12. Ceza Dairesi 2023/5739 E. , 2024/283 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
DAVA TARİHİ : 10.10.2016
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Davacı vekili, Davalı vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı asil 10.10.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; tehdit suçundan yapılan yargılama sonucunda 5 ay hapis cezası aldığını, temyiz etmesine rağmen hükmün kesinleşerek 28.04.2011 tarihinde ceza evine girdiğini, 16.08.2011 tarihinde tahliye olduğunu, temyiz talebinin reddine dair kararı temyiz etmesi ile yargıtay incelemesi ile kararın bozulması ile yapılan yargılama ile beraat ettiğini, devlet memuru olduğundan maaşını alamadığını, haksız tutuklu kaldığı günler bakımından tazminat talep etmiştir.
Davacı asil 07.02.2017 tarihinde tazminat talep miktarının 15.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekilinin 30.05.2019 tarihinde vekaletname sunduğu anlaşılmıştır.
2.Davalı vekili 08.11.2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılıp açılmadığı araştırılarak reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının zararını belgelendirmesi gerektiğini, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarının sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikte olduğunu, davanın reddi gerektiğini, öne sürmüştür.
3. Karaman Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.10.2017 tarihli ve 2016/148 Esas, 2017/93 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 08.02.2019 tarihli ve 2018/86 Esas, 2019/465 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin süresinde olmadığından reddini talep etmiştir.
6.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12.Ceza Dairesinin, 08.02.2019 tarihli ve 2018/86 Esas, 2019/465 Karar sayılı kararının davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 17.05.2023 tarihli ve 2021/7497 Esas, 2023/1698 Karar sayılı kararı ile; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 08.02.2019 tarihli ve 2018/86 Esas, 2019/465 Kararına ilişkin, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edildiğine dair dava dosyasında herhangi bir tebligat mazbatasına rastlanılmadığı, söz konusu eksikliğin giderilmesi amacıyla davacı vekilinin temyiz dilekçesinin, davalı vekiline tebliğ edilmiş olması durumunda buna ilişkin tebligat parçasının dosyasına eklenmesi, aksi hâlde temyiz dilekçesinin usûlüne uygun şekilde davalı vekiline tebliği ile tebliğ - tebellüğ evrakının ve hükmü temyiz etmesi durumunda temyiz dilekçesinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz istemleri hakkında ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra dava dosyasının, geri gönderilmesi gerektiğinden bahisle tevdiine karar verilmiştir.
7.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 06.09.2023 tarihli ek tebliğnamesi ile davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasını talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Davacı vekilinin temyiz istemi; Davacının tutuklandığında memur olduğu, tutuklandığı sürelerin mahsup edildiği gerekçesi ile davacıya eksik tazminata hükmolunduğu, mahsubun tazminata engel bir durumu olmadığı, verilen kararın Anayasa, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesine, Yargıtay kararrlarına aykırı olduğuna, ilişkindir.
B.Davalı vekilinin temyiz istemi; Davacı kendi kusurlu davranışıyla sebebiyet verdiğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın fazla olduğunu, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini öne sürmüştür.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının tazminata esas Karaman 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/479 Esas – 2015/1558 Karar sayılı dava dosyasında tehdit suçundan yargılama yapılarak 5 ay hapis cezası aldığı, süresinde temyiz edilmemesi nedeniyle kararın kesinleştirilerek 28.04.2011 – 16.08.2011 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, temyizin reddi kararını temyiz etmesi üzerine Yargıtay incelemesi ile hükmün bozulduğu ve yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacının tutuklu kaldığı tüm sürelerin Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 19.07.2016 tarih 2016/844 değişik iş sayılı kararı mahsup edildiği belirlenerek, 500.00 TL maddi, 500,00 TL manevi tazminatın tahliye tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacının istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, davacının dava dilekçesi ile tarih belirtmeksizin sadece faiz talebinde bulunduğu gözetilerek kabul edilen tazminatlara faizin dava tarihinden itibaren yürütülmesine karar verilmesi gerekirken, talebi aşar şekilde faizin davacının cezaevine girdiği 28.04.2011 tarihinden itibaren yürütülmesine dair hüküm kurulmaması gerektiğinden, hükmedilen tazminatlara dava tarihi olan 10.10.2016 tarihi olarak düzeltilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan Karaman 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/479 Esas – 2015/1558 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının tehdit suçundan yargılanarak mahkumiyetine karar verildiği, temyiz talebinin reddine karar verilerek kararın kesinleştiği ve 28.04.2011 – 16.08.2011 tarihleri arasında 110 gün tutuklu kaldığı, temyiz talebinin reddi kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay incelemesi ile hükmün bozulmasına karar verilerek yapılan yargılama üzerine beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 11.02.2016 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davacının yokluğunda verilen gerekçeli kararın, davacıya 20.05.2019 tarihinde tebliğ edildiği davacının 15 günlük temyiz süresi içerisinde, UYAP sisteminden yapılan araştırmada 01.06.2019 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından tebliğnamedeki temyiz isteminin süresinde olmadığından bahisle ret öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
A.Davacı Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden;
Mahsup hususunun tazminata engel olmayacağına yönelik talebi yönünden; 5271 sayılı Kanunun 144 üncü maddesinin 1 nolu fıkrasının a bendinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup tazminata engel oluşturmayacak ise de, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak, mahsup edilen sürenin hükmolunacak maddi ve manevi tazminat miktarının tayininde dikkate alınması gerektiği nazara alındığında, davacının tutuklu kaldığı sürelerin Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.07.2016 tarih 2016/844 değişik iş sayılı kararı ile mahsup edildiği anlaşıldığından, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yukarıda belirtilen eleştiri dışında hükmedilen tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir.
B.Davalı Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden;
Tazminat talebinin esasını oluşturan dosyada tutuklu kalan ve yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedilen davacının 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin birinci fıkrasının e bendi gereğince tazminata hak kazandığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir manevi tazminat tayin edildiği, asgari ücreti aşan bir geliri olduğunu belgeleyemeyen davacı lehine asgari ücret üzerinden hesaplanan maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiş olup, maddi tazminatın reddi gerektiğine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 08.02.2019 tarihli ve 2018/86 Esas, 2019/465 Karar sayılı kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karaman Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.01.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!