WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2023/5976 E.  ,  2024/4121 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/966 E., 2015/828 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

O yer Cumhuriyet savcısının, 15.12.2015 tarihinde verilen hükme karşı 22.01.2016 tarihli temyiz talebinin süresinde olmadığı anlaşılmıştır.

Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 53/1-3, 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiş olup, Dairemizin 06.09.2023 tarihli tevdii kararı üzerine, o yer Cumhuriyet savcısının temyizi yönünden bozma öneren görüşü içeren ek tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafinin temyiz sebepleri; sanığın suçsuz olduğuna, olay günü patronlarının talimatı ile araca fazla yükleme yapıldığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, aracın kullanıma elverişli bir araç olmadığına, kusurun tamamen işverende olduğuna, sanığın yükleme konusunda görevi olmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi talebine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

B. O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz sebepleri;
"...1-Taksirle işlenen suçlarda TCK'nın 53/1. maddesinde düzenlenen belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma hükümlerinin uygulanamayacağı düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Sanığın ölümle sonuçlanan trafik kazasının oluşumunda tam kusurlu olduğu tespit edilmiş olmasına rağmen herhangi bir gerekçe göstermeden, TCK'nın 53/6. maddesi hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi yasaya ve usule aykırıdır..." gerekçelerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 11:00 sıralarında, ... Gıda ve İthalat Ltd Şti'nde şoför olarak çalışan sanığın sevk ve idaresindeki kamyon ile aynı iş yerinde çalışan ölen ... ile birlikte gıda yüklemesi yaptıktan sonra yola çıktıkları, ölenin sanığın yanındaki yolcu koltuğunda oturduğu, olay mahalline geldiklerinde, aracın şoför mahalinin sağ tarafına istif edilen bulaşık tellerinin sanığın üzerine düşmesi nedeniyle sanığın direksiyon hakimiyetini kaybederek gidiş istikametine göre yolun sağında bulunan su kanalına düşmesi sonucu aracı sağ yanına devirerek su kanalı yanındaki toprak alana çarpıp sağ yanı üzerinde sürüklerenek yolun sağında bulunan bariyere çarptığı ve 17 metre bariyer üzerinde sağa yatmış vaziyette sürüklenerek durması sonucu aracın ön koltuğunda yolcu olarak bulunan ...'in araç içerisinde sıkışarak olay yerinde öldüğü olayda; mahkemece hükme esas alınan keşfe dayalı düzenlenen 28.10.2015 tarihli raporuna göre, sanığın kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu kabul edilmiş olup, Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan,5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 53/1-3, 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR
A.O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 10.02.2020 tarihli ve 2017/8-948 Esas, 2020/162 sayılı kararında belirtildiği üzere, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başladığının resmen ilan edilmesinden önceki evrede aleyhine temyiz yoluna başvurulan kararlar söz konusu olduğunda, diğer bir ifadeyle 1412 sayılı CMUK’un 305 ilâ 326. maddelerinin uygulanması gereken hâllerde, mahalli Cumhuriyet savcılarının duruşmalarına iştirak etmediği Asliye Ceza Mahkemesi kararlarına yönelik temyiz sürelerinin de bu Kanun’un 310. maddesinin üçüncü fıkrası kıyasen uygulanmak suretiyle belirlenmesi ve bu sürenin “tefhim tarihinden itibaren bir ay” olduğunun kabul edilmesi gerektiği; 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 3. madde uyarınca mahalli Cumhuriyet savcılarının, duruşmalarına iştirak etmedikleri Asliye Ceza Mahkemesi kararlarına karşı, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'un 310. maddesinin üçüncü fıkrası kıyasen uygulanmak suretiyle, tefhim tarihinden itibaren bir ay içinde temyiz kanun yoluna başvurabilecekleri, temyiz süresinin görüldü ile değil tefhimle başlayacağı, 5320 sayılı Kanun'a 12.12.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6572 sayılı Kanun'un 45. maddesi ile eklenen geçici 9. maddesine göre, 31.12.2019 tarihine kadar Asliye Ceza Mahkemelerinde yapılan duruşmalarda Cumhuriyet savcısı bulunmayacağının, ancak, verilen hükümlere karşı Cumhuriyet savcısının Kanun yoluna başvurabilmesi amacıyla dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderileceğinin belirtildiği, 12.12.2014 ve sonrasında duruşmalara Cumhuriyet savcısı katılamayacağından, mahalli Cumhuriyet savcıları yönünden temyiz süresinin tefhimden itibaren 1 ay, 01.01.2014 ve 12.12.2014 tarihleri arasındaki hükümlerde ise temyiz süresinin tefhimden itibaren 1 hafta olduğu, incelenen dosyada hüküm duruşmasına katılmayan o yer Cumhuriyet savcısı tarafından 15.12.2015 tarihinde verilen hükme karşı UYAP kayıt sistemi üzerinden yapılan sorgulama ile dosya içeriğine göre 22.01.2016 tarihinde yaptığı temyiz isteminin süresinde olmadığı anlaşılmakla, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'un 310 ve 317. maddeleri uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Müdafinin Temyiz İsteği Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Olay günü saat 11:00 sıralarında, ... Gıda ve İthalat Ltd Şti'nde şoför olarak çalışan sanığın sevk ve idaresindeki kamyon ile aynı iş yerinde çalışan ölen ... ile birlikte araca gıda yüklemesi yaptıktan sonra yola çıktıkları, ölenin sanığın yanındaki yolcu koltuğunda oturduğu, olay mahalline geldiklerinde, aracın şoför mahalinin sağ tarafına istif edilen bulaşık tellerinin sanığın üzerine düşmesi nedeniyle sanığın direksiyon hakimiyetini kaybederek gidiş istikametine göre yolun sağında bulunan su kanalına düşmesi sonucu aracın ön koltuğunda yolcu olarak bulunan ...'in araç içerisinde sıkışarak olay yerinde öldüğü olayda; sanık ve ölenin çalıştığı ... Gıda ve İthalat Ltd Şti'nin araç yüklemesinden, denetiminden ve gözetiminden sorumlu kişi yada kişileri belirlenip; çalışanlara bu konuda işçi sağlığı ve güvenliği mevzuatının emredici normları çerçevesinde gerekli eğitimlerin verilip verilmediği, yük sabitlemede kullanılan ekipmanın, araç gerecin teslim edilip edilmediği, konuyla ilgili risk analizlerinin yapılıp yapılmadığı araştırılarak; bu konularda yetkili olan kişi belirlenerek, cezaların şahsiliği prensibi gereği atfedilecek kusurun kime veya kimlere ait olduğunun tespiti bakımından dosyanın iş güvenliği uzmanı bilirkişi heyetine tevdii edilerek bu hususta görüş istenmesi, sanıktan başka şahıs veya şahıslara kusur atfedilmesi halinde suç duyurusunda bulunulması, suç duyurusu neticesinde iddianame tanzim edilmesi halinde dosyaların birleştirilerek yargılamaya devam edilmesi, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi halinde ise soruşturma evrakının denetime olanak verecek şekilde dosya arasına alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabul ve uygulamaya göre de;
1.5237 sayılı TCK'nın 50/4.maddesinde taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezasının uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilebileceği, 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği; dosya içeriğine göre; hakkında takdiri indirim uygulanan, sabıkası bulunmayan ve lehe hükümlerin uygulanması yönünde talepte bulunan sanık hakkında, paraya çevirme hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmadan hüküm kurulması suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 230/1-d maddesine aykırı davranılması,

2.5237 sayılı TCK'nın 53/1. Maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden, taksirle öldürme suçundan hüküm kurulurken anılan madde ile sanık hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmesi,

3.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.10.2020 tarihli ve 2017/12-833 Esas, 2020/415 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendindeki "failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı" ile (g) bendindeki "failin güttüğü amaç ve saik" gerekçelerine dayanılamayacağının gözetilmemesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.09.2024 tarihinde karar verildi.