12. Ceza Dairesi 2023/5864 E. , 2024/614 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği
SUÇ : Taksirle öldürme
İNCELEME KONUSU
KARAR : İtirazın reddine ilişkin mercii kararı
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Taksirle öldürme suçundan şüpheliler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Batman Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 13/02/2023 tarihli ve 2020/12142 soruşturma, 2023/1323 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Batman 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 13/03/2023 tarihli ve 2023/1073 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.07.2023 tarihli ve 94660652-105-72-11252-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/86723 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/86723 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre; müteveffa ...'in Özel Batman Zilan Hastanesi'nde doğum esnasında geçirmiş olduğu sezeryan operasyonu sonrasında durumunun fenalaşarak vefat etmesi olayına ilişkin olarak yürütülen soruşturma neticesinde, Batman Cumhuriyet Başsavcılığınca, Adli Tıp Kurumu 8. İhtisas Kurulunun 28/04/2021 tarihli ve 1382 raporuna istinaden şüphelilerin uygulamalarının tıp kurallarına uygun olduğu cihetle şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmış ise de, Adli Tıp Kurumunun 28/04/2021 tarihli raporunu takiben, soruşturma dosyasına ibraz edilen Batman İl Sağlık Müdürlüğünün "suç duyurusu" konulu 21/02/2022 ve E-83804299-667.02 sayılı yazısı ve ekinde yer alan muhakkik inceleme dosyası incelendiğinde, muhakkik Uzman Dr. Necim Yalçın tarafından düzenlenen 21/12/2021 tarihli inceleme raporunda yer alan, "... isimli hastanın 16.07.2020 tarihinde Özel Batman Zilan Hastanesi'ne başvurduğu ve kadın doğum uzmanı Dr ... tarafından değerlendirilip 23.07.2020 tarihinde elektif sezeryan yapılmak için başvurduğu anlaşılmıştır. 23.07.2020 tarihinde hastanın kadın doğum uzmanı Dr. ... ve anestezi Uzmanı Dr. ...'in başında olduğu ekip ile sezeryana alındığı, operasyon öncesinde öncelikle spinal anestezi denendiği, operasyon başlandıktan sonra hastanın Ağrı hissetmesi üzerine genel anesteziye geçildiği ve genel anestezi uygulanmasından sonra beyinde hipoksi geliştiği anlaşılmaktadır.
... isimli hasta elektif olarak operasyonu alınmasına rağmen kadın doğum uzmanı Dr. ... tarafından operasyon öncesi preop değerlendirme açısından anestezi uzmanına konsülte edilmediği incelenen kayıtlarca anlaşılmaktadır. Anestezi uzmanı tarafından alınan kayıtlarda hasta acil olarak operasyona alındığına yönelik bilgiler olmasına rağmen hastanın acil sezaryen gerektirecek bir durumunun olmadığı anlaşılmıştır.
Spinal anestezi uygulamalarından sonra genel anestezi geçişine pratikte sık karşılaşılan bir durum olması ve genel anestezi yapılırken zor entübasyon ve bronkospazm gelişmesi, anestezi uygulamalarının komplikasyonu olarak değerlendirilmişse de, hastanın sürecin başından vefatına kadar geçen sürede ilgili hekimlerin yapılan uygulamalar hakkında ifadeleri birbiriyle çelişmektedir.
Doktor Volkan Baydı tarafından oluşturulan bilirkişi raporunda endotrakeal entübasyonun kesin tanısının kapnografi oluşması ile konduğu, anestezi fişinde kapnografiye dair bir kaydın bulunmadığı belirtilmiştir. Anestezi fişinde hastaya uygulanmış 6 ampul adrenalin olduğu ve ifadeleri alınan kişilerin ifadesi doğrultusunda hastaya kardiopulmoner resüsitasyon uygulandığı düşünüldüğü, fakat anestezi uzmanı Dr. ...'in ifadesinde kardiopulmoner resultitasyon uygulanmasının yapılmadığı, kardiopulmoner resüsitasyon işlemi anestezi fişinde yazılmadığı anlaşılmıştır. Anestezi doktoru ...'in ifadeleri ile anestezi fişindeki veriler değerlendirildiğinde uyuşmazlıkların olduğu ve verilen ifadelerin çelişkili olması tutulan kayıtların yetersiz olması nedeniyle yaşanan olayların komplikasyon ya da ihmal olup olmadığının kararının verilemediği belirtilmiştir.
Bu bilgiler doğrultusunda ... isimli hastada da ilk önce rejyonel anestezi tercih edilmiş. Rejyonel anestezi başarısız olunca genel anesteziye geçilip hasta Entübe edilmiş. Antübasyon sonrası hipoksi gelişmiştir. Endotrakeal entübasyonun kesin tanısı kapnografi oluşmasıdır. Anestezi fişinde kapnografiye dair bir kayıt bulunmamaktadır. Anestezi fişinde hastaya uygulanmış 6 ampul adrenalin olması ve ifadeleri alınan kişilerin ifadesi doğrultusunda hastaya kardiopulmoner resüsitasyon uygulandığı düşünülmektedir Kardiopulmoner resüsitasyon işlemi anestezi fişinde belirtilmemiştir. Anestezi doktoru ...'in ifadeleri ile anestezi fişindeki veriler değerlendirildiğinde uyuşmazlıklar mevcuttur.
Sonuç olarak verilen ifadelerin çelişkili olması tutulan kayıtların yetersiz olması nedeniyle yaşanan olayların komplikasyon ya da ihmal olup olmadığının kararının verilmesi güçtür.
...'in alınan ifadesinden anlaşılacağı üzere ...'in ön tetkikler yapılmadan yani preop değerlendirilmeden ameliyata alındığı, elektrik operasyonlarda acil operasyonlardan farklı olarak operasyon öncesi hastanın tetkiklerinin ilgili anestezi uzmanınca görülüp değerlendirilmesi ve hastanın anestezi uygulamalarına göre hangi risk kategorisinde olduğunun belirlenmesi gerekmektedir. Şikayete konu olan hastada preop değerlendirme yapılmamıştır.
Doktor ...'ın alınan ifadesinde entübasyon işleminin başarısız olduğunu ve hastaya çocuk doktoru tarafından canlandırma işlemi (CPR) uygulandığını belirtmesine rağmen Dr. ... tarafından verilen ifadede entübasyon işleminin başarılı olduğu ve canlandırma işleminin yapılmadığı belirtilmektedir.
Doktor ...'in ifadesinde anestezi uygulanması ve sonrasındaki aşamalarda Doktor ... tarafından baskıya uğradığını verilen anestezi türünden yapılan müdahalelere kadar Doktor ...'ın negatif etkisinde kaldığını ve bunun hastaya müdahalesini etkilediğini belirtmiştir. Doktor ...'ın verdiği ifadede de sadece önerilerde bulunduğunu belirtmiştir.
Doktor ...'in ifadesinde çalıştığı kurumdan yasal izin alınarak Özel Zilan Hastanesi'nde çalıştığını belirtmesine rağmen Doktor ...'in kendisinden ya da kurumundan ilgili yasal belgeye ulaşılamamıştır.
Anestezi uzmanı tarafından verilecek anestezi, spinal anesteziden genel anesteziye geçme endikasyonu kadın doğum hekimine göre belirlenmesi söz konusu olamaz. Anestezi uzmanınca ilgili olduğu branşın gerektiği tüm müdahaleler hangi ortamda olursa olsun güncel tıbbi tedaviler ışığında hastaya maksimum faydayı sağlayacak şekilde ve düzenli olması ilgili hekimin sorumluluğundadır.
NETİCE VE KANAAT
....yapılan inceleme ve araştırmaların sonucunda hastanın Özel Batman Zilan Hastanesi'nde ameliyat olması ve sonrasında Özel Batman Dünya Hastanesi'nde vefat etmesine kadar geçen sürede ameliyat esnasında zor entübasyon ve bronkospazm gelişmesi ve sonrasında gelişen hipoksi durumun anestezi uygulamaların bir komplikasyonu olarak değerlendirilmesi gerektiği fakat ifadeleri alınan hekimler ve incelenen kayıtlar esas alındığında birbiriyle çelişkili durumların söz konusu olduğu dosya bir bütün olarak değerlendirildiğinde analiz kısmında da belirtildiği üzere, .... olayda tedbirsizlik ihmal ve kusur subuta erdiğinden Anestezi Uzmanı Dr. ... ve Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. ... ile Özel Batman Zilan Hastanesi hakkında adli ve idari yönden soruşturma yapılması konunun Cumhuriyet savcılığına intikal ettirilmesi gerektiği... " şeklindeki gerekçelerle şüphelilerin kusurlu olduğunun belirtildiği anlaşılmakla,
Somut olayda, söz konusu 21/12/2021 tarihli muhakkik inceleme raporunun, anılan kovuşturmaya yer olmadığına dair karara dayanak teşkil eden Adli Tıp Kurumu 8. İhtisas Kurulunun 28/04/2021 tarihli raporundan sonra düzenlenmesi sebebiyle kusur durumunun tespitinde değerlendirme dışı bırakıldığı, atılı eyleme ilişkin olarak şüphelilerin kusurlarının bulunmadığı yönündeki 28/04/2021 tarihli Adli Tıp Raporu ile kusurlarının bulunduğuna ilişkin aksi yöndeki 21/12/2021 tarihli muhakkik inceleme raporu arasında çelişki oluştuğu nazara alınarak, anılan çelişkinin giderilmesi amacıyla söz konusu 21/12/2021 tarihli muhakkik inceleme raporunun da eklenmesi suretiyle dosyanın ikmal edildikten sonra kusur durumu tayini yapılabilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilerek, kusur durumuna ilişkin rapor aldırıldıktan sonra sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
"(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet
savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir...."
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Suç tarihinden sonra, 27 Mayıs 2022 tarih, 31848 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (7406 sayılı Kanun) 14 üncü maddesi ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'na (3559 sayılı Kanun) aşağıda yer verilen 18 inci madde eklenmiştir. Buna göre;
''EK MADDE 18- Yükseköğretim Kanununun 53 üncü maddesinde yer alan soruşturma usulüne tabi olanlar hariç olmak üzere, kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle yapılan soruşturmalar hakkında 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Soruşturma izni, Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından verilir. Mesleki Sorumluluk Kurulu, özel sağlık kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensupları bakımından il sağlık müdürlüklerinde görevli başkan veya yardımcılarını da ön inceleme yapmak üzere görevlendirebilir. Soruşturma izni verilmesine ilişkin 4483 sayılı Kanunun 7 nci maddesindeki süreler, iki kat olarak uygulanır. Mesleki Sorumluluk Kurulunun kararlarına karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir.”
Denilmektedir.
7. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; ...'in Özel Batman Zilan Hastanesi'nde doğum esnasında geçirmiş olduğu sezeryan operasyonu sonrasında öldüğü olaya ilişkin olarak yürütülen soruşturma neticesinde, taksirle öldürme suçundan şüpheliler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Batman Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 13/02/2023 tarihli ve 2020/12142 soruşturma, 2023/1323 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Batman 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 13/03/2023 tarihli ve 2023/1073 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.
7.Batman Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 13/02/2023 tarihli ve 2020/12142 soruşturma, 2023/1323 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararda;
"...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; olay günü müteveffanın ölümüne ilişkin olarak yapılan soruşturmada, gerek ölü muayene gerek klasik otopsi ve sonrasında alanında uzman kişilerce düzenlenen raporlardan da anlaşılacağı üzere müteveffanın ölümünde Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı Dr. ... ile Anestezi Uzmanı Dr. ...'in uygulamalarının tıp kurallarına uygun uygulamalar olduğu tespit edilmiştir. Hali hazırda asıl uygulamacıların kusursuz olması durumunda ifadesi alınan diğer şüphelilerin evleviyetle kusursuz olmaları gerektiği, nitekim söz konusu diğer şüphelilerin müsnet olayda; ceza muhakemesinde ispat konusunda bir hususun kesin olarak aydınlatılmadığı durumlarda oluşan şüpheden sanık lehine yorumlanması gerektiğini ifade eden şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince şüphelilerin yaralanması gerektiği kanaatine varıldığı..."
Denilmektedir.
8.Batman 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 13/03/2023 tarihli ve 2023/1073 değişik iş sayılı kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara yapılan itirazın reddi kararında;
"...Batman Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyası ile müşteki vekilinin itiraz dilekçesi birlikte incelendiğinde; Batman Cumhuriyet Başsavcılığının 13/02/2023 tarih, 2020/12142 Soruşturma ve 2023/1323 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararındaki gerekçeye ve incelenen dosya içeriğine göre hukuka aykırılık ve bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla itirazın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir..."
Açıklamasına yer verilmiştir.
9. Adli Tıp Kurumu 8. İhtisas Kurulunun 28/04/2021 tarihli ve 1382 sayılı raporunda;
"...1- Tıbbi belgelerde kayıtlı bilgiler ve otopside saptanan bulgular birlikte değerlendirildiğinde; Kişinin ölümünün genel anestezi uygulaması sırasında gelişen bronkospasma bağlı hipoksi ve sonrasında gelişen komplikasyonlar (hipoksik beyin hasarı, akciğer enfeksiyonu) sonucu meydana gelmiş olduğu,
2- Kişinin 23/07/2019 tarihinde Özel Zilan Hastanesine miadında gebe olarak yatırıldığı, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. ... tarafından mükerrer sezeryan nedeniyle yine sezeryan ile doğumuna karar verildiği, gerekli muayene ve hazırlıklar sonrası kişinin ameliyathaneye alındığı, Anestezi Uzmanı Dr. ... tarafından sipinal anestezi uygulandığı, yeterli anestezi sağlanamayınca genel anestezi uygulamasına geçildiği, bu sırada hipoksi gelişen hastadan sezeryan yolu ile hızlı bir şekilde doğumun gerçekleştirildiği, 1. dk apgarı 7 olan canlı tekiz kız bebek doğurtuldu, dolayısıyla; Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. ...'ın uygulamalarının tıp kurallarına uygun olduğu,
3- Kişinin 23.07.2019 tarihinde Özel Zilan Hastanesinde sezeryan ameliyatına alındığı, Anestezi Uzmanı Dr. ... tarafından sipinal anestezi uygulandığı, spinal anestezi seçiminin uygun olduğu, spinal anestezi başarılı olamayınca genel anesteziye geçildiği, genel anesteziye geçilmesi kararının uygun olduğu, indüksiyonda uygulanan ilaçlar ile dozlar ve konsantrasyonlarının uygun olduğu, Anestezi Uzmanı Dr. ...'in ifadesinde hastayı entübe ettiğini, fakat akciğerlerde direnç olduğunu gördüğünü, tüpün yerini teyit ettiğini, elle ventile etmeye çalıştığını fakat yine de hastanın morardığını söylediği, bunun üzerine hastanedeki diğer hekimlerden yardım istediğini belirttiği, anestezi indüksiyonu sonrası inatçı bronkospazm olabileceği, bunun önceden bilinmesinin mümkün olmadığı, farkedildiğinde Adrenalin ve bronkodilatatörlerin yağpılabileceği, bu olguda da hastaya 6 mg adrenalin yapıldığının anestezi fişinde kayıtlı olduğu, geliştiği belirtilen bronkospazmın bir komplikasyon olduğu, komplikasyona yönelik gerekli müdahalelerin yapıldığı, sonrasında gelişen komplikasyonlara yönelik Yoğun Bakım Ünitesinde gerekli takip ve tedavilerinin düzenlendiği, dolayısıyla; Anestezi Uzmanı Dr. ...'in uygulamalarının tıp kurallarına uygun olduğu oy birliği ile mütalaa olunur..."
Kanaati bildirilmiştir.
10. Adli Tıp Kurumunun 28/04/2021 tarihli raporundan sonra soruşturma dosyasına ibraz edilen Batman İl Sağlık Müdürlüğünün 21/02/2022 tarihli muhakkik inceleme dosyasında;
"...... isimli hastanın 16.07.2020 tarihinde Özel Batman Zilan Hastanesi'ne başvurduğu ve kadın doğum uzmanı Dr ... tarafından değerlendirilip 23.07.2020 tarihinde elektif sezeryan yapılmak için başvurduğu anlaşılmıştır. 23.07.2020 tarihinde hastanın kadın doğum uzmanı Dr. ... ve anestezi Uzmanı Dr. ...'in başında olduğu ekip ile sezeryana alındığı, operasyon öncesinde öncelikle spinal anestezi denendiği, operasyon başlandıktan sonra hastanın Ağrı hissetmesi üzerine genel anesteziye geçildiği ve genel anestezi uygulanmasından sonra beyinde hipoksi geliştiği anlaşılmaktadır. ... isimli hasta elektif olarak operasyonu alınmasına rağmen kadın doğum uzmanı Dr. ... tarafından operasyon öncesi preop değerlendirme açısından anestezi uzmanına konsülte edilmediği incelenen kayıtlarca anlaşılmaktadır. Anestezi uzmanı tarafından alınan kayıtlarda hasta acil olarak operasyona alındığına yönelik bilgiler olmasına rağmen hastanın acil sezaryen gerektirecek bir durumunun olmadığı anlaşılmıştır.
Spinal anestezi uygulamalarından sonra genel anestezi geçişine pratikte sık karşılaşılan bir durum olması ve genel anestezi yapılırken zor entübasyon ve bronkospazm gelişmesi, anestezi uygulamalarının komplikasyonu olarak değerlendirilmişse de, hastanın sürecin başından vefatına kadar geçen sürede ilgili hekimlerin yapılan uygulamalar hakkında ifadeleri birbiriyle çelişmektedir.
Doktor Volkan Baydı tarafından oluşturulan bilirkişi raporunda endotrakeal entübasyonun kesin tanısının kapnografi oluşması ile konduğu, anestezi fişinde kapnografiye dair bir kaydın bulunmadığı belirtilmiştir. Anestezi fişinde hastaya uygulanmış 6 ampul adrenalin olduğu ve ifadeleri alınan kişilerin ifadesi doğrultusunda hastaya kardiopulmoner resüsitasyon uygulandığı düşünüldüğü, fakat anestezi uzmanı Dr. ...'in ifadesinde kardiopulmoner resultitasyon uygulanmasının yapılmadığı, kardiopulmoner resüsitasyon işlemi anestezi fişinde yazılmadığı anlaşılmıştır. Anestezi doktoru ...'in ifadeleri ile anestezi fişindeki veriler değerlendirildiğinde uyuşmazlıkların olduğu ve verilen ifadelerin çelişkili olması tutulan kayıtların yetersiz olması nedeniyle yaşanan olayların komplikasyon ya da ihmal olup olmadığının kararının verilemediği belirtilmiştir.
Bu bilgiler doğrultusunda ... isimli hastada da ilk önce rejyonel anestezi tercih edilmiş. Rejyonel anestezi başarısız olunca genel anesteziye geçilip hasta Entübe edilmiş. Antübasyon sonrası hipoksi gelişmiştir. Endotrakeal entübasyonun kesin tanısı kapnografi oluşmasıdır. Anestezi fişinde kapnografiye dair bir kayıt bulunmamaktadır. Anestezi fişinde hastaya uygulanmış 6 ampul adrenalin olması ve ifadeleri alınan kişilerin ifadesi doğrultusunda hastaya kardiopulmoner resüsitasyon uygulandığı düşünülmektedir Kardiopulmoner resüsitasyon işlemi anestezi fişinde belirtilmemiştir. Anestezi doktoru ...'in ifadeleri ile anestezi fişindeki veriler değerlendirildiğinde uyuşmazlıklar mevcuttur. Sonuç olarak verilen ifadelerin çelişkili olması tutulan kayıtların yetersiz olması nedeniyle yaşanan olayların komplikasyon ya da ihmal olup olmadığının kararının verilmesi güçtür.
...'in alınan ifadesinden anlaşılacağı üzere ...'in ön tetkikler yapılmadan yani preop değerlendirilmeden ameliyata alındığı, elektrik operasyonlarda acil operasyonlardan farklı olarak operasyon öncesi hastanın tetkiklerinin ilgili anestezi uzmanınca görülüp değerlendirilmesi ve hastanın anestezi uygulamalarına göre hangi risk kategorisinde olduğunun belirlenmesi gerekmektedir. Şikayete konu olan hastada preop değerlendirme yapılmamıştır.
Doktor ...'ın alınan ifadesinde entübasyon işleminin başarısız olduğunu ve hastaya çocuk doktoru tarafından canlandırma işlemi (CPR) uygulandığını belirtmesine rağmen Dr. ... tarafından verilen ifadede entübasyon işleminin başarılı olduğu ve canlandırma işleminin yapılmadığı belirtilmektedir.
Doktor ...'in ifadesinde anestezi uygulanması ve sonrasındaki aşamalarda Doktor ... tarafından baskıya uğradığını verilen anestezi türünden yapılan müdahalelere kadar Doktor ...'ın negatif etkisinde kaldığını ve bunun hastaya müdahalesini etkilediğini belirtmiştir. Doktor ...'ın verdiği ifadede de sadece önerilerde bulunduğunu belirtmiştir.
Doktor ...'in ifadesinde çalıştığı kurumdan yasal izin alınarak Özel Zilan Hastanesi'nde çalıştığını belirtmesine rağmen Doktor ...'in kendisinden ya da kurumundan ilgili yasal belgeye ulaşılamamıştır.
Anestezi uzmanı tarafından verilecek anestezi, spinal anesteziden genel anesteziye geçme endikasyonu kadın doğum hekimine göre belirlenmesi söz konusu olamaz. Anestezi uzmanınca ilgili olduğu branşın gerektiği tüm müdahaleler hangi ortamda olursa olsun güncel tıbbi tedaviler ışığında hastaya maksimum faydayı sağlayacak şekilde ve düzenli olması ilgili hekimin sorumluluğundadır.
NETİCE VE KANAAT....yapılan inceleme ve araştırmaların sonucunda hastanın Özel Batman Zilan Hastanesi'nde ameliyat olması ve sonrasında Özel Batman Dünya Hastanesi'nde vefat etmesine kadar geçen sürede ameliyat esnasında zor entübasyon ve bronkospazm gelişmesi ve sonrasında gelişen hipoksi durumun anestezi uygulamaların bir komplikasyonu olarak değerlendirilmesi gerektiği fakat ifadeleri alınan hekimler ve incelenen kayıtlar esas alındığında birbiriyle çelişkili durumların söz konusu olduğu dosya bir bütün olarak değerlendirildiğinde analiz kısmında da belirtildiği üzere, .... olayda tedbirsizlik ihmal ve kusur subuta erdiğinden Anestezi Uzmanı Dr. ... ve Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. ... ile Özel Batman Zilan Hastanesi hakkında adli ve idari yönden soruşturma yapılması konunun Cumhuriyet savcılığına intikal ettirilmesi gerektiği... " şeklindeki gerekçelerle şüphelilerin kusurlu olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır.
11.Suçun niteliği değerlendirildiğinde; şüpheliler hakkında soruşturmaya başlanabilmesi için soruşturma izninin alınmasının ön şart olmasına karşın dosyada bu iznin bulunmadığı, iki farklı yolu bulunan izin prosedüründen hangisinin seçilerek izin talebinde bulunulacağının anlaşılması için öncelikle ölene uygulanan ameliyat, tedavi, tahlil, tetkik v.b. tıbbi işlemlere ilişkin ve şüphelilerin görev alanı, eğitim düzeyi, kadrosu, görevlendirmesi hakkındaki bilgi ve belgelerin dosya arasına alınarak sonucuna göre anılan prosedürlere uygun şekilde soruşturma izni istenmesi gerekirken, sürecin yazılı şekilde yönetilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
12.Gerekçe kısmının on birinci maddesinde açıklanan noksanlıkların giderilmeksizin kovuşturmaya yer olmadığı kararına yapılan itirazın reddi kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Batman 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 13.03.2023 tarihli ve 2023/1073 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!