WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2023/6112 E.  ,  2024/274 K.
"İçtihat Metni"

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
DAVA TARİHİ : 11.03.2016
HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü
TEMYİZ EDENLER : Davacı vekili, Davalı vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Davacı hakkında dairemizce verilen bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 11.03.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapmak suçlamasıyla 15.05.2008 tarihinde Mersin 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/180 sorgu numaralı kararıyla tutuklandığı, akabinde Adana 7.Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/261 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında 01.04.2009 tarihli celsesinde tahliye edildiği Mersin 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/133 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde 2015/258 karar sayılı ilamıyla beraat ettiği, kararın kesinleştiği, müvekkilinin haksız tutuklu kaldığı süreler için 30.000 TL maddi 30.000 TL manevi tazminatı zararın doğduğu haksız gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı lehine davanın kabul edilerek karar verilmesini, talep etmiştir.

2.Davalı vekili 12.04.2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili ve görevli mahkemede açılıp açılmadığı, yasal zamanaşımı ve hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığının araştırılmasını ve öncelikle davanın süre yönünden reddine karar verilmesini, davacı tarafından talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarının gerçek kaybının çok üzerinde olduğunu, davanın kabul edilmesi halinde zenginleşme sonucunu doğurmayacak şekilde saptanması gerektiğini, faiz talebinin yersiz olduğunu, faiz talep edilse dahi en fazla karar tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini, öne sürmüştür.

3.Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli ve 2016/150 Esas, 2016/199 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulü ile 5.374,42 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

4.Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli ve 2016/150 Esas, 2016/199 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 23.05.2022 tarihli ve 2021/2011 Esas, 2022/3961 Karar sayılı kararı ile; ...Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması kanuna aykırı olduğundan bahisle davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile bozulmasına karar verilmiştir.

5.Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2022 tarihli ve 2022/265 Esas, 2022/468 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak 5.374,42 TL maddi, 12.750,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

6.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 31.03.2022 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması talep edilmiştir.

7.Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2022 tarihli ve 2022/265 Esas, 2022/468 Karar sayılı kararının davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 04.09.2023 tarihli ve 2023/3300 Esas, 2023/2513 Karar sayılı kararı ile; Yargıtay Kanununun 28. ve Yargıtay İç Yönetmeliğinin 37. maddeleri gereğince yerel mahkemelerce verilen kararların temyiz yolu ile incelenmesinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca o konudaki hukuki görüşün açıklandığı bir tebliğname düzenlenmesi gerekmekte olup, davalı vekili tarafından 04.01.2023 tarihli dilekçe ile Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2022 tarihli ve 2022/265 Esas, 2022/468 Karar sayılı ilamına karşı davacı vekilinin temyiz isteminin tebliğinden sonra katılma yoluyla temyiz isteminde bulunulduğu ancak, 31.03.2023 tarihli tebliğnamede davalı vekilinin temyiz istemi ile ilgili olarak görüş belirtilmediği anlaşıldığından; davalı vekilinin temyiz istemi ile ilgili görüş bildirilmek ve düzenlenecek ek Tebliğname ile birlikte iade edilmesinin temini gerektiğinden bahisle tevdiine karar verilmiştir.

8.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 03.10.2023 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Davacı vekilinin temyiz istemi; Müvekkilinin haksız yer tutuklu kaldığını, psikolojisinin bozulduğunu, maddi zarara uğradığını, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğunu, belirtmiştir.

B.Davalı vekilinin temyiz istemi; Davanın görevli ve yetkili mahkemede ve süresinde açılmadığından reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı idareye kusur izafe edilmemesi gerektiğini, manevi tazminatın fazla olduğun, faizin yersiz olduğunu, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, öne sürmüştür.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının tazminata esas Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/133 Esas – 2015/258 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 14.05.2008 – 01.04.2009 tarihleri arasında 322 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, hükmün 23.10.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, tazminata konu tutuklama işleminin mahsup edileceği başka bir ilamın bulunmadığı, davacı tutuklu kaldığı sürelerde gelirini belgeleyemediğinden, 322 günlük süre için uğradığı maddi zararın asgari ücret esas alınarak hesaplanması uygun görülmüş ve davacının sosyal ve ekonomik durumu gereği, bozma ilamına uyularak, 5.374,42 TL maddi, 12.750,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/133 Esas – 2015/258 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 14.05.2008 – 01.04.2009 tarihleri arasında 322 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, hükmün 23.10.2015 tarihinde kesinleştiği ve 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A.Davacı vekilinin temyiz talebi yönünden;
1.Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti edildiğinden davacı vekilin manevi tazminatın eksik olduğuna yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

B.Davalı vekilinin temyiz talebi yönünden;
1.5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasındaki "Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir." şeklindeki düzenlemeye göre; davacının tazminata esas dosyasında kesinleşmiş gerekçeli kararının tebliğ edilmemesi nedeniyle üç aylık sürenin davacı için geçerli olmayacağı, söz konusu dosyanın 23.10.2015 tarihinde kesinleştiği ve iş bu davanın da 11.03.2016 tarihinde açıldığı anlaşıldığından davalı vekilinin davanın süresinde açılmadığından reddi gerektiğine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

2.Davaya konu hak ihlalinin Ceza Muhakemesi Kanununun 141 ve devamı maddelerinde düzenlenen suç soruşturması ve kovuşturması sırasında yapılan bir işlemden kaynaklandığından adli yargının görev alanında bulunduğundan görevsizlik kararı verilmesi gerektiğine yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

3.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 142 inci maddesinin 2 inci fıkrasında tazminat davasının, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanacağının belirtildiği, dosya içeriğine göre; davacının Diyarbakır ili Bağlar ilçesinde oturduğundan yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğine yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

4.Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir manevi tazminat tayin edildiğinden davalı vekilinin manevi tazminatın fazla olduğuna yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

5.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2022 tarihli ve 2022/265 Esas, 2022/468 Karar sayılı kararında davalı vekili ve davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.01.2024 tarihinde karar verildi.