12. Ceza Dairesi 2023/5817 E. , 2025/3994 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2356E. - 2023/1503K.
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Datça Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2022 tarihli ve 2021/324 Esas, 2022/134 Karar sayılı ilamı ile 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan yürütülen yargılama neticesinde; sanığın 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kastı olmadığı gerekçesiyle CMK 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, karara karşı katılan vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmalı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2, 51/1-3, 53 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verilmiş, karara karşı sanık tarafından temyiz başvurusunda bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; suç kastıyla hareket etmediğine, sit kararının tapuda şerh edilmediğine, kararın usulünce tebliğ ve ilan edilmediğine, Datça'da ikamet etmediğine ,bölgenin sit alanında kaldığını bilmesinin beklenemeyeceğine, maddi imkansızlık nedeniyle taş duvarı kaldırtamadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mülkiyeti sanık ...'a ait olan Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 21.07.2011 tarihli ve 7377 sayılı kararı ile tescili devam ettirilen 3.derece doğal sit alanında kalan .... Mahallesi 320 ada 3 nolu parsel sayılı taşınmazda Datça belediyesi ekiplerince yapılan kontrollerde 19.09.2021 tarihinde ölçüleri tam olarak belli olmayan bina inşa edildiğinin tespit edildiği ve 24.10.2019 tarihinde tutulan yapı durum tespit tutanağında yapının yıkılmış olduğunun belirtildiği, Çevre Şehircilik Müdürlüğü ekiplerince tutulan 11.11.2019 tarihli yapı durum tespit tutanağı uyarınca yapılan incelemeler sonucunda sanığın yapı kayıt belgesi almak amacıyla fotoğrafını sisteme yüklemiş olduğu yapının ve google earth vasıtasıyla tespit edilen yapıların yıktırıldığının, belirtilen parselde taş duvarlar haricinde yapı bulunmadığının belirtildiği, her ne kadar yapının yıkıldığı belirtilmiş ise de, sanığın parselin etrafının tamamını taş duvar çekmek ve üzerine tel çit çevirmek suretiyle izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunduğu iddiası ile sanığın 2863 sayılı yasanın 65/1 maddesi uyarınca cezalandırılması talebi ile kamu davası açıldığı, anlaşılmıştır.
Yerel Mahkemece icra edilen keşif üzerine dosyaya sunulan 03.01.2022 havale tarihli fen, inşaat ve çevre mühendisi bilirkişi raporuna göre, izinsiz olarak yapılan müdahalenin inşai ve fiziki müdahale niteliğinde olduğu, dava konusu taş duvarın yapılması için zeminde yapılan kazma, kazıma ve hafriyat işlemleri sırasında; fiziki müdahaleye maruz kalan; 3. derece doğal sit alanının topografyanın değiştirilmesi, toprak yapısına dışarıdan müdahale edilmesi ile biyo çeşitliliğin zarar görebilme ihtimalinin bulunması göz önüne alındığında, yapılan müdahale ile arazinin endemik yapısı ve doğal siluetine zarar verilmiş olduğu ve dava konusu yapının 02.07.2017 tarihli uydu görüntüsünde görülmemesi, 03.04.2018 tarihli uydu görüntüsünde görülmesi, keşif esnasında duvarın mevcut fiziksel durumunun incelenmesi vs. yapının yapım tarihine ilişkin tüm verilerin bir arada değerlendirilmesi sonucunda suça konu taş duvarın 2017 yılı içerisinde yapılmış olabileceğinin belirtildiği anlaşılmıştır.
Sanığın aşamalardaki benzer savunmalarında; arkadaş tavsiyesiyle yaklaşık 25-30 yıl kadar önce sit alanında olduğunu bilerek taşınmazı satın aldığını, kendisine satın aldığı aşamada taşınmazın sit alanı olmaktan çıkarılıp imar planına dahil edilecek yerlerden olduğunun söylendiğini, taş duvar yapısını imar barışı kapsamında yapı kayıt belgesi alınması nedeniyle suç teşkil etmediği düşüncesiyle yıktırmadığını, diğer taş binayı ise yapı kayıt belgesi iptal edilince yıktırdığını, ekonomik durumu müsait olmadığından suça konu duvarı kaldıramayacağını, sit ilanının yasa değişiklik nedeniyle şahsen tebliğ edilmesi gerektiğini, kendisinin sürekli ikamet etmemesi nedeniyle sit kararından haberdar olmasının beklenemeyeceğini, suç kastıyla hareket etmediğini ve suçun yasal unsurlarının oluşmadığını beyan ettiği
anlaşılmıştır.
Dosya kapsamındaki mevcut bilgilere göre sit tescil kararının Datça Belediye Başkanlığının 07/06/1996 tarihli hoparlör ilan zabıt tutanağı ve .... köyü muhtarlığının 29.06.1996 tarihli ilan tutanağı içeriğine göre usulünce ilan edildiği anlaşılmıştır.
Yerel Mahkemece yürütülen yargılama neticesinde; "...Sanığın mahkememizce alınan savunmasında, taş duvarı Aralık 2017 tarihinde yaptırdığını, yıktırdığı tek katlı yapıyı taş duvarlardan sonra yaptırdığını, taş duvar hakkında almış olduğu yapı kayıt belgesinin halen geçerli olduğunu bu nedenle hukuka aykırılık teşkil etmediğini düşündüğünü, Belediyeden taş duvar için izin alınmasına gerek olmadığını söylediklerini, Tapu Müdürlüğünün internet sayfasındaki ön nitelik kısmında belirtilen yerde taşınmazın niteliği olarak 3.derece doğal sit alanı olduğunun yazmadığı, E-devlet sisteminde tapu bilgileri sorgulama kısmında da buranın 3.derece doğal sit alanı olduğunun yazmadığını beyan ederek savunma yaptığı, sanığın yapı kayıt belgesinin iptal edildiğinden haberinin olması üzerine izinsiz tek katlı kulübe yapısını yıktırdığı, dava konusu taş duvar için almış olduğu yapı kayıt belgesinin halen geçerli olmasından dolayı taş duvarın arazide bulunmasının hukuka aykırılık teşkil etmediğini düşünmesinin pek tabii olduğu, sanığın sürekli İstanbul'da ikamet ettiği ve tapu kaydında sit şerhinin bulunmaması dolayısı ile taşınmazının sit alanında kaldığını bilebilmesinin mümkün olmadığı hususları bir arada değerlendirildiğinde sanığın sit alanına zarar verme kastı ile hareket etmediği kanaatine varılmakla sanığın savunmasının aksini kanıtlar delil elde edilemediği, elde edilen delillere göre yüklenen suç açısından kastının bulunmaması" gerekçesiyle sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan CMK 223/2-c maddesi uyarınca beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yürütülen yargılama neticesinde;
08/10/2013 tarih ve 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 7. maddesine göre, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin tescil kararlarının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca maliklere tebliğ edileceği; sit alanlarının, tabiat varlıklarının ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin tescil kararlarının da Resmî Gazete’de yayımlanmakla birlikte, Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulacağı;
Belirtilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği
Somut olay ele alındığında, İzmir II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 14/02/1996 tarih ve 5576 sayılı kararı ile tescil edilen, Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 04/03/2011 tarih ve 6920 sayılı kararı ile tesciline devam edilen 3. derece doğal sit alanında kalan Datça ilçesi, .... mahallesinde bulunan taşınmazda yapılan duvar yapımı eylemlerine ilişkin olarak tescil kararının Cumalı köyü muhtarlığının 29/06/1996 tarihli tutanağı, Datça Belediye Başkanlığının 07/06/1996 tarihli hoparlör ilan zabıt tutanağı içeriği ve sanığın tevil içeren savunmasına göre sanık tarafından bilindiğinin kabulü gerekmiş, eylemin inşai ve fiziki müdahale niteliğinde olup, bilirkişi raporlarına göre kalıcı zarar oluştuğunun tespiti nedeniyle sanığın eylemine uyan 2863 sayılı yasa 65/1-1.cümle maddesinde düzenlenen suçtan mahkumiyetine," gerekçeleriye katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak sanığın 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu yönünden mahkumiyetine dair hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Dosya kapsamındaki mevcut bilgi ve belgelere göre "2017 yılı" olan suç tarihinin "06.01.2019" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı kabul edilmiştir.
Sanığın aşamalardaki savunmasında bölgenin sit alanında kaldığının arkadaşı tarafından kendisine söylendiğini belirtmesi ancak buranın sit olmaktan çıkacağının kendisine bildirimiş olması karşısında bölgenin sit alanında kaldığını bildiğini kabulü gerektiği, sit kararının usulünce ilan edildiğinin dosyadaki mevcut belgelerle sabit olduğu ve izinsiz müdahalenin kaldırılmamış olduğu tespit olunarak yapılan inceleme neticesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Datça Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2025 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!