WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2023/6188 E.  ,  2024/1127 K.
"İçtihat Metni"
D U R U Ş M A T A L E P L İ

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
DAVATARİHİ : 28.11.2019
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Davacı vekili, davalı vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 19.06.2023 tarihinde tebliği üzerine davalı vekilinin 21.06.2023 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu ile temyiz isteminde bulunarak davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, davacı vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 299. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 676.792,86 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 151.091,51 TL maddi, 1.000.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine 64.076,00 TL maddi, 750.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının maddi tazminatın reddi ile manevi tazminatın 113.600,00 TL'ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlikten reddi ile davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının 46 ay tutuklu kaldığına, talep edilen tazminatın tamamının kabul edilmesi gerektiğine, ilişkindir.

Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/16 Esas – 2019/293 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 30.06.2009- 01.07.2009 tarihleri arasında 1 gün tutuklu kaldığı, terör örgütüne üye olma ve Türkiye Cumhuriyeti Hükumetini cebir ve şiddet kullanarak ortadan kaldırmaya veya görevlerinin yapmasına kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etme suçlarından 11.11.2009-13.11.2009 tarihleri arasında ikinci kez 2 gün tutuklu kaldığı, silahlı terör örgütüne üye olma ve Türkiye Cumhuriyeti Hükumetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından 30.04.2010- 10.03.2014 tarihleri arasında üçüncü kez 1410 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 04.11.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından daha önce tazminat davasına konu edilen 12.09.2011-19.06.2014 arasındaki süre hariç bırakılmak suretiyle tazminatın belirlenmesi gerektiği, emekli olduğu 30.08.2011 tarihi öncesi muvazzaf asker olduğundan ve 30.04.2010-14.09.2011 tarihleri arasında da (idare hukuku kaynaklı eksik ödeme de olsa) maaşını aldığından maaş kaynaklı maddi tazminat talebinin reddi gerektiği, özgürlüğünün kısıtlandığı her bir dönem için ( 30.06.2009- 01.07.2009; 11.11.2009-13.11.2009; 30.04.2010 ile daha önce tazminat davasına konu edilen tarih olan 12.09.2011'e kadar) ayrı ayrı manevi tazminat miktarları belirlemesi gerektiği gerekçesiyle düzeltilerek esastan ret kararı verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 19.06.2023 tarihinde tebliği üzerine davalı vekilinin 21.06.2023 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu ile temyiz isteminde bulunduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki davalı vekilinin temyiz isteminin reddini isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin maddi tazminata ilişkin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
30.04.2010-30.08.2011 tarihleri arasındaki tutukluluk için hükmedilen manevi tazminat miktarı açısından yapılan incelemede;

Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir.

Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır.

Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da altında olacak şekilde çok eksik manevi tazminata hükmolunması,

Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.03.2024 tarihinde karar verildi.