ile ...’un öldüğü olayda mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, kusur durumun kesin olarak tespit edildiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.01.2023 tarihli ve 2022/577 Esas, 2023/31 Karar sayılı kararında sanık müdafince ve katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!