12. Ceza Dairesi 2023/5975 E. , 2023/5364 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/849 E., 2023/245 K.
SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Mut Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2015/439 Esas, 2016/477 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaleti ile ikinci fıkrası , 62 nci maddesi gereğince neticeten 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan kesin olarak 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi gereğince 75 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Mut Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2015/439 Esas, 2016/477 Karar sayılı kararı ile sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 15.12.2020 tarihli 2019/ 13561 Esas, 2020/ 7111 Karar sayılı kararı ile;
1-Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan sanığın mahkumiyetine yönelik temyiz başvurusunun reddi kararına karşı sanık müdafinin temyiz başvurusunun incelenmesinde;
14.04.2011 tarih ve 27905 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca; temyiz kesinlik sınırının 14.04.2011 tarihinden itibaren 3000 TL‘ye çıkartılmış olması nedeniyle, sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan doğrudan hükmolunan 1500 TL adli para cezasının, miktarı itibarıyla belirlenen kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle; 20/10/2016 tarihli 2015/439 Esas ve 2016/477 Karar sayılı temyiz talebinin reddine dair ek kararın isteme uygun olarak ONANMASINA,
2-Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin temyiz başvurusunun incelenmesinde; sanık hakkında basit yargılama usulünün değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu'' gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
3.Mut Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2023 tarihli ve 2021/ 849 Esas, 2023/245 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaleti ile ikinci fıkrası, 62 nci maddesi gereğince neticeten 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.09.2023 tarihli ve 2023/46952 sayılı hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi;
Cezanın az olduğuna, iddianame ve kabul kararının okunmadığına ilişkindir.
2.Sanık müdafiinin temyiz istemi;
Sanığın trafiği tehlikeye düşürmediğine, bozma sonrası iddianame ve kabul kararının okunmadığına ve saire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamana göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1.Mahkeme gerekçesinde; ''25/05/2015 tarihi saat 16:15 sıralarında, sanık ...'in sürücülüğünü yaptığı ... plakalı ... ile ...'in sürücülüğünü yaptığı ... plakalı aracın Mut-Silifke Karayolunda çarpıştığı, yapılan alkol ölçümünde sanık ...'in vücudunda 3,50 promil alkollü olduğunun tespit edilmesi, alkol miktarının kanuni olarak belirlenen 1,00 promil sınırının üzerinde olması sebebi ile sanığın emniyetli bir şekilde ... sevk ve idare edemeyecek halde olduğunun anlaşıldığı, buna rağmen sanığın bilerek ve isteyerek alkollü bir şekilde ... kullandığı, bu nedenle TCK madde 179/3 delaletiyle 179/2 maddesinde düzenlenen "Alkol veya Uyuşturucu Maddenin Etkisi Altındayken ... Kullanma Suretiyle Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma" suçunu işlediği anlaşılmıştır. '' denilmiş alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayinine gidilmiştir.
2. Sanık savunmasında; "Ben bu konuda daha önce Jandarmada ifade vermiştim. O ifadem doğrudur, aynen tekrar ederim, olay günü alkollü ... kullandığım doğrudur. Polisler benden ehliyet ruhsatımı istediklerinde aracın ruhsatını verdim, aracı ortak kullandığımız yeğenim ...'e ait ehliyette ruhsatın içindeymiş, polis memurları bunun üzerinden işlem yaptılar, Ancak ben yeğenimin ehliyetini kasten görevlilere vermedim. Bir karışıklık olmuş suçsuzum, beraatimi isterim, ben kaza nedeniyle meydana gelen karşı tarafın zararını giderdim, karşı taraf şikayetçi olmamıştı, müşteki şikayetten vazgeçmesinide kabul ederim. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul ediyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2019/13561 Esas 2020/7111 karar sayılı bozma ilamının, alkolmetre çıktısının dosyada olduğu görülmüştür.
IV. GEREKÇE
Yerel mahkemenin oluşa ilişkin kabulünde, uygulamasında isabetsizlik görülmemiştir.
1.Tebliğname Yönünden;
Mut Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2015/439 Esas, 2016/477 Karar sayılı kararı ile sanığın 5 ay hapis cezasından çevrili 150 gün karşılığı adli para cezasına mahkumiyetine ilişkin ilk hükmün yalnızca sanık tarafından temyiz edildiği, bu itibarla ceza miktarı açısından alt sınırdan uzaklaşılmış olması karşısında tebliğnamede bu konuda bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
2.O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi yönünden;
15.09.2015 tarihli celsede iddianame kabul kararının okunduğu, bozma öncesi de sanığın savunmasının alındığı talimat mahkemesinde sanığa iddianame ve talimat eklerinin okunduğu, bozma sonrası sanığın savunmasının alındığı Selçuk Asliye Ceza Mahkemesinin 16.01.2023 tarihli, 2022/673 talimat sayılı dosyasında sanığa iddianame ile eklerinin okunduğu anlaşılmış, 1 nolu bentte açıklanan nedenle ceza miktarı açısından da hukuka aykırılık görülmemiştir.
3.Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mut Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2023 tarihli ve
2021/ 849 Esas, 2023/245 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!