12. Ceza Dairesi 2023/6057 E. , 2024/1351 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1- Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, Türk Ceza Kanununun TCK'nın 179/3-2 maddeleri gereğince 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tâbi tutulmasına dair İzmir 11. Sulh Ceza Mahkemesinin 03.12.2012 tarihli ve 2012/910 esas, 2012/1976 sayılı kararının 26/12/2012 tarihinde kesinleşmesini müteakip sanığın denetim süresi içerisinde 18/02/2015 tarihinde TCK'nın 86. maddesinde tanımlanan kasten yaralama suçunu işlediği ve Bursa 19. Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği, hükmün 04/02/2016 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/11 maddesi gereğince açıklanmasına dair İzmir 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/07/2016 tarihli ve 2016/324 esas, 2016/1028 karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 29/11/2020 tarihli, 2020/9031 E, 2022/9112 K sayılı kararı ile basit yargılama usulü yönünden değerlendirilmek üzere bozulmasına karar verilmiştir.
2-Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda, İzmir 32. Asliye Ceza Mahkemesi'nin bozma ilamına uyulması yönündeki kararı ile ilk olarak tensip zaptı ile basit yargılama usulünün uygulanması yönünde verilen kararına karşı sanık müdafii tarafından sunulan dilekçe ile basit yargılama usulü sonlandırılarak celse açılması suretiyle genel hükümlere göre yargılama yapılması yönünde karar verilerek, sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2, 62/1, 53/1-2-3 maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzeltilerek onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanık hakkında, şartları bulunduğu halde lehe hükümlerin uygulanmaması suretiyle fazla ceza tayininin hukuka aykırı olduğuna ve re'sen takdir edilecek nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 0.81 promil alkollü olarak trafiğe çıktığı tespit edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2 maddesindeki trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
5271 sayılı CMK’nın 231/11 maddesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesine müteakip denetim süresi içerisinde işlenen kasıtlı suçtan mahkumiyetin ihbarı üzerine yapılan yargılamada, sanık hakkındaki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeksizin sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62/1 maddesinin uygulanması suretiyle temel ceza üzerinden yapılan indirim ile eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Yargıtay bozma ilâmı ile hükmün sanık lehine bozulmasına rağmen bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle İzmir 32.Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hükmün (8.) paragrafının hükümden çıkartılması ile yerine "Yargılama gideri olarak bozma ilamı öncesi yapılan 26.00 TL yargılama giderinin sanıktan alınarak hazineye gelir kaydına, bozma ilamı sonrası yapılan yargılama giderlerinin ise lehe bozma olması sebebiyle Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, tebliğnameye uygun olarak, hükmün oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!