WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2023/5919 E.  ,  2024/1571 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/170 E., 2023/184 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
DAVA TARİHİ : 27.08.2015
HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü
TEMYİZ EDENLER : Davalı vekili, davacı vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.
Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; Dairemizce verilen bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle ıslah ile 815.747,00 TL maddi ve 1.500.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 42.651,66 TL maddi, 80.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekili ve davacı vekilinin istinaf başvurularının manevi tazminatın davacının emeklilik tarihinden faizi ile verilmesi gerektiğinden düzeltilerek esastan reddine ilişkin kararın
kararının, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13.03.2023 tarihli kararıyla bozulması üzerine, İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmasına karar verilerek davacı hakkında davanın kısmen kabulü ile 4.573,86 TL maddi tazminatın emeklilik tarihinden, 200.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın süresinde açılmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğunu, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğunu, belirtmiştir.

III. DAVA KONUSU
İlk derece Mahkemesince; davacının İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/188 Esas, 2015/143 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının Türkiye Cumhuriyeti İcra Vekilleri Heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs suçundan yargılandığı, 23.09.2012 - 19.06.2014 tarihleri arasında tutuklu kaldığını, yapılan yargılama üzerine beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 08.06.2015 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekili ve davacı vekilinin istinaf başvurularının manevi tazminatın davacının emeklilik tarihinden faizi ile verilmesi gerektiğinden düzeltilerek esastan reddine ilişkin kararın, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13.03.2023 tarihli kararıyla;

"...1.Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir.
Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır.
Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da altında olacak şekilde eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur ve bu nedenle tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
2.Davacının dava dilekçesinde hükmedilecek tazminatlara tutuklama tarihinden yasal faiz uygulanmasını talep etmesine rağmen, hükmedilen manevi tazminata yasal faizin emeklilik tarihinden faiz uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur ve bu nedenle tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
3.Maddi tazminatın, davacının emekli olduğu tarih ile tahliye olduğu tarih arasındaki döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan “4.573,86’’ TL yerine, hatalı hesaplama ile bu miktarın üstünde kalacak şekilde “42.651,66’’ TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması ve yasal faizin emeklilik tarihinden işletilmesi gerekirken, tutuklama tarihinden işletilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur ve bu nedenle tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Nedeniyle bozulmasına karar verilmesine üzerine ilk derece Mahkemesince, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine davacı hakkında davanın kısmen kabulü ile 4.573,86 TL maddi tazminatın emeklilik tarihinden, 200.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 238.730,00 TL olduğu;Türkiye Cumhuriyeti İcra Vekilleri Heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs suçundan 23.09.2012 - 19.06.2014 tarihleri arasında 634 gün gözaltı ve tutuklu kalan davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının 204.573,86 TL hükmün davalı açısından kesin olduğundan, davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak, 6100 sayılı HMK’nın 24.11.2016 tarih ve 6763 sayılı Kanun'un 42. maddesi ile değişik 362. maddesinin 1/a bendinde yer alan temyiz sınırı ve reddedilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle, davalı vekilinin temyiz istemin CMK'nın 298. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE;

B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, davacı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.04.2024 tarihinde karar verildi.