12. Ceza Dairesi 2023/6232 E. , 2023/5516 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/970 E., 2023/654 K.
SUÇ : Taksirle yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.01.2022 tarihli ve 2021/742 Esas, 2022/40 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
2. Ankara Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.01.2022 tarihli ve 2021/742 Esas, 2022/40 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 14.11.2022 tarihli ve 2022/1925 Esas, 2022/8445 Karar sayılı ilâmıyla özetle; söz konusu inşaatın yapımını üstlenen işveren firma, taşeron firma ve müteahhit firma yetkililerinin ve aralarındaki hukuki ilişkinin tespitinin ardından; dosya kapsamında olmayan sorumluların bulunduğu kanaatine varılırsa haklarında iddianame tanzim edilerek dava açılması sağlandıktan sonra davaların birleştirilmesi ve sanıkların kusur durumunun mahkemece tespit edilebilmesi amacıyla, alanında uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tespit ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Dairemizin bozma kararı üzerine Ankara Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.07.2023 tarihli ve 2022/970 Esas, 2023/654 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 11.10.2023 tarihli ve 2023/101966 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; bilirkişi raporunun eksik ve hatalı incelemeye dayalı olduğuna, sanığın meydana gelen olayda kusurunun bulunmadığına, katılanın meydana gelen kazada tam kusurlu olduğuna, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü
1. Ankara Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesi gerekçesinde; "Sanık ...'ın Etimesgut İlçesi ... Mahallesi ... Caddesinde bulunan inşaatın müteahhitliğini yaptığı, katılanın ise aynı inşaatta kalıp ustası olarak çalıştığı, olay tarihinde katılanın inşaatın dış cephe kalıbı çaktığı sırada altı boş kalıp tahtalarına basarak yüksekten düştüğü ve yaşamını tehlikeye sokmayacak, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, kemik kırığı oluşacak, oluşan kemik kırığının hayat fonksiyonlarını (4) ağır derecede etkileyecek şekilde yaralandığı, mahkemece iş güvenliği uzmanlarında alınan bilirkişi heyeti raporunda; döşeme kenarında yüksekten düşmeyi önleyecek toplu koruma önlemlerinin alınmaması, kontrol ve denetim eksikliğine bağlı olarak kazalıya teslim edilen emniyet kemerinin yüksekten düşme riski bulunan yerde kullanımının sağlanmaması, işçilerin çalışma koşullarının değerlendirilerek emniyet kemerlerinin kullanılabilmesine olanak sağlayacak tedbirlerin alınmaması, kazalıya mesleki deneyimine bakılmaksızın iş güvenliği bilinci oluşturacak şekilde yeterli iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verilmemesi ,kontrol ve denetim görevinin yeterice yerine getirilmemesi nedeniyle sanığın meydana gelen kazada asli kusurlu, katılanın ise tali kusurlu olduklarının tespit edildiği, mahkemece verilen 18.01.2022 tarih ve 2021/742 Esas, 2022/40 sayılı kararının, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 14.11.2022 tarih, 2022/1925 Esas 2022/8445 Karar sayalı ilamıyla, "Söz konusu inşaatın yapımını üstlenen işveren firma, taşeron firma ve müteahhit firma yetkililerinin ve aralarındaki hukuki ilişkinin tespitinin ardından; dosya kapsamında olmayan sorumluların bulunduğu kanaatine varılırsa haklarında iddianame tanzim edilerek dava açılması sağlandıktan sonra davaların birleştirilmesi ve sanıkların kusur durumunun mahkemece tespit edilebilmesi amacıyla, alanında uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tespit ve tayin edilmesi" gerekçesiyle bozulduğu, mahkemece usul ve yasaya uygun bulunarak uyulan bozma ilamı sonrasında sanığın yetkilisi olduğu firmanın hukuki olarak taşeronu olan bir firma olup olmadığı da araştırılmış, bu konudaki ilgili belgeler de temin edilerek yeniden uzman bilirkişi heyeti oluşturularak keşif yapılmış, artık bahse konu inşaatın tamamlanarak binalarda insanların yaşamaya başladıkları görülmüştür. Bilirkişi heyeti keşif sonrasında düzenledikleri, oluşa uygun bulunan ve ilk raporla da çelişmeyen 19.06.2023 tarihli raporlarında; sanığın ... İnşaat şantiyesi yönüyle şirketin yetkili müdürü olduğunu tespitle birlikte raporlarında ayrıntılı belirttikleri üzere çalışma organizasyonunu doğru oluşturmayarak (korkuluk sistemini kurmama, yaşam hatlarını veya ankraj noktalarını oluşturmama, paraşüt tipi emniyet kemeri kullanmama, düşmeyi önleyici güvenlik ağları kurmama, yüksekte çalışma eğitimi verdirmeme gibi) suretiyle kazanın oluşumunda kusurlu olduğunun belirlemişlerdir. Aynı raporda taşeron ...'un sözleşmesinde konut kalıp işçiliği işi olduğu görülmekle birlikte işçilerin iş güvenliği gereçlerinin ve SSK primlerinin ödemesinin ... tarafından yapılacağı yer alacağının taşeron sözleşmesinde yazılı olduğu, üstelik bu sözleşmede işveren imzasının da bulunmadığı yer almaktadır Nitekim bu durumda ... firması ile ... arasında yapılmış bir sözleşmeden söz edilemeyeceği, sonuçta ... isimli şirketin olay ile ilgisinin tespit edilemediği, sonuçta bu işin anahtar teslimi şeklinde bir taşerona verildiğine dair belge bulunmadığı açıklanmıştır. Sonuçta katılan ... firmasının hizmet aktine göre bir çalışanıdır. Aynı raporda sanık dışında katılanın da kusuru ortaya konmuştur. Böylece uyulan bozma ilamındaki eksiklik giderilerek taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçunu işleyen sanığın cezalandırılmasına, sanık hakkında ceza tayin edilirken suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı ve kusurunun ağırlığı nazara alınarak alt sınırdan uzaklaşılmasına karar verilmiştir.
" şeklinde karar verilmiştir.
2. Katılan hakkında düzenlenen 15.12.2014 tarihli Adli Tıp Kurumu Sincan Adli Tıp Şube Müdürlüğü raporunda; katılanın yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve katılanın vücudundaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını ağır (4) derecede etkileyecek nitelikte olduğu belirtilmiştir.
3. Dosya kapsamında yer alan, 18.11.2015 tarihli iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ve 19.06.2023 tarihli iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporlarda özetle; döşeme kenarında yüksekten düşmeyi önleyecek toplu koruma önlemlerinin alınmaması, kontrol ve denetim eksikliğine bağlı olarak kazalıya teslim edilen emniyet kemerinin yüksekten düşme riski bulunan yerde kullanımının sağlanmaması, işçilerin çalışma koşullarının değerlendirilerek emniyet kemerlerinin kullanılabilmesine olanak sağlayacak tedbirlerin alınmaması, iş güvenliğinin çalışanların inisiyatifine bırakılması, kazalıya mesleki deneyimine bakılmaksızın iş güvenliği bilinci oluşturacak şekilde yeterli iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verilmemesi, kontrol ve denetim görevinin yerine getirilmemesi, risk değerlendirmesinin hazırlanmaması nedeniyle sanığın meydana gelen kazada asli kusurlu, katılanın ise şahsi güvenliğini sağlamada gereken dikkat ve özeni göstermemesi sebebiyle tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.
4. Katılanın sanık hakkında şikayetçi olduğu, uzlaşmayı kabul etmediği ve katılma talebinde bulunduğu görülmüştür.
5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.
Sanık müdafiinin temyiz isteği yönünden;
Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen kusur durumuna ilişkin raporların oluş ve dosya kapsamına uygun olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebebi reddedilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.07.2023 tarihli ve 2022/970 Esas, 2023/654 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!