WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2023/5603 E.  ,  2023/5131 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/1537 E., 2023/734 K.
SUÇ : Taksirle yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu (Kapatılan) 75. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli ve 2014/453 Esas, 2016/21 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 3.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
2. İstanbul Anadolu (Kapatılan) 75. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli ve 2014/453 Esas, 2016/21 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 18.10.2021 tarihli ve 2019/10454 Esas, 2021/7010 Karar sayılı ilâmıyla özetle; sanığın yargılama konusu eylemi yönünden 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi kapsamında basit yargılama usulünün uygulanabilir hâle geldiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Dairemizin bozma kararı üzerine İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2022 tarihli ve 2021/1235 Esas, 2022/901 Karar kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddenin ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 2.520,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

4. Sanık müdafiinin itirazı üzerine İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2023 tarihli ve 2022/1537 Esas, 2023/734 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 3.360,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.08.2023 tarihli ve 2023/84070 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; kusur tayinine, katılan lehine hükmedilen vekalet ücretinin fazla olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına, verilen cezanın ertelenmemesine, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemesine, sanığın savunma hakkının kısıtlandığına, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü
1. İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesi gerekçesinde; "İddia, savunma, bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; suç tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracıyla Ümraniye Adem Yavuz Caddesi üzerinde seyir halinde iken katılan ...'a çarpmak suretiyle katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilebilir ölçüde hafif olmayacak derecede ve vücuttaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisi ağır (4) derece etkileyecek şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği, bu durumun dosya arasında bulunan doktor raporu ve olay tutanağı ile sabit olduğu, meydana gelen kazada sanığın tali derecede de olsa kusurlu olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olduğu, katılanın sanıktan şikayetçi olduğu, bu haliyle sanığın üzerine atılı taksirle yaralama suçunun yasal unsurları itibariyle oluştuğu kabul edilmiş ve sanığın müsnet suçtan cezalandırılmasına karar verilmiştir." şeklinde karar verilmiştir.

2. Katılan hakkında düzenlenen 21.02.2014 tarihli Adli Tıp Kurumu Kartal Adli Tıp Şube Müdürlüğü raporunda; katılanın yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve katılanın vücudundaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını ağır (4) derecede etkileyecek nitelikte olduğu belirtilmiştir.

3. Dosya kapsamında yer alan, 19.03.2015 tarihli trafik bilirkişi tarafından düzenlenen ve 31.07.2015 tarihli Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporlarında özetle; sanığın hızını aracının yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığından, zamanında etkin fren ve manevra tedbiri almadığından dolayı tali kusurlu olduğu; katılanın ise araçlara ilk geçiş hakkını vermemesi sebebiyle asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.

4. Katılanın sanık hakkında şikayetçi olduğu, uzlaşmayı kabul etmediği ve katılma talebinde bulunduğu görülmüştür.

IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.

Sanık müdafiinin temyiz isteği yönünden;
Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen kusur durumuna ilişkin raporların oluş ve dosya kapsamına uygun olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebebi reddedilmiştir.

Yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren katılan yararına, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesine karar verildiği anlaşılmakla; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebebi reddedilmiştir.

5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir." şeklindeki düzenleme uyarınca; sanığın adli para cezası ile mahkûmiyetine karar verildiği göz önünde bulundurularak sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebebi reddedilmiştir.

Mahkemece sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin yerinde, yeterli ve kanunî gerekçe ile uygulanmamasına karar verilmediği anlaşılmakla; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebebi reddedilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2023 tarihli ve 2022/1537 Esas, 2023/734 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2023 tarihinde karar verildi.