12. Ceza Dairesi 2023/591 E. , 2023/1503 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 18.10.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; pastane işletmeciliği ve emlakçılık yapan müvekkilinin uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 02.01.2009 tarihinde tutuklandığını, 16.06.2009 tarihinde tahliye edildiği ve hakkında beraat kararı verildiği, 146 gün haksız olarak tutuklu kaldığı günler için 15.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminata tutuklama tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 22.10.2017 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süresinde açılmadığını, görevli ve yetkili mahkemede açılmadığından dolayı reddi gerektiğini, davacı vekilinin vekaletnamesinin özel yetki içerip içermediği kontrolünün sağlanması ile içermediğinin tespiti halinde reddi gerektiğini, davacıya uygulanan tedbirin bir yargılama önlemi olduğundan idareye kusur izafe edilmemesi gerektiğini, davacının kendi kusurlu hareketiyle tedbir uygulanmasına neden olduğundan davanın reddi gerektiğini, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, faiz talebinin haksız olduğunu, kararın kesinleşme tarihinin faiz başlangıç tarihi olması gerektiğini, davacı hakkında kısmen kabul kararı verilmesi halinde kanun gereği nispi vekalet ücretine hükmedilmesi ancak bu ücretin de Ağır Ceza Mahkemesi sınırı altında olması gerektiğini, davalı lehine de vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini öne sürmüştür.
3. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.01.2018 tarihli ve 2017/409 Esas, 2018/21 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 03.04.2018 tarihli ve 2018/909 Esas, 2018/1100 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ... davalı vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin,03.04.2018 tarihli ve 2018/909 Esas, 2018/1100 Karar sayılı kararının davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 07.11.2022 tarihli ve 2021/5011 Esas, 2022/8120 Karar sayılı kararı ile; istinaf merci gerekçeli kararının ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinin davalı vekiline tebliğinin sağlanması amacıyla tevdiine karar verilmiştir.
6.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.09.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddini talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi;
Müvekkilinin 146 gün hürriyetinden mahrum edildiğini, ağır bir suçlama ile yargılandığını, kendisi ve ailesinin çektiği acı, elem ve sosyal durumu gözetilmesinin eksik manevi tazminata hükmedildiğine, ilişkindir
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının tazminata esas ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/44 Esas – 2017/158 Karar sayılı dava dosyasında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan yargılandığı, 22.01.2009 – 16.06.2009 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 17.05.2017 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacının tutuklu kaldığı sürelerin infaz edildiği, başka bir suçtan mahsubunun yapılmadığı, hakkında aynı sebebe dayanılarak dava açılmadığı belirlenerek, 2.547,65 TL maddi 10.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, manevi tazminatın fazla olduğundan 6.000,00 TL'ye düşürülmesi ve buna göre değişen vekalet ücretinin 1.025,71 olması gerektiğinden, bu kısımların düzeltilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/44 Esas – 2017/158 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 22.01.2009 – 16.06.2009 tarihleri arasında 145 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 17.05.2017 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davacı Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden;
1.Hükmedilen manevi tazminat miktarı yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuş, bu nedenle tebliğnamede esastan ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (1) nolu paragrafında açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 03.04.2018 tarihli ve 2018/909 Esas, 2018/1100 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!